Yazılımcılar İçin Haftasonu Okumaları — Sayı #11(OSI Modeli, Kuantum Bilgisayarlar, bağlaç olan -de ve daha fazlası)

Muhammed Hilmi Koca
Sep 3, 2018 · 4 min read

Bu gönderi, “Yazılımcılar İçin Haftasonu Okumaları” e-bülteninin 18 Ağustos 2018’de yayımlanan sayısıdır. E-posta bültenine aşağıdaki bağlantıdan abone olabilirsiniz.

Merhaba.

Yoğun bir haftanın sonunda sayıca az makaleyle ve 11. sayı ile karşınızdayım.

Abone sayımız an itibariyle 360'tan fazla. Geçen haftaya göre yaklaşık %30'luk bir artış var. Başta Dr. Görkem Çetin olmak üzere sosyal medyada paylaşıp, destek olarak bu artışta pay sahibi olan herkese teşekkür ediyorum.

OSI Modeli

Bilgisayar ağları arasında iletişimin sağlanması için kullanılan kavramsal bir model var: OSI. Her yazılımcının bilmesi gerektiğini düşündüğüm oldukça temel bir konu.

7 katmandan oluşan model, donanımdan yazılıma bütün bileşenleri kapsıyor. Üreticiler diğer firmaların ürünleriyle bağlantı kurabilmek için bu katmana göre tasarım yapıyor.

Ali Sabri Sır‘ın bu modeli anlattığı yazısını, “Bilgisayar Ağları 101” kapsamında okuyabilirsiniz.

Değer Zinciri

Hüseyin Mert’ten bir nevi kişisel gelişim yazısı(Medium member preview olarak yayınlamış. Yani ücretli üyeler görebiliyor. Ücretsiz üyeler ise ayda en fazla 3 tane bu tip yazı okuyabiliyor. Şansınızı deneyin) İnsan nasıl muhasebe yapmalıdır, neleri “değer” saymalıdır, bu değerlerden nasıl bir zincir oluşturmalıdır, bu zinciri nasıl muhafaza etmeli ve nasıl büyütmelidir?

Aklımda kalan bir cümle:

“Hiçbir zaman mükemmel olamayacağım. Mükemmel olmaya enerji harcamamalıyım.”

Kuantum Bilgisayarlar Hakkında Yanlış Bilinenler

Geçmiş sayılarda bahsettiğim gibi Zeki Seskir, favori yazarlarımdan biri. Farklı konularda okunası yazılar yazıyor. Bültenin kapsama alanını düşündüğümüzde ise kuantum bilgisayarlar konusunda oldukça doyurucu yazılar yazıyor.

Son olarak kuantum bilgisayarlar hakkındaki yaygın 5 yanlış kanıyıyazdı. Yazının sonunda kuantum bilgisayarlar konulu diğer yazılarına da ulaşabilirsiniz.

Blockchain Gençliği

Son yılların en hype 2 teknolojisi muhtemelen yapay zeka ve blokzinciri teknolojileri. Hype olmasının yanında potansiyelleri itibarıyla da en önde gelen 2 teknoloji kanımca. İşin iyi tarafı ABD, Çin ve Rusya başta olmak üzere büyük devletler bu teknolojilerde epey yol katetmiş de olsalar, halen gelişme aşamasındalar. Ve doğaları gereği hızlı gelişmeleri için büyük çapta kolektif bilgi ve veri paylaşımı gerekiyor. Dolayısıyla diğer ülkelerin ellerini çabuk tutmaları halinde -sanayi devrimlerinin aksine- adapte olmalarının zor olmadığı düşüncesindeyim.

Tüm bu sebeplerden dolayı ülkemizde bu teknolojilerile ilgili ekosistemin gelişmesinden dolayı oldukça mutlu ve umutluyum. Yapay zeka alanında her fırsatta dile getirdiğim Deep Learning Türkiye ekibinin çalışmalarını ve üniversitelerde blockchain teknolojisinin öğrenilmesi ve geliştirilmesi için çaba gösteren UniChain ekibinin çalışmalarını tüm gücümle destekliyorum. UniChain hakkında bilginiz yoksa şu yazı ile başlayabilirsiniz.

Şahsi düşüncem bu iki topluluk ülkeye her anlamda çok ciddi katkılar sağlayacak ve 10–15 yıl sonra bu ekiplerin çekirdek kadroları bahsettiğim teknolojiler hakkında ciddi otoriteler olacaklar.

Derin Öğrenen Web Sitesi

Hemen yukarıda bahsi geçen Deep Learning Türkiye grubu bu hafta da iki nitelikli yazı yayımladı.

İlki Yavuz Kömeçoğlu’nun derin öğrenme modelini kullanan bir web uygulması yazıp, Heroku üzerinden ücretsiz yayınlamayı anlattığı yazısı,

İkincisi ise Sümeyra Erol’un yazdığı, pekiştirmeli öğrenmeye giriş serisinin ilk yazısı.

Devrimci Gutenberg

Wordpress’in yeni nesil editörü Gutenberg, övüle övüle bitirilemiyor. Ben de geçtiğimiz hafta deneyimledim ve bir yazı yayımladım. Gerçekten müthiş iş çıkarmışlar. Mustafa Uysal, geçtiğimiz haftalarda editörü anlatan bir yazı yazmıştı. İlgililerini bekler.

Yazılımcı ve Bağlaç Olan -de

Son zamanlarda sosyal medyada sıkça ortaya çıkan bir kitle var: “-de ayrı yazılacaktı” diyenler topluluğu. Ben de o takıntılılardan biriyim. Eskiden beri duyduğum, okuduğum bir cümlede yanlış bir şey varsa üzerinde düşünmediğim halde bir bozukluk olduğunu seziyorum. Hatta bu yüzden ömrümün yarış atı olarak geçen aşamasında, Türkçe derslerindeki en sevdiğim konu anlatım bozukluğuydu.

Sadede gelirsek, bir tweetteki imla hatası veya anlatım bozukluğu -okurken rahatsız etse de- çok önemsenmeyebilir. Ama blog yazılarındaki, makalelerdeki hatalar gerçekten okumayı zorlaştırıyor. Nice konusu itibariyle nitelikli ama imlanın kaşının gözünün yarıldığı blog yazısının altına “içerik çok iyi ama imla hataları okumayı zorlaştırıyor” diye yorum yazmışımdır. Yine bu bültende de bu şekilde içeriği dolu ama imlası sıkıntılı yazıları bağrıma taş basarak paylaşmışımdır. Dolayısıyla blog yazan herkesten şahsi talebim bu noktada biraz daha özenli olunmasıdır. Bu konuda Damla T’nin “De, Da’yı Ayıramayanla Olmaz” serisini(1, 2) şiddetle tavsiye ediyorum.

Not: Evet ben de mükemmel değilim. Hatalarımı iletebilirsiniz.

Kısa Kısa

Bitirirken

Önümüzdeki hafta bir aksilik olmazsa farklı bir şey yapıp, bir nevi özel sayı yayımlayacağım. O zamana kadar hoşçakalın.

Zâtınıza çook iyi davranın. İyi bayramlar.

Bu arada bir Patreon hesabı açtım. Umuma açık yayımladığım içerikleri paylaşacağım. Oradan beni motive etmek isterseniz göz atabilirsiniz.


Bana ulaşmak için: Linkedin, Twitter

TED: Akıllı cihazlarınızın hakkınızda bildikleri ve paylaştıkları

Muhammed Hilmi Koca

Written by

Alaturka Yazılımcı@logiwa, Bilişim Hareketi Yayını Editörü, #HavadanSudan, #Yazılım, #Teknoloji

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade