En iyi mühendisler arka sıralardan çıkar (mı?)

Üniversitede okurken çok duyardım bu sözü. Birçok farklı anlamı olabilir. Arka sıralarda oturanlar ve oturmayı tercih edenler daha pratik ve çözüm odaklı olabilirler veya kitaplara gömülmek yerine daha sosyal olurlar, dolayısıyla iş hayatında da daha başarılı olabilirler, vb.

Değişim ile ilgili yazımda değinmiştim, eğitim sistemimiz çoktan seçmeli sorularla çok zeki çocukları seçme ve onları daha da fazla teoriye boğma ekseninde devam ediyor. Aslında bir öğrencinin ileride ihtiyaç duyacağı tek yetkinlik en doğru kararı vermek olmuyor; bir de hayata geçirmesi için ilişki kurma, ikna etme, kriz yönetme gibi farklı yetkinliklere sahip olması gerekiyor.

Benim başlıktaki cümleden anladığım, öğrenim hayatı boyunca sadece derslere kitaplara gömülen ve sınavlardan en yüksek puanları alan öğrencilerden olmaktansa, sosyal faaliyetlerin içinde yer alan, kulüp çalışmaları yapan, sosyal sorumluluk projelerinde görev alan duyarlı öğrencilerden olmanın daha iyi bir seçim olduğudur.

Okula ve derslere daha az zaman ayıran öğrencilerin, kalan zamanlarını kişisel gelişimleri için faydalı işlere ayırmaları kaydıyla, başarılı olma şanslarının daha yüksek olduğuna çok kere şahit oldum. Her ikisini de bir arada götürebilen, zeki, sosyal ve duyarlı öğrencilere de hep saygı duydum.

Bazı veliler bana kızabilirler; ama acaba sizce bir öğrencinin öğrenim hayatının tek amacı, derslerde en yüksek notu almak yerine; spor, sosyal faaliyetler ve stajlar ile topyekün gelişmeye odaklanmak mı olmalı?

Show your support

Clapping shows how much you appreciated Mehmet Hacıkamiloğlu’s story.