Boş Zamanları Değerlendirme ve Sanayileşme

Üniversite 4. Sınıf öğrencisiyken hocamın bana verdiği tez konusuydu Boş Zamanları Değerlendirme ve Sanayileşme. Konuyu ilk duyduğumda bu nasıl bir konu, Beden Eğitimi ile ne alakası var diye kendi kendime çok sormuştum ve açıkçası birazda üzülmüştüm. Bu konu hakkında araştırma yapabilmek için 2 aylık bir zamanım vardı. Ankara’da Milli Kütüphane olsun başka Kütüphane olsun dolaşmadığım yer kalmamıştı. Sonunda kayda değer bilgiler bulabilmiştim ve şimdi kısaca bu bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum.

Hep kendi kendimize sormuşuzdur. Neden bizim ülkemizden olimpiyatlarda derece üstüne derece alan sporcular çıkmıyor diye yada başka bir sportif organizasyonda neden biz başarılı olamıyoruz da bir Almanya, Amerika, İngiltere, Rusya, Japonya gibi ülkeler başarıdan başarıya koşuyorlar diye. Halende soruyoruz ama bir çıkış yolu bulamıyoruz.

Sanayi Devrimi olmadan önce fabrikalarda insan gücünden faydalanılıyordu. Erkek işçiler yanında, hatta onların yerine ( daha ucuza çalıştıkları için ) çocuk ve kadınlar çalıştırılıyordu. 20 saate kadar varan iş saatleri toplumun bütün kesimini çok fazla etkiliyordu hatta küçük çocuklar ve kadınlar eziliyordu. Sanayi devrimi ya da Endüstri Devrimi, İngiltere’de 18. ve 19. Yüzyılda yeni buluşların üretime olan etkisi ve buhar gücüyle çalışan makinelerin makineleşmiş endüstriyi doğurması sonucu günde 20 saat çalışan insanlar zaman içinde 10 saat çalışmaya başlamışlardı. Bu sistem zaman içinde toplumun her kesimini kapsamıştı ve insanlar gün içinde daha rahat hareket edebiliyordu. İngiltere’de bu durum insanları boş zamanlarında farklı etkinlikler yapmaya yöneltmişti. Kimi insan ailesiyle vakit geçirdi, kimi müzikle uğraştı, kimi Matematik, Fen bilimleriyle, kimisi de Beden Eğitimi ve Sporla uğraştı. Toplumda bu uğraşlar zaman içinde ciddi derecede değer görmüş ve ülke olarak eğitim modeline dönüşmüştür. Okullarda Beden Eğitimi ve Spor dersine daha fazla önem verilmiştir. Okullar dışında Belediyeler ve Özel kuruluşlar da spora destek vermiş toplumun boş zamanlarını değerlendirmek için imkan sağlamışlardı. Zaman içinde bu model çok iyi sporcuların yetişmesine neden olmuştur. Sanayi Devriminin diğer ülkelere de sıçramasıyla bu ülkelerde de spora ve diğer branşlara ciddi yatırımlar yapılmıştır.

O dönemlerde Türkiye gibi Sanayi devrimine geçiş yapamayan ülkelerde insanlar Spor yapmak için yeterli vakit bulamıyordu ve doğal olarak katıldığımız organizasyonlarda ise başarılı olamıyorduk. Ülkemizde yavaş yavaş Sanayi Devriminin başlamasıyla beraber toplumun belli bir kesimine Spor yapabilmek için vakit kalmıştı. O günlerden günümüze kadar gelen süreçte Sporda yeterli atılımları yapamadık. Toplumun bir kısmı Sporu hayat biçimi olarak görmedi ve okullarda Beden Eğitimi ve Spor dersi istenilen düzeylerde olmadı ya da olamadı. Gelişmiş olan ülkelerin uyguladığı spor modelini biz toplum olarak uygulamadığımız için Sporda ciddi anlamda bir başarı elde edemedik. Toplum olarak Spora önem verebilirsek, sadece hastalandığımızda Spor yapmak aklımıza geliyorsa, Spor yapıp her hangi bir branşta hemen başarı elde edip para kazanma hayalini kurarsak, Okullarımızda Beden Eğitimi ve Spor (ems.com) dersini azaltırsak veya kaldırırsak, Spor yapmak isteyen insanlara maddi ve manevi destek verilmezse, Yapılan Spor tesisleri yeterli düzeyde kullanılmazsa, Toplum içindeki insanların kullanılması için yapılan tesislerin maddi çıkar elde etmek için kullanılırsa bizim ülke olarak Sporda başarı elde etmemiz çok zor. Umarım Spor devrimini ülke olarak gerçekleştirip katıldığımız organizasyonlarda başarıdan başarıya koşarız.