Çünkü “sen varsın!”.. 2

Nasıl anlatacağımı bilemediğim, dillendiremediğim, kelimelere dökemediğim bir zaman algısı içindeyim.

Öyle biriyle karşı karşıyayım ki...

Bazen saçlarını okşamaktan kendimi alamadığım, bir gülücüğe belki bir öpücüğe karşılık gönlü alinabilecek küskün bir çocuk.. Sürpriz yumurtadan çıkan oyuncak parçaları kadar dağınık, parçaları keşfedip bir araya getirmek için heyecanlı, birleştirdikce büyüyen, güzelleşen bir mutluluk...

Bazen dünyayı dolaşmış bir gezgin gibi dolu dizgin ancak duru. Her sokağında farklı renkte bir kapı ve pencerede saatlerce yorulmadan usanmadan heyecanla beklenen postacı.

Bazen hafızamda ansızın beliren sımsıcak bir anı. Bazen de katıla katıla gülmekten akan gözyaşları kadar içten, dört nala bir kalp çarpıntısı..

Düşünmek seni..

Kelimeler olmadan, onlarca görüntüye bürünmüş hissedişleri..

Düşünmek seni..

Tamamın ne olduğu bilinmese de

tamamlanmış, olmuş.. bir ve tam olabilmenin tarifi..

Düşünmek bizi;

Düşünmeyi hayal kurmak ile karıştıranların arasında olabilmek kendi;

var edebilmek gerçekliği..

Kendindenliğiyle biz olabilmeyi..

Saymaya deger, sayilamayacak o kadar cok duygu, o kadar zamansiz bir his ki bu..

İşte bu yüzden sevgilim. Akıp giden zamanla birlikte silinip süpürülen varsa bugüne kadar; sevgi, saygi, güven, huzur ve mutluluk; barajlardan taşıp coşagelen bir ırmakla birlikte biriken alüvyonlar misali, bir düzlükte usulca dolduruyorsun tum varlığımı. .

İşte bu yüzden sevgilim. Her geçen gün farklı bir sen ve daha da aşık bir ben..

Çünkü

“Sen varsın...”

03:48 04.02.17

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.