Bilmök 2017 ve Konya

İlk gün — Konya

Konyaya gelmeden önce şehir hakkında pek araştırma yapma fırsatım olmamıştı. Sadece Mevlana şehri ve Türkiyenin en büyük kampüsüne sahip olduğunu biliyordum.

Yol hazırlıklarını tamamladığım Trabzondaki son gecemde beklenmedik şekilde telefonum bozuldu ve otobüsün olduğu gün sadece telefonu tamir ettirmeye çalıştım ama pek istekli olan kişileri bulamadım ve telefonsuz bir şekilde Konyaya doğru yol aldım. Vardığımda nasıl olsa bilgisayarım var ve haritalara bakarım hesaplarıyla giderken Konyaya geldik. Ve daha yeni varmama rağmen Laptop un pili çoktan bitmişti. Bir şekilde sora soruştura şehir merkezine varabildim ve bulduğum her insana otellerin yerini sormaya başladım. Bir taraftan kalacağım yeri bulmaya çalışırken diğer taraftan en sevdiğim şeylerden biri insanları seyretmeye onların durumlarını incelemeye başladım ve çoğunda gördüğüm birkaç özellikten biri buradaki insanların içlerinde düşündükleri ve kimseye paylaşmadıkları birşeyler vardı bir taraftan bunu düşünürken, bankamatikten para çekmem gerektiğini farkettim ve ilk gördüğüm ATM ye uğradım ve ATM’nin bozuk para bölümünü sigara izmaritleri ile doldurduklarını farkettim. ve sonra içimden gelen helal olsun be özgür toplum buna denir. Şehri incelemeye devam ederken ortalığı kaplamış kahverengini farketmemek elde değil gibi bu ise Sanırım İslam dünyası başkenti olduğundan kaynaklanıyor. Belli bir süre sonra oteli bulup yerleşip dışarı çıktım

İlk gün o çevrede bulunan mevlana müzesi, Alaaddin Tepesi, ve çevredeki bir kaç gezilebilecek yere gidebildim tabikide fotoğraf çekebileceğim kamera vs. olmadan, buda büyük bir eksikti, uzun zaman olmuştu öğle yemeği yemeyeli ve konyanın en bilinen etli ekmeğini yemedende bir yere ayrılmaya niyetim yoktu. Yemekten sonra ise telefon için tamirci aramaya koyuldum ve tabiiki de bulamadan geri otele döndüm. Artık ilk geceyi yeni bir şehirde geçirecektim ve bu günlerde bana neler kazandırabileceği hesabına dalıp sabah 7 de kalkabildim.

İlk iş olarak otogara gidip evden gönderdikleri telefonu almayla uğraştım ve çalıştığını öğrenince “sonunda” diyerek rahat bir nefes aldım ki fazla uzun süremedi hatalar birbiri ardını kovaladı. Çok uzatmadan sadede gelmenin vakti gibi…

İlk Bilmök ve ilk heyecan

Etkinliğe geldiğimde her zamanki gibi yeni insanlar ve yeni bir şehirle tanışmanın ve değerli bir çok konuşmacının tecrübelerine ortak olmanın heyecanı vardı.

Kayıt işlemleri hediyeler vs. derken etraftaki inanılmaz kalabalığı görmemek imkansız gibi bir şeydi. Gerçekten de Bilmök Türkiyenin en büyük bilişim etkinliğiymiş oraya vardığımda kavrayabildim.

Etkinlik başlangıcında düzenleyenlerin ve okul yönetiminin sıradan tanıtımlarını yapmalarını beklerken Selçuk Üniversitesi Rektörünün henüz başlangıçta söylediği “Eğer koku istersen gülü bulmalısın” sözleri ile bu etkinliğe iyi ki bir şeyleri feda edip geldiğimi farkettim.


