Nefret söylemlerine tepki!
Ülkemizde son zamanlarda maalesef Suriyelilere kaşı yöneltilen ırkçı söylemler, Twitter üzerinden bir kampanyaya dönüştürüldü. #ÜlkemdeSuriyeliİstemiyorum etiketi ile paylaşılan yorumlar durumun vahametini de gözler önüne seriyor.
Ülkelerinde yaşanan iç savaştan ötürü hayatlarını kurtarmak için ülkemize sığınan Suriyeli mültecilere karşı gün geçtikçe artan nefret söylemleri ve ırkçı yönelimler, Twitter üzerinden açılan ‘Ülkemde Suriyeli İstemiyorum’ etiketi ile ayrımcı bir kampanyaya dönüştü. Düzenlenen bu kampanyaya birçok kişi tepki gösterirken, yorumların da maalesef ardı arkası kesilmiyor.
“NEFRET VE ÖNYARGI YÜKSELTİLDİ”
Konuyla ilgili görüşme fırsatı bulduğum İzmir Müzisyenler Derneği Başkanı Oktay Çaparoğlu, bu tür hareketlerin onları çok üzdüğünü belirterek, “Bizlerin en çok üzüldüğü nokta mülteci sorununun iç siyaset malzemesi yapılmasıdır. Mesela ülkemizde 300 bin insan kamplarda yaşıyor, mülteci kamplarında. Ancak Maraş Pazarcık’a yapılmak istenen mülteci kampı karşısında da ‘IŞİD/El Nusra kampı istemiyoruz’ söylemiyle mülteci karşıtı bir kampanya düzenlendi. Mülteci kamplarının tamamının Sünni yerleşim yerlerinde olmasına rağmen ‘Alevileri katledecekler’ algısı yaratılarak hükümet karşıtı bir propaganda malzemesi yapıldı. Alevi vatandaşlarımızın haklı korku ve travmaları kaşınarak buradan muhalif siyaset, aklınca iktidara karşı bir toplumsal duruş yarattığını sandı ama aslında oluşan durum mültecilere karşı nefreti ve önyargıyı yükseltmekti…” dedi.
“MÜLTECİLER HEDEF GÖSTERİLİYOR”
Çaparoğlu konuşmasının devamında, “Kamuoyunda mültecilere ve onlara yapılan yardımlara ilişkin, eğitim sağlık vb. haklar başta olmak üzere edinilen bilgilerin tamamına yakını yanlış, yanlı ve çarpıtma. Ama toplum -özellikle sosyal medyada- sürekli manipülasyonlarla çarpıtılmış bilgilerle yönlendirilmeyi tercih ediyor. Herkes kendi tezlerini destekleyecek verileri gerçek kabul ediyor. O veriler yalan da olsa, üretilmiş de olsa. Geçtiğimiz seçimlerde ‘Suriyeliler oy kullanıyor, kullanacak, kullandı’ benzeri yalanlar nedeniyle kamuoyunda çok büyük nefret ve önyargılar oluşturuldu. Oy kaygısı ya da iktidar partisini köşeye sıkıştırmak adına vicdansız ve insafsızca mülteciler hedef gösterildi” ifadelerini kullandı.

İNSANLIKLARINI ÇİĞNİYORLAR
Çaparoğlu kendi çalışmalarında da bu tür olumsuzlukların yansımaları ile sürekli karşılaştıklarını söyleyerek, “Bunun etkilerini, yarattığı olumsuzlukları bizzat kendi çalışmalarımızda gördük. İnsanlardaki önyargıları kırana dek neler çektiğimizi biz biliyoruz. Yerel yönetimler hiç sorumluluk almamayı seçtiler İzmir’de. Demokrat İzmir halkında yaratılan mülteci karşıtı algı yüzünden oy kaybederim korkusu ile mülteci mevzusuna dair hiçbir adım atmadı belediyeler. Süt dağıtımında bile mülteciler es geçildi. Mülteciler üstünden birbiri ile hesap görmeye çalışan iktidar ve muhalif siyasetin bu insani-vicdani soruna yaklaşımlarını çok tehlikeli buluyoruz. Dünyanın her yerinde her milletten insan gerekli şartları sağlayıp vatandaşlık alabiliyorsa, Almanya’da 3 milyondan fazla Türkiyeli varsa mesela ve o insanlar savaştan kaçmadıkları halde gitmişlerse oralara, uygun şartları taşıyan Suriyeli mültecilerin neden böyle bir hakkı olmasın? Ki bize göre yeryüzü herkesindir, hepimizindir. Bu ırkçı nefret de, yargılar da iç politikada birbirini köşeye sıkıştırmak isteyen ahlaksız siyaseti ilke edinen kötücül anlayışın bir ürünüdür. Suriye’de savaş istemiyorum demesi gerekenler, savaş mağduru insanlara, vatanını, elini, onurunu, haysiyetini, geleceklerini kaybeden insanlara karşı nefret kusarak kendi insanlıklarını çiğnediklerinin farkında değiller” dedi.
“EMPATİ BİZİ İNSAN KILAR”
İmece Çeşme İnisiyatifi gönüllülerinden Ali Güray Yalvaçlı ise, “Hangi coğrafyada, hangi ailede, hangi cinsiyet ve renkte doğacağına karar veremeyen insan, nasıl oluyor da başka bir insanı ötekileştiriyor! Yeryüzü hepimizin!” ifadelerini kullanarak, ‘empati bizi insan kılar’, ‘empahty makes us human’, ‘imece inisiyatifi Çeşme’ etiketleriyle bu ırkçı söylemlere cevap verdi.
NEŞE YAVUZ
KAYNAK: İlkses Gazetesi