Yeni Başlayanlar İçin IOT — Internet Of Things

O eskiden basit bir sandalyeydi, şimdi internete veri aktarabilen ve oradan aldığı komut ile aksiyon alabilen bir ürüne dönüşme potansiyeline sahip.

Belli bir süredir farklı yerlerde IOX’i anlatırken aynı zamanda odaklandığımız alanlardan biri olan IOT hakkında da farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Yaptığımız prototipleme çalışmalarının önemli bir kısmında da mevcut bir ürünü akıllı hale getirmeye çalıştığımız için IOT kavramının bilinirliliği üzerine çalışmaya başladık. Workshoplar ve eğitim içeriği hazırlarken bir Türkçe hazırlanmış bir IOT 101 içeriğine ihtiyaç olduğunu gördük. Bu yazıda “IOT nedir?”, “IOT nasıl çalışır?” sorularının cevaplarını arayacağız.

IOT 101 öncesinde IOX ile başlayalım:

Aslında Userspots ve Ingenious ekiplerinin bir araya gelmesinden oluşan IOX, IOT ve UX alanında servis verme amacıyla hayatına başladı. Sonrasında ufak bir pivot yaparak üretim süreçlerine kattığı değeri de “Yalın İnovasyon” adında bir programa dönüştürdü. Bu pivotu sağlayan önemli aşamalardan biri geçen yıl yaptığımız IOT kamptı.

Geçen yıl IOT kampta Akıllı Masa ve Çamaşır Sepetiyle Bütünleşik Çamaşır Makinesi adında 2 projeyi 4 haftada fikir aşamasından prototip noktasına getirdik. Bu süreç içinde bir ürün fikrini 4 haftada test edilebilir şekilde prototiplemenin önemli bir yetenek olduğunu düşündük ve bu alana pivot ettik.

Akıllı Masa projesine bakabilirsiniz:

Konu açılmışken İnovasyon Kampını da tanıtalım:

Bu yaz ise kampı sadece IOT ile kısıtlamıyor ve İnovasyon Kampı ismiyle tasarımcı ve yazılımcıları bir araya getiriyoruz. 1 haftalık eğitim sonrasında 3 haftalık proje geliştirme süreciyle birlikte şirketlere inovatif ürünler ve servisler geliştireceğiz.

Detaylar:

Reklam kokan hareketlerin sonuna gelelim ve şimdi yazının ana hikayesine odaklanalım.

IOT Nedir?

Nesnelerin interneti olarak adlandırabileceğimiz bu konsept neredeyse her sektörü geleceğini etkileyecek. Cihazları, ürünleri yani nesneleri internete bağlayarak veri iletmesini ve komut alabilmesini sağlayıp hem birbirleriyle hem de bizlerle olan etkileşimini başka bir boyuta taşımış olacağız.

2020 yılında 50 milyar cihazın internete bağlanacağı düşünülüyor. Kaynak: https://www.weforum.org/agenda/2015/11/is-this-future-of-the-internet-of-things/

Veriyi internete iletecek cihazların (birazdan gateway olarak hayatımıza girecekler) şu an 10$ bandına kadar gelmesi, çok yakında da centlerle ifade edilebilecek rakamlara düşme potansiyeliyle birlikte tüm dünyanın enerji problemini çözme konusunda da emin adımlarla ilerlemesi IOT alanının potansiyelinin çok daha büyük olduğunu bize gösteriyor. Bu fiyatlarla beraber t-shirt’ümüzün de internete veri iletebileceği günler yakın. Tahminler de bu yönde zaten, 2020 yılında 50 milyar cihazın internete bağlanacağı öngörülüyor.

IOT’nin nasıl çalıştığını anlatmak konusunda bir klasiğe dönüşen buzdolabı hikayesi şöyledir: “Buzdolabımız yumurta veya süt bittiğinde Amazon’dan sipariş verir.” Ben biraz daha detaylandırmak ve basite indirgemek için bir Sandalye örneği kullanacağım.

Örnek Nesnemiz: Sandalye

Bu bir sandalye, bildiğimiz sandalye. Dondurmaya benziyor olabilir ama o bir sandalye. Hadi tanımız biraz daha abartalım, insanların üzerine oturmak için kullandıkları bir sandalye.

Dondurma görünümlü sandalye…

Gün geliyor ve biz bu sandalyeden daha fazlasını beklemeye başlıyoruz. Buzdolabı Amazon’dan sipariş verebiliyorsa bizim sandalyemiz de bize her gün üzerine kaç kişi oturduğunu söylese ne güzel olur değil mi? Hatta söylemekle kalmasa bunu internette bir yere kayıt etse de oradan takip etsek? İşte bu noktada karşımıza Internet of Things bileşenleri çıkıyor. Nasıl yapıyoruz? bölümüne geçmeden önce bileşenleri tanıyalım:

IOT bileşenleri…

Sensörler:

Nesneden farklı verileri alabilmemizi sağlayan cihazlardır. Işık, ısı, hareket, nem, basınç veya çok sayıda başka çevresel olaydan herhangi birini ölçebilen bu cihazlar çıktı olarak da bu verileri ekrana veya bir ağ üzerinden başka bir yapıya iletirler.

