Karmaşık kafaların, evrene açılan milyonlarca kapısından bir kapısı

Sözlerini duyamıyordum. Bu sessizliği anlamlandırmaya çalıştıkça daha da sessizleştiğini görmek endişelerimi arttırıyordu. 
Mükemmel olma çabasının içinde kaybolup gidiyordu. Ta ki… sözlerini görünür kılana kadar. Buna cüret etmek beraberinde fırtınaları getirecekti. Köşeye sinip fırtınaların teğet geçmesini beklemektense fırtınaya direnmenin yaşamı daha değerli ve onurlu kılacağının farkındaydı ama bir o kadar tembeldi. 
Kaybediyordu çünkü kelimeleri umursamıyordu. Halbuki kelimeler soyut yaşamın maddeye açılan kapısıydı. Evreni şahit tutmaktı.

Nereye varacağını kurgulamadan, söz konusu bir reklam planı yapmadan, öylece tüm yalınlığıyla hayata katılmaya karar vermişti. Herkes gibi aynı herkes gibi sıradan… fakat kusurluluğun kusursuzluğunu görmüştü…