Bilmök tanıtım filmlerinin ardından Türkiyenin en büyük öğrenci mahallesi olan Bosnamm.com ‘un birbirinden keyifli sokak röportajlarını izledik. Bu topluluk ünvanlarını hakettiklerini fazlasıyla kanıtlıyorlardı. Ardından Kuveyttürkün sunumu ile ilk gün arasına gittik. Çevreye yakın olan bosna hersek meydanı’nda yemek ve bazı yerlerde dolaşırken yeni bir ATM vakası olarak kart yutan makine ile karşılaştım bu makina benden önceki 3 kişinin kartlarını alıp geri vermedi ve önlerden gelen tiz bir ses ile “Arkadaşlaar boşuna beklemeyin ATM kartları yutuyooooo” sözü ile 5 parasız olarak orayıda terkettim. Troll Bank: Buradaki amacı henüz anlayamadım

Etkinlik alanına yaklaştığımda sunum başlamak üzereydi ve bu sunum daha önceden de katıldığım konuşmalardan biriydi ondan dolayı ilk izlenimi alamadım. Derken sonraki konuşma olan robotik sunumunda gelecekte robotiğin öneminden bahsedildi.

Araya çıktığımda Abaküs yayınlarının kitap standında aradığım kitaplardan Octosec ekibinden Mustafa Altınkaynak’ ın yazdığı Uygulamalı Siber Güvenlik ve Hacking kitabı ile Besim Altınok’un Kablosuz Ağ Güvenliği kitaplarını bulup içeriğine bakmadan aldım. Python *3 kitabını sorduğumda ise çoktan bitmişti. Aralarda tüm öğrencilerin aklındaki sorulara zevkle cevaplar yetiştiren Özgür Yazılım üstadlarından Barış Büyükakyol ile de tanışma fırsatını yakalamış oldum.

Sırada daha önceden konuşmasına katıldığım ve Bilmök’ede önyargıyla geldiğim sunumu ile Atıf Ceylan ve Hüseyin Mert vardı. Ama önyargılarımın tersine o günkü en etkili ve eğlenceli konuşmalardan biriydi. Arada yaptıkları kalıplaşmış fakat benim yeni duyduğum “Githubsız olan var mı?” sözü ile eğlenceli geçeceğini önceden gösteriyordu. Katılımcılar ile içiçe sohbet havasında geçen konuşma Genel konu olarak geleceğin iş modeli saas yazılımlar ve tabikide Open Source yazılımlardı. Zaten Open Source denilince işin içindeki eğlence ortaya çıkıyordu.

ilk günün sonuna ise KOP Tanıtım ve bu projede neler yapıldığını içeren bir sunumdan sonra etkinliğe son verildi. Konya tramvay kartını alıp doğruca kaldığım otelin yolunu tuttum. Şanslıydım, elimde fotoğraf çekebilen bir telefon vardı ama kaliteli değildi ondan Bilmok ilk gününde pek şehri dolaşamadım. derken en önemli sunumların 2. Gün olacağı heyecanı ile ilk günün sonuna geldik.


Beklenilen Gün ‘2'

2. gün sabahında bugünün diğer günlerden daha iyi bir şekilde geçeceğini düşünerek otobüse binip doğruca etkinlik alanının yolunu tuttum. İlk olarak Büyük veri ve Akıllı tahmin sistemlerinde matematiğin yerinin önemini anlamış oldum. Araya çıktığımda şaşırmadık bir şekilde Doruk Fişek ve yine Barış Büyükakyol’un deneyimlerini paylaştıklarını farkettim ve içimden işte Açık Kaynak yazılım geliştirmenin önemi buradan, edindikleri bilgileri olabildiğince uzağa taşıdıklarından belli oluyordu.

