Herşey bir Baba ve sıradan bir gece uykusunun hikayesi aslında…

Bu yazıyı yazmamın en büyük sebebi kaybedilmiş olan özgüven ve hayal etme gücümü hatırlamak için bir çaba ve edemediğim dualarım yerine varlığıma değer katan ailemin her ferdine bir ağıt dua ve öğüt olmasını dilememdir…

Bir Babadan oğula İlk öğretinin kelebek etkisi ve varlık ile gerçekliğin babadan oğula aktarımı. Al sana modern dünya ve amaçsız güruh. Hayin köfte, bu dünyada hala yaşayan insanoğlu var…


Bu toplumu bir arada tutan yolda hergün gördüğümüz, vatandaş Rızalardan bir tanesi olan Kastamonu doğumlu Trabzonda yaşamış Rukiyenin eşi, Bülent,Zeliha, Levent ve Ben olan Muratın Babası; İsmail Ceylanın hikayesi. Güzel adamdın vesselam. İyiki yaşadın ve babamdın.

Gurbette yaşamış doğruluk ve dürüstlüğün para ettiği zamanlarda büyümüş, mesleği olan pastacılığı, alemde organik mevzuat daha bilinmezken, Türkiye’de ki tüm zanaat ve mesleklerin hala daha ecnebilerden öğrenilebildiği 1950’lerde İstanbul’un semti olan 14 yaşında hikayesi kestirilebilir ama her vefalı Türk genci gibi genetiğinden gelen gurur ve ahde vefadan dolayı ailesine paylaşmadığı sebeplerden dolayı gurbete sürüklenmiş bir genç olarak büyük adalı bir Rum’dan öğrenmiş.


Yıl 1990’ların başı ya da ortası hayal etmeyi öğrenişim İsmail Ceylandan.

Evden yorgun gelmiş her ailenin tattığı efsanevi kurtarılmış zamanlardan bir gece ya da ben yalnızca böyle hayal ediyorum.

İki divanlı, kapısı güzel bir bahçeye açılan bir oda, divanların birisinde ben diğerinde efsanem İsmail Ceylan yatıyor 5 ya da 6 yaşındayım, icerde ailenin diğer bireyleri tüplü televizyonda o zamanın tek kanalı olan TRT de bir film izliyorlar ve ben bir çocuğun çılgın gece uyuyama buhranlarindayim, korkuyorum ve sürekli gözlerimi açıp babama bakıyorum güven duymak için bizimki horul horul horluyor zannediyorum. Sonra dayanamıyorum ve sesleniyorum Baba nasıl bu kadar rahat uyuyorsun. Büyük adam,güven veren adam san ki hiç uyumamiscasina ben ondan cevap vermesini ya da beni duymasını ummadığım uykusundan hayal ile gerçeğin kesiştiği zaman diliminde; Beraber uyuyalım mi diyerek beni hayretler içinde bırakır.

Gözlerini hafifçe kapat sakın çok sıkma, her şeyin pembebeleştiği anı yakala ve huzursuz olma unutma be yanındayım der.

O gün ben Babamdan hayal etmeyi öğrendim.

O gün temiz bir insan olma güdüsünü ve idealini öğrendim farkında bile olmadan..

  • Aristonun meclisinde ders alan bir Grek asilzadesi olsam, Gazaliye hayranlık ile bakan ve ondan feyz alan bıyığı terlememis bir öğrenci olsaydım ve bana inanılmaz uhrevi boyutları açsaydı ya da Einsteinin Fizik kürsüsünde olduğu bir derslikte MC 2’nin varoluşsal gerçekliği ile onun çılgın zekası tarafından bana anlatılsaydı yanına bile yaklaşamazdi on an ve zamanın..
Show your support

Clapping shows how much you appreciated Murat Ceylan’s story.