Şımarık çocuk artık yok

Görüşmecinin notu:
“Bazen var olan şeyleri farkında olmadan, hiç bitmeyecek gibi davranıyoruz ve önemini kaybettikten sonra anlıyoruz.”

Tatlı ve şımarık bir çocuk olarak büyüdüm. İstediğim her şeye sahiptim. Artık o çocuk değilim. Daha önce hiç Suriye’den ayrılmamıştım, iyi ki de yapmamışım bunu. Kendi yolunu kendi çizme baskısı, bu şımarık çocuğun ortadan kalkmasına sebep oldu. Farklı bir insana dönüşmüştüm; daha sert, daha olgun. Burada, Türkiye’de yaptığım şeyler için mutluyum. Türkiye’de istediğiniz şeyleri elde etmek için çalışmak zorundasınız.

2013 yılında Suriye’de, İktisat bölümünden mezun oldum. Bu tarihten itibaren Suriye’nin pek çok bölgesinde durum kızıştı. Ailem, hala görece güvenli olan Şam’daydı. En güvenli yerlerden biri olmasına rağmen Şam’da bile iş imkanları çok zayıftı. İş bulmak endişelerimin en küçüğüydü. Mezun olduğunuzda askere çağrılırsınız ve savaşın bir parçası olursunuz. Askerlik çağrısını ertelemek için doğum tarihimi bile değiştirdim. Durum bu şekildeydi ama ben yine de Suriye’den ayrılmak istemiyordum. Kendimi, ülkem dışında bir yerde yaşarken düşünemiyordum.

Kalmak veya gitmek bir soruydu ve benim için artık büyük bir ikileme dönüşmüştü. Ayrılmam gerektiğini biliyordum ama nereye gideceğimi bilmiyordum. Yakın arkadaşlarımdan pek çoğu sığınma veya burs bulma amacıyla çoktan ayrılmışlardı. Uzaktan akrabalarım da aynı şekilde ülkeden gitmişti. Avrupa’ya, mülteci olarak görülmek istemediğim için gitmek istemiyordum. Sonunda Türkiye’ye gitmeye karar verdim. Aslında diğer seçenek de Lübnan’dı ama yakın arkadaşlarımdan iki tanesi İstanbul’a gelmişti. Beraberimde getirdiğim en değerli şey ise küçük bir çanta içinde taşıdığım; kreşten bugüne kadar aldığım eğitimi belgeleyen kağıtlar, kuzenimin hediye ettiği bir kahve fincanı ve ne zaman ihtiyaç duyacağımı bilemeyeceğim evimin anahtarları.

Buraya ilk geldiğimde, arkadaşım beni havaalanında karşıladı. Onu 3 yıldır görmüyordum ama sanki uzun yıllardır görmüyormuş gibiydim. Kendi kendime: “Bu şehre alışacağım, her şey çok güzel olacak.” diyordum. Burada neyi nasıl yapacağıma dair özel bir planım yoktu. Yeni bir ülkeye geldiğim için biraz şaşkına dönmüştüm. Fakat sonra, yine heyecanlanmaya başlamıştım. Yeni bir çevre ve yeni arkadaşları hatırlayınca biraz eğlenebileceğimi düşündüm. Suriye’de hiçbir zaman yapamadığım gece yarısından sonra evden çıkmayı, burada yapmak istiyordum. Etrafta kontrol noktaları ve sürekli kimlik soran polisler olmadan yürümek istiyordum. Gerçi son zamanlarda burası da değişiyor ve benzer şeyleri yeniden yaşıyorum.

Türkiye’ye dair bildiğim tek şey, Suriye’de sergilendiğini gördüğüm sabunlardı. Türkiye hakkında kafam çok karışıktı çünkü buranın muhafazakar bir ülke olduğunu düşünürdüm. Fakat televizyon programlarını izlediğimde hiç de öyle olmadığını gördüm. İstanbul, gördüğümüz ve okuduğumuz şeylerin çok ötesinde bir yer. Bu şehri çok seviyorum!

Tam 2 yıl oldu. Burada ömrümün sonuna kadar kalmak istemiyorum. İstanbul’da yaşadığım için mutluyum. Bu arada kendimle ilgili bir şeyler düşündüm ve bazı şeyler yapabileceğimi anladım. Ailenin en küçüğü olduğum için çalışmak zorunda kalmamıştım daha önce. Hiç bir sorumluluk da almamıştım haliyle. Şimdi tek başıma yaşamak ve her şeyi kendim yapmak zorundayım. Başlarda çok zordu. Şimdi durup geçmişe baktığım zaman kendimi tanıyamıyorum. Şu anda dijital pazarlama alanında serbest çalışıyorum. Ama öncesinde bir kafede çalıştım ve bu sayede Türkçe öğrendim. Bu işi, daha sonra 6 ay boyunca çalışacağım bir sosyal medya pazarlama işi için bıraktım. Son bulduğum, benim için iyi bir şanstı; keza Arapça konuşan birilerini arıyorlardı. Dediğim gibi, şimdi bir şirketin serbest çalışanıyım. Dürüstçe söylemek gerekirse bu iş, evde çalışırken motivasyonu toplama açısından daha zor. İstanbul hakkındaki bir diğer mükemmel şey ise burada aşkı ve sabit hayatı buldum. İnanılmaz bir şey! Artık kalmak için daha duygusal sebeplerim var. Ve tabi yeni fırsatlar için de daha çok çalışmam gerekiyor. Ama hayat burada da zorlanacak, belki ilerde yolum Avrupa düşebilir.

İçimdeki şımarık çocuğun bir de hayali var: bir film çekmek. Önümüzdeki 5 yıl içinde bir belgesel çekmek istiyorum. Merak ve duygu uyandıran konuları belgeselleştirmek istiyorum. İnsanları uyandırmak için.