Daha sonra ise İbrahim Kıvanç Microsoft’un yeni teknolojileri adlı sunumu başladı. Sunumun başlarında önyargılı olarak reklam şeklinde geçeceğini düşündüğümden pek ilgi gösterememiştim. Arada kafamı kaldırdığımda Görme engelliler için yaptıkları yararlı buluşu ve bir çok hayat kolaylaştıran yeniliklerini farkettim ve gerçekten insanlara yardım edebildiklerini farkettim. En ilgimi çeken yenilik ise odayı bir sanal gerçekliğe çeviren Microsoft Hololens’ti Gelecekte bizleri neyin beklediğinin göstergesi oldu. Bu konu hakkında bulduğum iyi diyebileceğim video:

Sunuma buradaki linkten ulaşabilirsiniz: https://www.slideshare.net/ikivanc/bilmk-2017-microsoft-yeni-yesil-yazilim-gelitirme-teknolojileri


Sonunda etkinliğin beklediğim konuşmalarından biri olan Linux Sistem yöneticisi başlamıştı. İlk başlarda sistem yöneticisi kimdir? kimlere denir? ve olabilmek için izlenecek adımlardan ve kullanılacak açık kaynak araçlardan bahsedildi.Bu sunum ile birlikte Linux kullanımının önemini bir kez daha tekrarlamış olduk. Sistem Yöneticiliğinde ilerleyebilmek için sıralanan listede olmazsa olmazlar olarak gördüklerim; gereğinden fazla merak, Google arama becerisi, Profesyonel şekilde olmasada yazılan bir makaleyi okuyup anlayabilecek kadar ingilizce bilgisi, ve düzenli çalışabilen internet bağlantısı gerekliydi.

Ara sunumdaki sanayi 4.0 da bizleri bekleyen teknolojiler;

  • Akıllı Robotlar
  • Simulasyon
  • Yatay-dikey Yazılım
  • Nesnelerin interneti
  • Siber Güvenlik
  • Bulut
  • Eklemeli Üretim — 3D baskı
  • Zenginleştirilmiş Gerçeklik
  • Büyük veri ve analiz

Sponsorluk konuşması ve ardındaki arada ise standların birinde python kitabı bulup 3 mü olduğunu sordum. Aldığım cevaplarla 0.2 için bizi kırma kardeşime kadar ilerledi anlaşılan python 2.8 di ve hangi düşüncede olduğumu şaşırıp kitabı yerine bırakmam ile Kali Linux kitabını alıp ayrılmam sadece saniyeler içinde gerçekleşti. Sanırım oyalayıp zaman kaybettirme suçluluk duyusundan kaynaklanan bir durumdu.

**Ve bir sonraki iyi geçeceğini inandığım Siber Güvenlikte kariyer konuşması kısmına gelmiştik. Bu konuşmada Siber Güvenlik alanında başlangıçtan hero olana kadar geçilecek tüm adımlardan ve başlangıç için işin en zevkli olan kısmı bugbounty den ayrıca bahsedildi. Arada geçen “Gözardı etmekle durumu kısa süreliğine geçiştirebiliriz ama sürekli bir eksiklik bırakır” sözü ile — force komutunun sadece kendini avutmaktan başka pek işe yaramadığını, ayrıca bilgi güvenliğinde bilgi sahibiyim diyebilmek için yazılm-donanım her konu hakkında azda olsa fikir sahibi olunması gerektiği belirtildi. Sunumla beraber Siber Güvenliğe olan merağım 4 7 8 kat daha da arttı. Bu iş için tamamen istek, ve uğraşırken zevkle zamanımı feda etmem gerektiğini yeniden anlamış oldum. Sonrasındaki Güngör Kaymak’ın gelecekte yükselecek sektörleri anlattığı sunumda da güvenliğin önemli bir yeri vardı.


