Biraz da ben *

Kendimi seviyorum neden mi?

Örneğin kitap okuyorum veya mutlaka her hafta bir kitap alır okumaya çalışırım

Çünkü

Okuyunca kendimi karanlık dehliz’lerden sıyrılmış gibi hissediyorum, bataklıktan çıkmış bir “Lotus” kadar temiz ve bir orman gibi güzel hissediyorum,kalbim tik tak tik tak atıyor sanki bir mide gurultusu gibi kitap okumaya aç, bağıra bağıra susuyor kalbim “Ne olur yatmadan önce beni Kitap’la doyur” der gibi susuyor, aslında konuşuyor veyahut ima ediyor.

Bazen böyle bir bakıyorum çevreme kitap okuma alışkanlığı neredeyse yok denecek kadar az,sadece kapağına göre karar veriyorlar (hııı bak bu kitabın kapağında bu resim var o zaman bu benlik değil boşver) diyen insanlar da var maalesef. Hep şunu söylemek isterim “Hiçbir şey göründüğü gibi değildir”

Toplumsal yozlaşmaya şahit oluyoruz Atatürk’ün eğitim için neler yaptığını biliyoruz hepimiz, mesela kitaplar yazdı,yeni kitapları çevirterek bizlere daha iyi eğitim olanağı sundu tâbi zamanın şartlarına göre. Örneğin şu kitap,

@GregoryPetrov

Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Gazi bu kitabı okuduktan sonra millî müfredata alınması talimatını verdi, bizatihi kendim de okudum ve gerçekten bu kitap herşeyi değiştirebilir Fin halkını muasır medeniyetler seviyesine ulaştırmış hareketleri yazan #GregoryPetrov benide etkilemedi değil.

Ben bizzat okuduğum kitapları eleştiririm ve o yazar ki güzel eleştilerin sahipleridir.

@ZülfüLivaneli

HUZURSUZLUK

kitabını okudum ve belki de beni en derinden etkileyen kitapların başında geliyor.

Ezidi kızı meleknaz ve Mardinli Hüseyin ve baş kahramanımız Gazeteci İbrahim.

Kendini çocukluk dostu Hüseyin’in sevdiği meleknaz’a yakın hissediyor bunun bir acıma duygusu mu yoksa başka bir duygu mu olduğunu anlamıyor.

Olaylar o kadar güzel tahlil edilmiş ki okuyucu diğer sayfayı merak ediyor acaba ne olacak veya ne oldu gibi sorular sorar.

irfan değirmenci

BİR UYUYUP UYANALIM

Bu kitap’ta ben aslında her ne olursa olsun insanların bir araya geldiğinde hiçbir gücün hiçbir şekilde etki etmeyeceğini anladım.

Belkıs abla,Kıtmirsu, Nergis,Mert, Poyraz, Yusuf,Meryem,Derya. Bu bina öyle bir bina ki birnevi Türkiye aslında her kesimden insan var

Alevisi,Türk’ü,Kürd’ü, Eşcinsel ve muhafazakar’ına kadar herkes var öyle güzel bir şekilde kurgulanmış ki herkes bir yerde bir denklemin içinde oluyor

Mesela Yusuf’un Şırnaklı olması ile Doğu’daki​ sokağa çıkma yasaklarında yaşanan sorunlar ve bu sorunlarda hayatını yitiren Mizgin ana.

Belkıs ablanın Maraş olaylarından tut Deniz Gezmiş’e uzanan hikayesi

Eşcinsel olan Poyraz ve Mert’in aslında günümüzde yaşanan baskılar (Eşcinsellere yönelik)

Meryem’in parkta gezerken bir kişi tarafından tacize uğraması bize yakın olayları anımsatıyor.

Nergis: muhafazakar ve okumayı çok seven bir karakter ama ne varki bir vakfın hocası tarafından​ gözüne kesilmesi,(Bu hocaların kim oldukları belli zaten)

Bence o apartman Türkiye ve o dış mihraplar Türkiye’nin birliğini, dirliğini bozmaya çalışan kişilerdir.

Ve bir başka Kitap

@ÖzgürBacaksız

MUTSUZ ÇOCUKLAR ÜLKESİ

Özgür Bacaksız’ın bu muhteşem kitabı bana çocukluğumu hatırlattı.

O Capri-Sun paketlerini patlattığımız dönemler, sokaklarda eksilmeyen çocuk sesleri, paramız olduğunda sınıfın gözde öğrencisi olduğumuz dönemler, Hugo’yu izlediğimiz dönemler ah nasıl özlüyorum bir bilseniz.

Mahallede kendi grubumuzla başka mahallenin çocuklarıma kafa tuttuğumuz zamanlar ve diyorum ki herşey o zamlardaki gibi olsaydı ama olmuyor artık hayatımıza internet girdi mahallelere büyük apartmanlar yerleşti Masum olduğumuz dönemler bitti

Herşey artık sistemin tekelinde.

Biz büyüdük ve masumiyetimizi de kaybettik…

Değerli büyüğüm

Ramazan Bingöl 'e …