Gülü Seven Dikenine Katlanır

Merhaba sahnenin ışığını yüreğinde hissedenler. Bu gün sahne üzerinde sizlere sunduğumuz büyülü gösterilerin perde arkasından birazcık bahsetmek istiyorum. İki saatlik görsel şölen için döktüğümüz terleri, çektiğimiz acıları, provalarımızı ve yaptığımız hazırlıkları size aktarmak istiyorum.Bir yıl öncesinden başlıyor serüvenimiz. Sahneye koyacağımız eser, dans ederken bize eşlik edecek ve sizleri bizim gizli dünyamıza çekecek olan müzikler her şey en başında belirleniyor. Ve perdelerin açılması için geri sayım başlıyor. Teknik ders, esneklik ve teorik bilgiler gibi disiplinli bir ortamda buluyorsunuz kendinizi. Gösteri yaklaştıkça haftada en az üç gün provalara katılarak temponuzu arttırmaya başlıyorlar. Aman ha! Sakın provalara geç kalmayın. Bunun bedelini ya o günkü provaya katılımınız yasaklanarak ya da yerinize başkasının dans edişini izleyerek ödüyorsunuz. Provalar yaklaştıkça kulislerde ve stüdyolarda ki gerilimler de artıyor. Olayların asıl patladığı nokta sahnedeki yerinizin açıklandığı yani hangi konumda ki dansçı (Baş dansı, figüran…) olduğunuzun açıklandığı nokta oluyor.

Sahne üzerindeki her insan muhteşem bir eser çıkartmak için aynı doğrultuda hareket etse de, ego savaşları bu sektörde kaçınılmaz bir nokta oluyor. Sahne üzerinde kısıtlı sürede kalacak olanlar kendilerinin daha iyi yerlerde olması gerektiğini savunuyor, baş dansçının asla yetenekli olmadığı tartışılıyor, yan figürde duranlar kendilerine daha çok değer verilmesini istiyor. Ve bunlar bir süre sonra önünde durulmayacak kargaşaya dönüşüyor. Akan süreç içerisinde yaşanan gerginlikler tabi ki de kayboluyor. Daha doğrusu kaybolmasa bile belli bir süre sonra göz ardı ediliyor. Bu sıkıntılı aşamayı da atladıktan sonra provalar son sürat devam ediyor. Bu arada yaptığınız her hangi bir yanlışta ya da yaşamış olduğunuz her hangi bir sakatlıkta hemen eleme potasına giriyorsunuz ve sizin yerinize başka bir dansçı alıyorlar. Kendinizi sakatlamamayı mutlaka öğrenmelisiniz. Sakatlık konusuna değinecek olursak eğer. Dizi dönenler, ayağı kırılanlar, point giymekten kanayan yarık ayaklar bunlar işimizin minik dikenleri. Ee ne demişler ‘gülü seviyorsan dikenine katlanacaksın.’ Bizler de gülün kokusunu bir kere içimize çektiğimiz için her batan dikeni söküp atıyoruz ve âşık olduğumuz şeyi yapmaya devam ediyoruz.

Gösteriye son bir ay kala her şey daha da yoğunlaşıyor. Hafta sonu dâhil her gün provaya koşturuyorsunuz. Sizin sıranız olmasa bile düzenin ayarlanabilmesi adına sabahtan akşama kadar orada olmalısınız. İşim bitti gidiyorum diye çıkmak ya da benim provam on iki de başlıyor deyip geç gelmek yok. Herkes saat 10’da sahnede olacak! Bu bir aylık süreç tam bir maraton oluyor. Her gün prova, koşturma, kostümlerin denemesi, fotoğraf çekimi… Neredeyse canınız çıkacak gibi hissediyorsunuz. Ama o canınızın çıktığı an ailenizin ya da arkadaşlarınızın sizin yanınızda yediği enfes pizzalar, hamburgerler, çikolatalar, tatlıları yedikleri an oluyor. Siz sol köşede oturarak salatanızla karnınızın sesini bastırmaya çalışıyorsunuz. Hele bir çikolata yiyin de o kostümün içine sığamayın. Direk üç hayırla size el sallarlar. O kostümler zaten beden ölçülerinizden bir küçük bedene göre dikildiği için kolaysa kilo vermeyin. Gerekiyorsa midenizi, bağırsaklarınızı çıkartın ve o kostüme sığın. Tabi ki bunlar buz dağının üstte buzlaşan bir parçası. Sizleri daha fazla yormamak adına en azından bunda da bir fikriniz olması için bir şeyler paylaşmaya çalıştım. İşin bir tarafı ne kadar korkunç görünüyor olursa olsun, o makyajı yapıp o kostümlerin içinde kendinizi adeta büyülü hissediyorsunuz. Ve ayaklarınızın müzikle dans ettiği sahne dünyanın tam merkezi oluyor. Işıklar açıldığında duyduğunuz o alkış sesleri ise dünyayı tam olarak durdurmak istediğiniz ana denk geliyor. Dans sizi bambaşka dünyalara götürmüyor, dans sizin bu hayatta var olmanız gerektiği ve bir şeylerden zevk almanız gerektiğini hatırlatıyor. Umarım dünyayı durdurmak istediğiniz anlarınız vardır.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.