Pıtrak tohumları etrafa saçılırken: Bir metin bağlam ve içeriğe bakılmaksızın anlaşılabilir mi?

Efe Murad

İçerik ve bağlama bakmadan bir kitap ne kadar anlaşılabilir? Meselâ, kitabın ikinci bölümünde yer alan ve Dr. Efe Murat Balıkçıoğlu olarak “kaleme alınmış” yazı, ne yazık ki araştırmama ya da doktora tezime ait sayfalar olmaktan uzaklar.

Davut Yücel’in Natama’nın 20. sayısında yayımlanan “Deneysel şiirde dil, tarih, coğrafya: Fâtih ve 1953” adlı yazısı adı geçen kitabın buluş ve biçimine odaklanıyor. Yazıda kitaba dair öne sürülen eleştirilerin metnin tarihsel içeriğine bakılmadan yapıldığı kanaatindeyim. En azından Davut Yücel bazı şahsi ve izlenimsel yargıları yüzünden şiirin onda açabileceği tarihsel bağlam kapılarını en baştan kapatmış ve biraz da metnin içeriğine haksızlık etmiş gözüküyor. Hem de kitabın içinde yazılı olandan — kasıtlı ya da kasıtsız — hiç söz etmemişken ya da sadece metne “bakmış” olduğundan onda açacağı çağrışımları, bağlamsal süreçleri göz ardı etmiş olabilecekken…

Fâtih ve 1953’ün işlemeyen bir buluştan ibaret olduğunun düşünülmesinde bir sakınca yok, Yücel kitabı kolaycı bulmuş olabilir fakat kitabı bağlamından kopuk değerlendirerek vardığı izlenimsel yargılar, kitaba dair anlaşılır bir eleştiri örneği sunar mı? İçerik ve bağlama bakmadan bir kitap ne kadar anlaşılabilir? Meselâ, kitabın ikinci bölümünde yer alan ve Dr. Efe Murat Balıkçıoğlu olarak “kaleme alınmış” yazı, ne yazık ki araştırmama ya da doktora tezime ait sayfalar olmaktan uzaklar. Aslında Davut Yücel bu iki-üç sayfaya hızlıca ‘bakmak’ yerine bunları okumuş olsaydı, Fâtih’le başlayan hamasî cümleleri ya da ardı ardına dizili totolojileri hemen fark edebilirdi. O birkaç sayfaya bakıp da bu tarihsel yanılgılarla dolu klişelerin akademik bir tezin parçası olabileceğini varsayması hayli şaşırtıcı.