30 yaşıma yaklaşık 2 ay kala; hayat paydaşımdan taşan ve her bir yanıma dolan düşünceler, uykunun yerini alırken; farkediyorum.

Hemen hemen her şeyi görüp geçirdiğini sanıp hayattaki her şeyden vazgeçer bir haldeyken:

Biri çıkar karşınıza. Sevgiyle söyler sözünü, her yanından yayılan umut ve olumluluğa kapılmamak için tutar sizi geçmişten sızan deneyimler.. Çekinir ve beklersiniz, bu nasıl bir şeydir? Dokunduğu her şey hayat bulur, var ettiği her şey süreğen ve zamansızdır.

Her gün adeta bir rüyaya dönüşür. Gerçek olamayacağına inanacağınız kadar güzeldir artık her şey. Her olumsuz hatıranız yerine unutulmayacak bir şahaneye bırakır.

Bunca zaman anlamsızca doldurulmuş bir yığın gibi gözükür. Nefesiniz keyif, düşünceleriniz umut; beklentileriniz anında anla çözülen temaşalar olmuştur.

Bir gün bile kötü bir söz işitilmemiş; bu “bir” oluştan kaynaklı olumsuzluk yaşanmamıştır.

Ruhdaş olmaktır. Ruhlardan dökülen biraradalıktır. Bir olmaktır. Var olmaktır.

İnsanca dokunmak, aşklarca ve aşkla yaşamlaşmaktır..

Kelimelerin hiçbir oluşu ifade edemeyeceği kadar sayımsız,

ölçülemeyecek kadar engindir.

Mahcup olmaktan başka yapacak birşey yoksa eğer.. “Iyiki”ler ile dolu cümleler kurmaktır..


Güzellerin Güzeli

Sana denilebilecek her şey biraz yarım biraz,

Senle yaratılan yaşam, onlarca bitiş ve doğuşla birlikte ne kadar sürse de zamandan azade;

Azdır..

Varlığına şükranımla..

20.02.17 02.17

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.