18 Yaşında Birleşik Devletler’e taşınmak.
Sonunda 2. Seneme yaklaşıyorum. Türkiye’deyken her gün hayalini kurduğum sadece internetten, televizyonlardan gördüğüm, sürekli Türkiye ile karşılaştırarak güzelim ülkemizi ezdiğim o sözde müthiş Amerikan hayatına girmiş, 18 yaşımda cebime giren para ve o yaşın getirmiş olduğu aptal kararlarım sayesinde evi terketmiş olmamın verdiği hem huzur hem hüzünü yaşayıp çoktan unutmuş bulunmaktayım. Amerikan kültürüne alıştım, her ne kadar nefret etsem de yemeklere alıştım, buradaki insanlara, kültürlerine, samimiyetsizliklerine, duygusuzluklarına ve en çok ta rahatlıklarına alıştım.
İngilizcem gelişti, toefl puanım ve geldiğimden beri değişmeyen legal statüm sayesinde bir üniversiteye girmeyi başardım. Küçükken hep hedeflediğim üniversitede okuyacağım bilgisayarla ilgili bir bölüm (Information Technology) derslerini almayı dört gözle bekliyorum. Allah’a şükür bilgisayarda yaptığım iş sayesinde kendimi geçindiriyorum. Bmw z4 arabam, kirasını ödediğim garajlı bir evim var. İki senede benim yaşlarımda bir gencin Türkiye’de mümkün değil edinemeyeceği tecrübeler edindim. Hayata bakış açım değişti. Zamanı geldi sosyal zamanı geldi asosyal oldum. Türkiye’den aldığım Macbook bilgisayarım çalındı, ehliyet gerektirmediği için aceleyle satın aldığım 50cc motorum çalındı. Bunların hepsi bana bir tecrübe oldu. Yabancı ülkeden arkadaşlarım oldu. Türk arkadaşlarım da oldu. Öz abimden çok sevdiğim bir insanla tanıştım. Partiler düzenledik, sabahlara kadar içip eğlendik. İlk cinsel ilişkimi yaşadım. Türkiye’nin 12 katı büyüklüğünde olan Amerika’nın bir ucundan diğerine arabamla 3 defa 2–3 gün uzunlukta süren yolculuklar ettim. 3 Farklı eyalet ve şehirde yaşadım. Allah’a şükür para konusunda hiç sorun yaşamadım, bir şekilde hayatımı devam ettiriyorum.
Bu yazımda son 2 senemi kısaca özetlemek istedim. Her zaman günlük tutmak istemişimdir. Belli ki başlamak bu güne nasip olmuş. Aralıklarla hikayelerimi paylaşmaya devam edeceğim.