Eğlence İdeolojisi

İlk etapta garip gelebilir. Gelmesini umuyorum. İdeolojiye dönüşen bir sektörün, birkaç ufak ayrıntısını paylaşmak istiyorum. Kurzweil adında bir zatın ismi ile başlayalım. Bugün kendileri, Singularity adında bir topluluktan bahsetmektedir. Hatta en tepedeki isimlerden biridir. Topluluğun ve akabinde ortaya çıkan üniversitenin bir misyonu var. Hedeflenen insan zihninin inşası. Veya daha açık olacak şekilde, insan-üstü denilebilecek bu varlığın inşaası gibi okunabilir.
Çok fazla ayrıntı olması hasebiyle, topluluğun üzerinde çalıştığı konu: Neokorteksinizi elektriksel vasıta ile kontrol altına alabilmek. Elektrikselden kastım; telefon, bilgisayar ve bağlantıda kalınabilecek tüm cihazlar. Bilgisayarda veri işlemek istiyorsan, beyninden bir komut göndermek yetecek. Eğer evdeki çiçeklerin sulanmasını istiyorsan, elindeki telefondan akıllı ev sistemine mesaj göndermene gerek yok! Çünkü kumanda beyninde… İlk etapta ütopik gelebilir. Veya gelecektir. Ancak ortalama 10–15 yıllık tekno-gelişim aynasından baktığımızda pekte imkansız gibi görünmüyor.
Bu eminim bazılarınız için heyecan verici de gelecektir. Bazılarınız mutlu olacaktır. Ta ki bu teknolojiyi elde ettikten ve zihninizin hacklendikten sonrasına kadar. Güncellemeleriniz olacak. Ben gibi teknoloji özürlü insanların sürüm yükseltmeden yaşadığı düşünülürse, güncellenmediğimiz taktirde belirli şeylerden geri kalabileceğiz.
Asıl konum bu olmamakla birlikte sürecin ne şekilde işleneceğinden bahsedeceğim. Ki eğlence ideolojisi bunun en önemli kısmı. Hatta bu ideolojiye sahip değilseniz, baştan sona anlattığım bu kısmı hiçe sayabilirsiniz.
Merkez — Amerikan Tipi Eğlence
Amerikan tipi eğlence, her şartta merkezdir. Orjine yaklaşabilecek her araç, ideolojiyi devam ettirebilmek adına önemlidir. Neyden bahsediyoruz?
Örneğin toplum olarak Amerikan tibi bir sosyal medyaya her zaman ihtiyacımız olduğu düşüncesi hakim. Neden bizde yok sorusunu siz sormuyor olabilirsiniz, lakin tekno-girişimci çok arkadaşımız bunu sormuş hatta kısmen hayata geçirmeye de çalışmıştır. Sosyal araçları çok sevmesem de, konuya vakıf olanlar Scorp gibi uygulamaları bilir. Amerikan tipine yaklaştıkça, işin alanı genişler. Bu yalnızca bir örnek.
Dizileriniz, filmleriniz ve hatta eğlence parklarınız bile Amerikan tipi eğlenceye yaklaştığı nispette başarılı olur. Disneyland olmayabilir. Ancak ona yaklaşmaya çalıştıkça, tematik parklarınızın katılımcısı artar, artmaktadır.
Eğlencenin beslendiği kaynak bellidir. Temelde kullanıcıya, merkeze yaklaşabilecek şartları sağladığınızda başarılı olursunuz. Buna popülist olmak da diyebilirsiniz.
Bugünlerde dikkat edin, radyo kanalları bile eğlece kısıtını aşma peşindeler. Canlı yayın yapma gayretlerini hala anlayabilmiş değilim. Ancak temelde onlar da, eğlence ideolojisinin orjinine doğru hareket etme gayretindeler. Televizyonlara bakalım. Siyaset programları veya bilgi aktaran belgeseller veya daha monolog sayılabilecek şovlar; temelde aynı eylemin parçasıdırlar. Ama bu tarz programlar, bir gösteri sanatı değildir. İnsanlar daha hareketli ve algıyı sürekli değiştirebilecek şeylerden hoşlanmaktadır.
Düşünün ki televizyondaki bir görüntünün, bir başka görüntüye geçişi 3,5 saniye kadar kısa bir zaman dilimine girmelidir. Belki bugün daha da kısa olmalıdır. Aksi taktirde izleyicisini düşünmeye sevkedecek veya dışardan gelecek bir uyarana cevap verecek olması, programın veya izlenilen şeyin başarısızlığı demek olacaktır.
Haber siteleri ve sosyal medya da tam olarak bu şekilde kodlanmıştır. Bir sonraki görselde sizi rahatlatacak şeyler ararsınız. Bunu fark etmezsiniz. Arkadaşınızın çektiği onlarca fotoğraf arasında kaybolursunuz. Ve bunu bir tık mesafede gerçekleştirirsiniz. Haber sitelerinde her zaman sizin sosyal hayatınızla ilgi ve alakası olabilecek başlıklara bakınırsınız. Bu zamanla öyle bir şeye döner ki, enformasyon yokluğunda soluğu başka haber sitelerinde alırsınız. Her zaman bir sonraki uzay, platformu pazarlamaya yardımcı olur.
Yazının başında hatırlattığım zatı hatırlıyor musunuz? Kurzweil… İşte tam olarak zihniniz bu şekilde bombardıman halindeyken, mutsuz bir eğlencenin parçası olmuşsunuzdur. Bir şekilde bu eğlence ideolojisi yerleşmeden neokorteksinize kimseye açmayı istemeyeceksiniz. Bu devinim devam ettiği müddetçe de, Kurzweil’in bahsettiği teknik yeterliliğe erişmek isteyeceksinizdir. Tıpkı bu instagram aracını update etmeniz kadar kolay olacak.
Eğlenerek Öğrenme ?
Bu başlık da eğitimi formel bir hayata döndürmenin, yani çocuklarınızın eğlence ideolojisi ile daha erken bir çağda tanışmasının en önemli adımı. Eğitimde eğlenerek öğrenme gibi bir kulvara sokulmuş durumdayız. Temelde okul bir şey öğretmez. Neler öğrendiğinizi düşünün? Okul nasıl öğreneceğinizi öğrendiğiniz bir yerdir. On sekizinci yüzyıl ortalarından bu yana, durum budur. e-öğrenme veya videolu eğitimler, televizyon türevli bir uygulamadır. Temel vazifesi eğlence olan bir araçtan, eğitim beklemek abesle iştigal değil mi?
Düşündürücü Bir Örnek İçin Bknz
Yazıyı yazdığım saat itibariyle iki içerik göstereceğim.
Aynı saatte aynı haber sitesinden alınmış iki örnek haber aşağıdaki gibidir.


Haber -1- teşhirciliğin ve magazinin artık dibiyken, diğer taraftan Haber-2- ‘keşke şu dünya yerin dibine batsa da kurtulsak’ dedirtecek cinsten. Aynı haber barı üzerinden bu iki haberi de okumanız mümkün. İkisi arasındaki değer yargıları o kadar alt üst ediliyor ki, sabah uyandığında farkı (hatta yarım saat sonra bile) göremiyorsun. Eğleniyor muyuz ?
