HAREKET / Giorgio Agamben *

  • Hareket, mevcut ve orada olduğunda, mevcut değilmiş gibidir; mevcut olmadığında ise mevcutmuş/oradaymış gibi.
  • • Hareket kavramı siyasette 19. yüzyılda sadece teknik olarak geçerli bir anlam edinebilmiştir. Kavramın ilk kez görünürlük kazandığı uğraklardan biri 1830 Temmuz Devrimidir; bu dönemde değişim güçleri karşıtlarını “düzen partisi”, kendilerini ise. “hareket partisi” olarak adlandırmayı tercih etmiştir.
  • • Fransa’da Toplumsal Hareketlerin Tarihi (1850) adlı eserinde Von Stein, hareket nosyonunu Devlet nosyonuyla diyalektik bir karşıtlık içinde kullanmıştır.
  • • Hareket her halükarda toplumsaldır ve devletle hep bir antagonizm içinde bulunur; başka bir deyişle, toplumun, hukuk ve devlet kurumları üzerindeki dinamik üstünlüğünün bir dışavurumudur.
  • • Faşizm ve Nazizm her zaman için kendilerini önce hareket sonra parti olarak tanımlamayı tercih etmiştirler.
  • • Belirli kilit sözcükler herhangi bir tanıma ihtiyaç duymadan kendilerini karşı konulmaz bir biçimde dayatabilir ve birbirlerine karşı konumdakiler tarafından benimsenebilir.
  • • Carl Schmitt’ göre Nazi Reich’ının siyasal birliği üç öğe üzerine inşa olmaktadır: devlet, hareket, halk. İlk öğe durağan siyasal yanı temsil eden devlettir: resmi kurumların oluşturduğu aygıtlar bütünlüğü. Halk ise, buna mukabil, hareketin gölgesinde ve koruması altında büyüyüp gelişen siyasal-olmayan yanı temsil etmektedir. Ve nihayet hareket hakiki ve siyasal öğedir ve özgül biçimini ve yönünü Nasyonal Sosyalist Parti’yle ilişkisinde bulmaktadır.
  • • Hareket, belirleyici siyasal kavram olmaya, demokratik “halk” kavramının bir siyasal beden olarak düşüşe geçmesiyle dönüşebilmektedir. Hareketler oluşmaya başladığında demokrasi sona erer. Özü itibariyle demokratik hareketler diye bir şey yoktur. ( eğer demokrasiyle, geleneksel anlamda demokrasiyi, kurucu siyasal bir beden olarak halkla ilgili bir şeyleri kastediyorsak tabii).
  • • Hareket kavramı, kurucu siyasal beden olarak halk nosyonunun gölgede kalmasını gerektirmektedir.
  • • Halk, kurucu siyasal bir bedenden bir nüfusa dönüştürülmüştür: korunması ve beslenmesi gereken demografik-biyolojik ve tam da bu yüzden siyasal-olmayan bir varlık .
  • • C. Schmitt’te hareketten dışlanmış unsurlar, üzerinde karar verilmesi zorunlu şeyler geri döner: Siyasal olan, siyasal-olmayan üzerine karar vermek durumundadır.
  • • Hareket potenzanın potenza olarak kuruluşudur. ( potenza: olanak )
  • • Hareket her siyasetin belirsizliği, tanımlanamazlığı, eksikliği ve imkansızlığıdır; her zaman için bir fazla ya da artan bırakacaktır.
  • Kaynak ; ViraVerita
One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.