Linux Yaz Kampı — 2016


Bu maceraya nasıl atıldım!!!

Karabük Üniversitesindeki Programlama Günleri ve Karadeniz Teknikdeki Kodla etkinliğinde tanıştığım ve programlamaya olan ilgimi dahada arttıran insanlar sayesinde yaz tatilimi değerlendirmek istedim ve bunu da en güzel LYK2016 kampında yapabileceğimi fark ettim. Bunun üzerinde başvurular açılır açılmaz başvurumu gönderdim.

‘Python-Django ile Web Programlama’ sınıfına yaptığım başvuru üzerine kabul maili geldiğinde çok heyecanlandım. 400'den fazla katılımcının olduğu LYK2016'ya giden şanslı isimlerden biriydim. Kamp benim için dopdolu ve harika geçti. Kazandığım deneyimin yanında harika insanlarla tanışıp, ilerisi için güzel anılar bırakacak işler yaptım.


Kampın ilk haftası!!

Umut Karcı hocamızın eğitmenliğinde: Python nasıl bir dildir?, Veri Tipleri, ve OOP üzerinden bilgiler aldık. Adam Asmaca, Çay Kahve Otomatı programlama gibi oyunlar yazdık. Hızlı bir şekilde Python’u bitirince kalan zamanda Html ve Flask Framework’une minik bir giriş yaptık. Hatta Adil hocamızın 1 günde ‘git’ anlatımı bu arada oldu.


işte o cennet dedirten yer :)

Bir güncük nefess :)

Gayet net ve akıcı bir şekilde ilk haftamızı tamamladık. Bir haftanın sonunda yorgunluğumuzu atabilmemiz için 1 günlük aramızda Bolu Gölcüğü ziyaret edelim dedik. Gölün kenarındaki evi görünce ‘burası cennet herhalde’ dediğimi hatırlıyorum ki mutlaka görülmesi gereken bir yer. Orman içine 10 kişilik grup halinde dalarak Usta Yoda :) eşliğinde yolumuzu bulduk. Tabiki bununla yetinmeyip yine aynı grupla merkezdeki lunaparkı işgal edip çarpışan arabayı çocuk kreşine çevirdik. Hem eğitim görüp hem bu denli eğleneceğim aklıma gelmemişti.


İkinci haftaa!

Kampın ikinci haftası Fatih Erikli ve Onur Mat hocalarımızla; Django nedir, Models, Views, Templates nasıl oluşturulur, nasıl kullanılır kısmından giriş yapıp bir proje üzerinden yürüdük gittik. Birden fazla proje fikri atıldı ortaya, bunlardan bir tanesi ‘Bisikletçiler ve Bisiklet Dostu İşletmeler Ağı’ düşüncesiye ortaya çıkıp oluşturup geliştirmeye başladığımız ‘velespi’ projesi(kodları Githubta mevcut). Projeye tam anlamıyla girmeden önce front-end eğitmeni Hana Kamer hocamız ‘Html, Css’ anlatarak projemize görünüm katmamıza yardımı olacak kodlar gösterdi. Projemize harita ekleyip konum kaydettiğimizde herşey daha da eğlenceli olmaya başladı. Harita üzerine minik markerları biz yerleştirmiştik, benim için en heyecan vericisi bu olmuştu sanırım :). Projemizin ana hatlarını bitirdiğimizde kullanıcıya giriş çıkış yaptırıp, yorum yaptırtabiliyorduk, hatta yeni konum ekleyip fotograf da eklettiriyorduk.


Son Günn :(

Kampın son gününe Doruk Fişek Hocamızın ‘Bilişim Sektöründe Kariyer ve Planlaması’ konuşmasıyla başladık eğitici ve eğlenceli konuşmayı Mustafa Hocamızın kampı değerlendirmesi ve kapanış konuşması takip etti. Ardından Fotoğraf Çekimleri ve Katılım Belgelerinin dağıtılması için kongre merkezi önünde toplantık. Belgelerin dağıtılması ardından da dağıldık.

Hocalarımıza sonsuz teşekkürler

Peki sonra :)
Kamp bitimindeki karmaşık duygular eşliğinde yine aynı 10 kişilik grup (bi kaç eksikle!!!) bisikletlerle Akkaya Travertenlerine doğru yola çıktık. Yol boyunca sanırız 1 kilodan fazla böğürtlen yedik :). Travertenlere vardığımızda ayaklarımızı sodalı havuza soktuk ki bu çok iyiydi. Bu kadar eğlencenin ardından bisikletin acısı 2 gün sürdü, işin en kötü noktasıda buydu galiba .


Bolu diyince:

  • Çimlerde yapılmaya heveslenip fıskiye korkusuyla yarım kalan dersler :)
  • Gündüzleri eğitim alıp ders bitiminde merkezdeki uykusuzluk eşliğinde sohbet muhabbet kaçamakları :)
  • Tavuklu Kaşarlı Yoğurtlu gözlemee efsaneee ( denenmelii!! )
  • Çorbacı Mülayim: kaşarlı domates
  • Böğürtlenli naneli nargile (şuan grup ismimiz :) bu yaratıcılıktan ötürü kendimi tebrik ediyorum)
  • Kütük ev göl manzarası (kapalıydı ama olsundu)

Kamp boyunca tek kötü şey ise (kampüs içinde kalanlar için) her sabah poğaça simit ve açma yemek bir haftanın sonunda kahvaltıda ne yenildiğini unutuyorsunuz :)


Karnelerimizzz :)


İnşallah seneye tekrar gidebilirim…

Show your support

Clapping shows how much you appreciated mirac kabataş’s story.