Sensör örnekleri. Kaynak: https://www.postscapes.com/trackers/video/the-internet-of-things-and-sensors-and-actuators/

Gateway:

Sensörlerle bulut arasındaki veri iletişimini sağlayan cihazlardır. Sensörler ve nesneler internete veri atmak yerine bu cihazlara verileri iletirler ve bu cihazlardan komutları alırlar. Neden doğrudan kendilerinin atmadığını ve araya bir aracı gerektiğini başka bir yazıda anlatalım.

Bulut:

Bulut konusunda farklı tanımlamalar mevcut bazılarını tekrar hatırlatmaya gerek yok :) Nesnelerden alınan verilerin işlenebilmesi için internette bir veritabanında/çekmecede tutulması durumuna Cloud diyoruz bu örnekte. Bu kısma fazla kafa yormuyoruz allah muhafaza :)

Mobil Uygulama

Aslında burada sadece mobil uygulama değil bir arayüzden bahsediyoruz. Nesne ile aramızdaki ilişkiyi kontrol edebileceğimiz bir arayüz. Mobil uygulama da web sitesi de bir buton da arayüz olarak kullanılabilir. Biz bu senaryoda mobil uygulamayı örnek olarak ele alacağız.

Senaryo 1:

Senaryomuza anlatmaya başlayalım. “Günde bu sandalyeye kaç kişi oturdu?” bilgisini internette bir yere kayıt edecek, biz de mobil uygulama ile bakacağız.

1.Adım Sensör:

Basınç sensörümüz sandalyeye biri oturduğu zaman anlıyor ve “Oturdu” bilgisini üretiyor.

Sandalyenin altına bir basınç sensörü koyduk, anlık değişimleri bize aktarıyor.

2.Adım Gateway:

Sensörümüz bu bilgiyi alıp hızlıca Gateway’e iletiyor. Gateway aynı anda bir çok sandalyeden de bu bilgiyi alabilir.

Sensör ve Gateway lokal bir iletişim kuruyor.

3.Adım Cloud :

Her katta veya her binada bulunan sensörlerin bağlı olduğu Gateway’ler bu bilgileri internette bulunan bir veritabanına atıyor.

Gateway’lerde toplanan veri internete atılıyor.

4.Adım Mobil Uygulama :

Biz de buluttaki bilgiye mobil uygulama veya websiteleri aracılığıyla ulaşıyoruz. Şu an biri oturuyor mu? Bugün, bu hafta, bu ay kaç kişi oturdu? bilgilerini uygulamada görüntüleyebiliriz.

Gün sonunda kaç kişi oturduğu bilgisine uygulama aracılığıyla ulaşıyoruz.

Senaryo 2:

İkinci senaryoda işleri biraz zorlaştıralım. Farz edelim bu sandalyenin altında bir ısıtıcı var ve biz gelmeden mobil uygulama üzerinden “ısınmaya başla” demek istiyoruz. Fiat Yol Arkadaşım Connect’i tasarlarken bu senaryonun araba versiyonu kullanıcılar tarafından özellikle soğuk günler için fazlasıyla istenmişti.

Sandalyemizin artık bir ısıtıcısı da var.

Burada işler biraz tersine dönüyor. Uygulama üzerinden biz “Isınmaya Başla” isteğini Cloud’a iletiyoruz. Cloud da bu isteği Gateway’e iletiyor.

İşler biraz tersine döndü, biz uygulama üzerinden tetikleyerek süreci başlattık.

Aslında burada kurgu biraz daha farklı oluyor genelde. Gateway sürekli Cloud’a “Abi bir isteğin var mı?” diye sorup istek geldiğini anlıyor ve Gateway ısıtıcıya çalış komutunu iletiyor. Aralarında bir iletişim protokolü üzerinden bu bilgi ısıtıcıya ulaşıyor.

Her 10 saniyede 1 “Bir İsteğin Var mı? diye soran Gateway.

Gelin bir de kontrol koyalım. Sıcaklık sensörümüz sandalyenin sıcaklığını Gateway’e iletsin ve belirli bir sıcaklık değerini geçerse ısıtıcıyı kapatalım. Akıllı hale getireceğiz derken yakmayalım sandalyeyi.

İşte bu noktada bir sandalyeyi internete ve kullanıcının uzaktan erişimine açabildik.

Daha önceden bu konseptlerle ilgilenmiş kişiler için örnek biraz basit kaçmış olabilir ama yakın zamanda biraz daha detaylara gireceğimiz içerikleri de oluşturacağız. Hatta hemen bir sonraki aşamada bir IOT ürün yaparken dikkat etmemiz gerekenleri anlatacağım.

Bir sonraki IOT yazısında görüşmek üzere!

IOT ve Tasarım Bülteni

Reklamla kapatalım, IOX olarak her 2 haftada bir konu seçip o alandaki yeni, akıllı ve bağlı (connected) ürünleri anlattığımız bir bültenimiz var.

Akıllı Mobilyalar

Sesli Asistanlar

Akıllı Aydınlatmalar

Abone Olun: