EKSİK ŞİİR

Ağıt yakmaya benzer

Renklerin ölümü üzerine

Batıdan geç dönmesine güneşin

Kalem hoyrat, ürkek durulca kâğıt

Suya yazarsın sanki;

Harfler işlemez kâğıda

Ağıt yakmaya benzer

Bir gecede bitmez bazı şiirler

Bir kumsala yazdın diyelim

Herhangi bir dilde şairimsi parmaklarla

Anlar mı sanırsın dilden sanattan ‘art’ niyetli

Köpürmeye hazır bıçkın dalgalar

Ferman getirdim mari-ana’dan der

Sürüklenen kum tanelerine artık

Şiir demeye bin şair ister

Pencere kenarında hemen

Şimdi bir yatak duruyor toplu

Girsem içine bilirim uyuyamam

Dağıttığımla kalırım yorganı nevresimi

Yeşilçam mahallesinden tanıdığımız

Lakin adını bilmediğimiz karakter

İstik bir şiirdir bu da mesela, bitmeyen

İstik diye bir kelime olsaydı bir de

Tadından yenmezdi

Bazı şiirleri bitirmeye ömür yetmez

Demir atmak gibidir ateşe

Yürek yangınında yazmak.

Yeterince dövmeden bir gün

Demir alırsın günden geceden

Alevlerin dansından miras

Bir kül kalır yazdıklarından geriye

En yetkin şiirler bilirim

Yüreğinde saklıdır insanın

Kılıç kadar keskin

A single golf clap? Or a long standing ovation?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.