Karadeniz’de PKK: Artan Saldırılar ve Kökleri

Bugün 15 Ağustos 1984, PKK’nın ilk saldırısı olan Eruh Baskınının ardından 33 yıl geride kaldı.

Eren Bülbül, PKK terörüne verdiğimiz çocuklarımızdan sadece biri. Onu farklı kılan ise saldırının gerçekleştirdiği yerin alışık olmadığımız bir bölge, Karadeniz olması. Terör bu kez Trabzon Maçka’da vurdu.

PKK’nın Karadeniz’de gerçekleştirdiği bu saldırı “Karadeniz’de PKK’nın ne işi var?” sorusunu sordurdu. Oysa PKK’nın Karadeniz’deki varlığı uzun bir geçmişe sahip.

7 Aralık 2009'da Tokat saldırısı. 7 asker hayatını kaybetti.

17 Nisan 2010 Samsun’da devriye gezen iki polis memuru PKK’nın silahlı saldırısı sonucu yaşamını yitirdi.

26 Nisan 2010'da Giresun’da patlatılan bir mayın sonucu 1 askerimiz hayatını kaybetti.

3 Ağustos 2010'da Ordu’da jandarmaya saldırı düzenlendi. 1 askerimiz hayatını kaybetti.

4 Mayıs 2011'de Kastamonu’da Başbakanlık konvoyunda görevli Çevik Kuvvete düzenlenen saldırıda bir polis memuru hayatını kaybetti.

6 Nisan 2011 tarihinde Sinop Boyabat’ta polis aracına ateş açıldı. 3 polis memurumuz da saldırıdan yaralı olarak kurtuldu.

9 Mayıs 2012'da Amasya’da örgütün patlattığı mayın sonucu 1 askerimiz hayatını kaybetti.

3 Mayıs 2016'da Giresun’da PKK saldırısı sonucu bir sivil vatandaş hayatını kaybetti.

5 Temmuz 2016'da Giresun’da Askeri Helikopter düşürüldü. Aralarında asker yakınlarının da bulunduğu 7 kişi hayatını kaybetti, 8 kişi yaralandı.

31 Temmuz 2016'da Ordu Mesudiye’de devriye gezen askere ateş açıldı. 3 asker hayatını kaybetti.

Daha pek çok örneği sunulabilecek bu saldırıları gerçekleştiren ve Karadeniz dağlarında barınabilen PKK’nın yerel halktan hiç destek almadığını söylemek de gerçekçi olmaz. Herkesin gayet net bildiği gibi terör örgütleri lojistik sağlayamadığı yerlerde barınamaz. Mâlesef 7 askerimizin hayatını kaybettiği 2010 Tokat saldırısı ardından gerçekleştirilen soruşturma da bu yerel desteklere örnek gösterilecek bir olayı ortaya çıkardı. Jandarmaya muhbirlik yapan Gökköy Muhtarı Hidayet İlk’in çift taraflı çalıştığı ve terör örgütüne bilgi aktardığı ortaya çıktı.

Soruşturma derinleştiğinde ise yerel desteğin boyutu ortaya çıktı. Pusuyu gerçekleştiren PKK’lı teröristler Karadeniz dağlarında tam 2 ay gizlenmişti.

PKK’nın Karadeniz’de varlığı 1993'de “Kuzeye İlerleyiş” olarak adlandırdıkları süreçle başladı. Ancak fikri olarak Karadeniz bağı çok daha eskiye dayanıyor.

PKK için kurucu isimlerden kabul edilen ve örgütün doktrinini yazanlardan “Sarı Hoca” lakaplı İsmail Beşikçi Çorum doğumlu bir Karadenizli.

İsmail Beşikçi halen örgüt mensupları için önemli bir kişidir ve kitapları örgüte sempati duyanlar için başucu eserlerindendir.

Örgütün özellikle “kır savaşı” doktrinini dayandırdığı ve “pratik önderi” olarak andığı İbrahim Kaypakkaya da Çorum doğumlu.

Akıbeti tam bilinmemekle birlikte Abdullah Öcalan tarafından öldürtüldüğü konuşulan ve örgütün önemli kurucu isimlerinden Haki Karer de Ordu’lu bir ailenin çocuğu.

Haki Karer’in abisi olan ve şu an İsveç’te yaşayan Baki Karer de örgütün 24 kişilik kurucu kadrosunda yer alıyor. Baki Karer aradan geçen sürecin ve özellikle kardeşinin öldürtülmesinin ardından PKK ile yollarını ayırdı.

PKK için Abdullah Öcalan’dan sonra en önemli isimlerden biri olan ve kurucu çekirdek kadroda yer alan Kemal Pir de Gümüşhane doğumlu bir Karadenizli. Örgütteki lakabı ise “Laz Kemal”di.

Terör örgütünün Karadeniz’deki yapılanması, kurucu ideolojisinde bulunan ve pratik olarak kökleri 1993'e kadar dayanan bir süreç.

Tüm bunların yanında Türk Silahlı Kuvvetleri ve bölgedeki yerel halk PKK’yı barındırmamak için kahramanca duruşunu sürdürmekte. Geçtiğimiz sene Giresun’da silah kullanmayı bilen yerel halktan kişiler Gönüllü Korucu oldu. Tüm Karadeniz’de Silahlı Kuvvet’lerin operasyonlarına paralel Gönüllü Korucu sayısı her geçen gün artmakta.

Ancak Karadeniz’de artan PKK etkinliği başka ne anlamlara geliyor? Terörle mücadele için başka hangi adımlar atılır ve Karadeniz’deki bu etkinlik nasıl son bulur?

Üzerine düşünülmesi gereken sorulardan…

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.