Ardından gelen Barış Büyükakyol ile Özgür yazılım ve GNU/Linux sunumunda ise tamamen gerçekleri mizah eşliğinde anlatımla geçti. Bu konuşmanın başlarında bilinen terimlerin yanlışlığından, özellikle açık kaynak yazılım ile özgür yazılım felsefesinin farkından konuşuldu. Kullanılan sistemdeki çıkar ve toplumun bu sorundan crack adı verilen çözümlerle kendilerini kandırması, aslında üzerimizdeki bağlılıktan söz edildi. ve tabiiki de bunun en büyük örneği bir şirketin çıkardığı uygulamalar ile bazı ülkelerin üzerine getirdiği ırkçı kısıtlamalardı. Açık kaynak yazılım geliştirerek insanların yardımlaşmasını en üst düzeye çıkarma, ve geliştirmeye belirli bir beynin yerine topluca çözüm getirerek ilerlemenin önemi açıklandı. Bazı uygulamaların kapalı kutu gibi sistemine giriş yapan insanların bilgileri ile algoritma geliştirerek düşünce kandırma yöntemlerinden de ayrıca bahsedildi. Genel olarak insanların sürekli görmek istemedikleri ayın karanlık yüzü tabiri ile aynı olann sistemin arka planında olanlara açıklık getirildi diyebiliriz.

Daha sonra ise ilgi çekici konuşmalardan ağ yönetimi ve seviyelerinden bahsedildi. Bu konunun önemi açıklandı, sonrasında ise sürpriz olarak NASA ile canlı bağlantı kurularak robotik teknolojilerinden bahsedildi.


#bilmoksakaryadaolmalı

Yukarıda durması pek kötü de durmadı… Sırada ise etkinlikte gelecek sene hakkında fikir sahibi olabileceğimiz sunumlara, aday üniversite sunumlarına sıra geldi. Sunumlar sırasında sorunlar yaşansada tüm sunumlar birbirinden kaliteliydi. ilk olarak Sivas Cumhuriyet üniversitesi şehrin güzelliklerinden ve üniversitenin yerleşiminden sunum yaptı ardından ise aynı şekilde Karabük üniversitesi sunumunu gerçekleştirdi. Sonrasında ise Bilmök’e 2018 ev sahipliği yapmada en çok istekli ve hazırlıklı olan Sakarya Üniversitesi nin sunumu vardı. Bu tanıtımda şehrin güzellikleri kampüs ve yaşam alanları tanıtıldı. Bu sunumu müzik eşliğinde etkili olarak yapmaları, Tanıtım videosuna harcanan büyük çaba ve benim bilmediğim, yapımında geçen zorluklar ise işin 2018 de bizi ne kadar iyi bir etkinlik beklediğinin göstergesiydi. En geniş ve en belirgin katılım, üstün tanıtım, reklamlar ve bunları yapabilmek için harcanan tutar ise işin kimin hakettiğinin en büyük göstergesiydi. Toplu olarak yaptıkları sunum ve insanlara verdikleri değeri ise oraya gelemeyenlere kelimelerle anlatılamazdı. Daha sonrasında ise Yeditepe üniversitesinin etkili sunumu başladı. Bu sunumda beklendiği gibi Resmi katılımcıların hakedeni seçmemesi için yeteri kadar teklifleri vardı. Eee o kadarda olacak tabi sonuçta kaliteli üniversite :)...

Adaylık sunumları bittikten sonra ise grup Birileri’nin konseri için Süleyman Demirel Kongre merkezine yol aldık. Bu eğlenceli konserden sonra ise yine dönüş yolundaydım.

