Günlüğün ilk sayfası — 15.12.2016

Süreci kayda almak tarih yaratır. Tarihi örnek almak verimliliği arttır.

İnsanın kendi tarihini yazması gerektiğini, kaydını tutması gerektiğini düşünüyorum. Belki de bunu ilk defa ilkokulda Muzaffer İzgü’nün hayatını anlatan sinema filmini izledikten sonra düşündüm. Çünkü onu izledikten sonra “acaba ben hangi anılarımı hatırlamam gerekir böyle bir şansım olsa?" diye düşündüm yıllarca çocuk halimle. Zira unutkan biriyim.

Ama bu günlüğün çok daha farklı bir amacı var.

“Bir kitabın hikayesi”

Hemen yanlış anlaşıldı bakın şimdi. Kitap derken kurgu yok içinde. Belki içine gizlenmiş küçük espriler vardır ama gayet ciddi bir teknik kitap.

Ben bir mühendisim ve yaklaşık 4–5 ay önce aklıma düşen bir fikrin peşinden giderek teknik bir kitap yazıyorum. Bu sürecin günlük olmasındaki amaç istikrar grafiğimi gözlemlemek. Profesyonel hayatımda da yapılan ve yapılacak işleri, birden fazla sağlamasını yaparak farklı şekillerde dokümante ederim. Mühendisliğin getirdiği kontrol manyaklığıyla da ilgili olabilir bu.

Bu seri de benim ve kitabımın izlediği yol, sağlamam ve deneyimim. İleride dönüp baktığımda sadece başladığım ve vardığım konumları değil, gittiğim yolu da görmek istiyorum. Tabii bu yazıları okuyan birileri olursa o, sizler için de ilgi çekici içerikler olabilir.

Kafamın bir kısmı buraya akacak.

Sonra görüşürüz günlük. Yapacak işler var.