Bombalara Karşı Sofralar devam ediyor

Bombalara Karşı Sofralar İzmir (Food Not Bombs), bu akşam Konak İlçesi Dönertaş’ta sofra kuracak. Bombalara Karşı Sofralar İzmir çatısı altında kapitalizme ve militarizme karşı olarak örgütlenen gönüllüler, herkese açık sofralar kurarak, sömürüsüz yiyecekler dağıtıyor. Cinsiyetçi iş bölümüne karşı bir arada kolektif bir süreç kuran aktivistler, hayvanların özgürlüğünü kısıtlamayan, sömürüsüz vegan yemekleri ile sofra kurarak herkesle dayanışmayı amaçlıyor.

Bombalara Karşı Sofralar İzmir, geçtiğimiz gün bir duyuru yaparak sofraları sıklaştırma amacıyla tüm gönüllülerden destek talep etti. “Merhabalar, katılımın genişlemesi ve sofrayı daha sık yapmak istememiz sebebiyle birtakım ihtiyaçlar oluştu. Bu yüzden de bir liste yayınlayarak dayanışma talebinde bulunmak istedik. Artık kullanmadığınız, ya da fazla olanları paylaşmanız yeni alınmış şeyleri getirmenizden daha önemli bizim için. Daha az satın almak, satın almanın rahatlığını dayanışma ruhuyla değiştirebilmek için bu sofraya ek olarak takas etkinliği de olacak” diyen Bombalara Karşı Sofralar, herkesi dayanışmaya çağırdı.

BOMBALARA KARŞI SOFRALARIN TARİHÇESİ

İsrafa karşı en güzel hareketlerden biri olan Food Not Bombs, sofralarını “freegan” felsefesini izleyerek kuruyor. Sömürüsüz yemek anlayışı ile kolektif bir şekilde çalışan gönüllüler, vegan yemekler ile sofralarını herkese açıyor.

Food Not Bombs, 1980 yılında Cambridge’de anti-nükleer aktivistler tarafından başlatıldı. 90’lı yıllarda ise gittikçe büyüdü. “Savaşın, yoksulluğun, israfın ve doğa katliamının arkasındaki güçleri protesto etmek için yenebilir gıda atıklarını pişiriyoruz” ifadeleri ile yola çıkan kolektif çalışma, dayanışmaya açık bir sofrada pazarlardan toplanan meyve ve sebzeler ile vegan pişirilen yemekleri ücretsiz olarak dağıtıyor.

FREEGAN NEDİR?

Bombalara Karşı Sofralar, “Freegan” akımı ile hareket etmektedir. Freeganizm, atılan her türlü gıdaların geri dönüşümünün yapıldığı, israfa-tüketime karşı duran bir akımdır. Freeganizm, İngilizce karşılığı bedava anlamına gelen ‘free’ ve hayvansal herhangi bir ürünü tüketmeye karşı olmak anlamına gelen ‘vegan’ sözcüklerinin birleşiminden türemiştir. Freeganizm akımının üyeleri kendilerini Freegan olarak tanımlamaktadırlar. Freeganlar kapitalizmin her şeyi alınır satılır eşyalara dönüştürdüğünü, doğal olan karşılıklı ihtiyaç duyma düzenini ortadan kaldırdığını ve bunun kaynakların israfına yol açtığını savunurlar.

Freeganizm, 90’lı yıllarda, materyalizm ve tüketim çılgınlığına bir tepki olarak doğmuştur. Freeganlar ellerinden geldiğince hiçbir şey satın almayarak hayatlarını sürdürmeye çalışmaktadırlar. Günlük tüketim ihtiyaçlarını, taze olduğu halde çöpe atılmış gıdalardan karşılamaktadırlar. Bunun dışında kıyafetlerini de yine aynı yolla temin etmektedirler. İyi durumda olmasına rağmen çöpe atılmış her şey freeganların olmaktadır. Freeganizm’in en yoğun olduğu şehir olan New York’ta, bazı lokantalar freeganlar için çöpleri ayrı ayrı temiz poşetlerde bırakmaktadırlar.

NEŞE YAVUZ

Kaynak: İlkses Gazetesi