Day 3

Sırada merakla beklediğim sunumlardan bir tanesi olan Ömer Çıtak-Web Servislerinin Hacklenmesi adlı sunum başlamıştı. Bu konuşmada web servislerinin mantığından ve bunlarda bulunabilecek açıklıkları hangi araçlarla ve hangi yöntemlerle taratılacağı kısaca açıklandı. Web servislerinde kullanılan bazı terimler (post, path, put, options …) ile ilgili kısa bir açıklama yapıldı. Bununla birlikte Ruby on Rails deki route kavramının mantığını dahada iyi bir şekilde anlamış oldum. Yapılan küçük açıklıklar bir demo eşliğinde gösterildi. Bu demoda gözüme takılan; işlemlerin Windows üzerinden yapılıyor olmasıydı. Sonra bi neden windows demek istesemde, bir anlamı vardır diyip sunumu izlemeye devam ettim. Demoda arkadaşının android tabletindeki oyuna girilen bilgileri toplama yöntemi olarak, wifi ağına elle bir proxy oluşturup bilgi toplamayı kısa süren bir örnekle gösterdi.(). Daha sonra ise Bugbounty lerin mobil tarafında en çok olduğundan ve mobil açıklıkların owasp top 10 listesi ve yöntemlerinden bahsedildi.

Sırada ise Oyun geliştirme sonrasında VR teknolojilerin sunumu vardı. Bu sunumlarda en çok ilgimi çeken söz “ilk telefonlardan 3310 dan buraya geleceğini hayâl bile edemezken yapılan gelişimleri ileride neden yapmayalım ” diyerek VR in geleceğinden bahsedildi. Sunumda kullanılan tanıtım materyalleri:

Bilgisayar Mühendisleri odası tanıtımının ardından Bilmök seçimlerine sıra gelmişti. İlk olarak YK/DK seçimleri yapıldı ve yeni üyeler belirlendi ve ardından Bilmök 2018 in hangi üniversitede yapılacağına karar verilen seçim başlamıştı. Yeditepe ve Sakarya üniversteleri en iddialı olanlardandı. Seçim esnasında Sakarya üniversitesinin içindeki heyecan ve istek rahatlıkla görülüyordu. Hatta boşuna bu kadar heyecan yaptıklarını seçimi açık ara kazanacaklarını beklerken, Yeditepe üniversitesi ise köşesinde kendinden emin bir şekilde, sonucu bekliyordu. Oylar açıklandığında ise sonuç tam hatırlamasamda yaklaşık olarak Yeditepe 13, Sakarya 7, Sivas Cumhuriyet 2, Karabük 1 oyla bitirmişti. Beklenilen sonuç ters bir şekilde böyle çıkınca Resmi katılımcıların veya oradakilerin düşünce yapısı, ne ile kendilerini tatmin ettikleri ortaya çıkmış oldu. Oylama biter bitmez Gösteriş için Yeditepe üniversitesi sahneye çıkarken, Salon yavaşça boşalmaya başladı. Neden olduğunu anlamadan eğer gelecek sene Sakarya üniversitesi aynı sunumla katılırsa nasıl bir tepki olacağını merak ettim. Ve doğruca Trabzona gitmek için Etkinlik alanından ayrıldım. Bulabildiğim üniversite sunumları:

Genel Olarak

KTÜ den pek tanıdık bulamadığımdan dolayı Etkinliğin en sıkıcı kısmı olarak araların uzaması oldu. Etkinlikler boyunca yararlı olacağını düşündüğüm tüm notlar istatistik kanunları ile açıklanamayacak bir düzende ya kayboldu yada o anda bir sorun çıktı:). Bazı ara sunumlar hariç Gelecekte olacak yenilikleri her yönden, yani her seçime göre bilgilerin paylaşıldığı yararlı olduğunu düşündüğüm bir etkinlikti. İleride uygunluğa göre yapmak istediğim yatay geçiş için üniversiteler hakkında azda olsa bilgi sahibi oldum ve üniversiteler hakkında gördüklerimden her üniversitenin kendine özel orayı iyi gösterecek bir özelliği-reklamı var. Genel olarak ise beklentileri fazlasıyla karşılayan 3 gündü diyebilirim. Benim gözümden Bilmök 2017 eksiği ve fazlasıyla bu şekildeydi. 1500 civarı katılımlı dev organizasyona emek veren herkese ve bildikleri tecrübelere ortak ettikleri için konuşmacılara ayrıca teşekkür ederim.

Bilmök’ten geriye kalanlar