Yeni rota

Merhaba ,

İlk yazının devamı niteliğinde olacak bugünkü sohbetimiz.

Beni tanıyanlar kendime biraz haksızlık ettiğimden söz ettikçe kendimi şöyle bir temize çekeyim dedim.

İlk yazımda bir nebze nükteli de olsa zaaflarımdan dem vurmuştum. Bebeğimi beklerken Elbetteki ilham olabilecek bir metodum da vardı:

Her ay ona yazdığım çok özel mektuplar ,

Eşimin ona özel hazırladığı bir dosya,

Eşimle katıldığımız ücretli – ücretsiz kurslar,

Bebek bakımı, doğal Doğum ve beslenme üzerine kitaplar, kaynaklar edinmemiz,

Birkaç tatille hormonları ve bebeğin atmosferini ferahlatmamız,

Her seferinde doktorumdan övgüler almama vesile olan çok titiz ve detaylı beslenme planım,

Normal Doğum için tüm şartları olgunlaştımak adına gösterdiğim özen ; hamile yogası – göbek dansı, nefes terapileri ve annemle birlikte huzurla hazırlanmamız …

Bunlar , içimdeki doğurgan, doğal, içgüdüsel ve öZgüvenli bir kadının adımlarıydı.

Diğer kadın, ilk yazımda bahsettiğim elinde meşe sopası, kırmızı gözlükleri, topuklu ayakkabıları ve beyaz yakalı gömleğiyle , 30 kişiye barkovizyonda sunum yaparcasına dört başı mamur , veri analisti, fırsat maliyetçisi, marka danışmanı ya da trend alarmcısıymışcasına hep bir eksik bulma ve yetersiz kalma labirentlerinde kaybolmaktaydı . Kargo şirketleriyle hısım olmuş, “alma artık kızım” diyenlerle husumetli kalmış, aldıkça daha iyi bir anne olacağına inanmıştı .

Doğuma az bir süre kala , bir akıllılık sisi içine girip, sanki biri kollarımdan tutup sarsmışcasına minikten uyanır gibi olmuştum. Eşim beni kırmamak fakat bu saçmalığa da bir son vermek için tatlı dille Doğum fotoğrafçısını iptal etmemi sağlamış ve aile mahremiyetimize sahip çıkmıştı. Hastane odası organizasyonunu da ben iptal edip, tüm süs ve sonradan çöp olacak ıvır zıvırları kendim halletmiştim. Sadece Doğuma konsantre olabilecek kıvama gelmiştim. Öyle de oldu, rahatça kızımı doğurup kucağıma alabildim. O dakika aklımda sadece ve sadece bebeğimi yaşatmak ve sağlıkla bakmak hissi vardı. Hepsi bu.

Ha, Doğumdan birkaç saat sonra tabi ki makyajımı yapıp , fondötenli yüzümü bebeğime değdirmiş, İpek geceliğimi giyip o malum tacı takmıştım. Şimdiki Ben’in gözünden tam bir sığlık ve anlamsızlık.

Bebeğime sakinlik ve dinginlikle yaklaşıp sadece emzirmeye odaklanmak varken; gelen gidene takılmış, bir köşede yığılı kabanların altından çalan telefonu bulamayanlara kızmış, hastane odasında kalabalıktan Nasıl göründüğüme meraklanmıştım .

İnsan bazen sırf şu tecrübeleri temize çekmek için bile ikinci çocuğu düşünebiliyor değil mi?

Bu hikayenin devamında lohusalığa olan yanlış yaklaşımlar, bebeğin ve annenin sade ve dingin kılınması için yapılması gerekenler, ilk 40 gün sade Annelik için olması gerekenler hazırlanabilir . Bu konu birçok kadının muzdarip olduğu bir alan. Çok fazla yazılmış ve çizilmiş bir handikap. Listeler şeklinde devam etmek planlıyorum. Önerisi olan varsa, minnet duyarım.

Son olarak , Yeni annelere kelamım: bir mağarada gibi düşünün ve yaşayın kızlar, kocaman yalın ve ilkel 👌🏼

Like what you read? Give minimalistdunya a round of applause.

From a quick cheer to a standing ovation, clap to show how much you enjoyed this story.