Karar Sizin

Kendinizi bale serüvenine atmak istiyorsanız iki yolunuz var. Birincisi konservatuvara gidebilirsiniz ya da özel bale kurslarına gidebilirsiniz. Konservatuvara girdiğiniz zaman normal bir okulda okuyormuş gibi lise ve üniversiteye gidiyorsunuz. Tabi ki genel dersler olarak matematik, tarih gibi dersler alıyorsunuz. Ama ağırlıklı olarak dans üzerine hem teorik hem de uygulamalı dersler alıyorsunuz. Uygulamalı derslerin yoğun olmasından dolayı konservatuvarda eğitim alan dansçılar tabi ki de daha başarılı oluyorlar. Sonuçta haftanın 5 günü minimum 6–8 saat arası dans provası yapıyorlar. Fakat bunun yanında konservatuvarda okumanın dezavantajları da var. Mesela, konservatuvarda bir dansçıysanız başka hiçbir iş yapamıyorsunuz. Mezun olduktan sonra ya da okurken sadece konservatuvara bağlı kalmak zorundasınız. Dansçı olmaktan başka bir yolunuz olmuyor. Bunun yanında konservatuvarda çok daha fazla rekabet olduğu için kendinizi göstermeniz, yaptığınız işin en iyisini ortaya koymanız gerekiyor ki mezun olduktan sonra bir yerlere gelebilmelisiniz. İş sadece mezun olup balerin ya da balet oldum demekle bitmiyor. Asıl yarışa mezun olduktan sonra giriyorsunuz. Baş dansçı olmadığınız sürece kendinizi tatmin edemeyeceksiniz. Kenarda yan rollerde olmak size yetmeyecek ve hedeflerinizi büyütüp iyi bir dansçı olup en yukarıdaki noktaya ulaşmak için birazcık cazgırlığınızı dansınızın ve karakterinizin içine koymanız lazım. Al gülüm ver gülümle sahneye çıkamazsınız. Herkesin üstünüze basıp geçip gitmesinden ve sizin kenarda kalmanızdansa sizin birilerini ezmeniz sizin için daha doğru olacaktır. En azından bir yerlere gelmeniz daha kolaylaşacaktır.

Kocaman bir denizin içindeki milyonlarca balıktan biri gibi görün kendinizi. Eğer büyük balıklara yem olmak istemiyorsanız, kendiniz büyük balık olmalısınız. Sizi sahnenin tam ortasına, ışıkların ve alkışların odak noktası olmanız gerektiğini insanlara göstermelisiniz. İkinci yol olarak benimde gittiğim gibi gidebileceğiniz özel dans kurslarına gidebilirsiniz demiştik. Tabi ki özel dans kursları, konservatuvarlarda ki kadar iyi bir eğitim vermiyor. Gerek çalışma saatleri olsun, çalışma koşulları ve çalışma ortamı olarak yetersiz kalıyor. Ama bunun yanında özel dans kurslarına gittiğiniz zaman kendi serüveninize farklı yollar katabiliyorsunuz. Normal bir liseye ya da üniversiteye gidebiliyor ve bunun yanında dans etmeye de devam ediyorsunuz. İki yolu da denemek bazen güzel bir seçenek olabiliyor. Üniversite de okuduğunuz bölümden memnun değilseniz mezun olduktan sonra dansçı olabiliyorsunuz. Ama özel dans kurslarından da mezun olabilmek için 10 yıllık bir eğitim almanız gerekiyor. Bu almış olduğunuz 10 yıllık eğitimde 7 yıl boyunca sene sonlarında sınava giriyorsunuz. Bu sınavlar hem teorik bale terimlerini hem de uygulamalı olarak almış olduğunuz bale derslerini içeriyor. Mezun olduktan sonra almış olduğunuz bale sertifikasıyla, bale öğretmenliği yapabilir ya da bir dans okulu açıp işletmeciliğini yapabilirsiniz. Ki bence bu hem maddi hem de manevi yönden daha karlı bir iş. Mesela ben mezun oldum belgemi aldım, farklı dans okullarında bale öğretmenliği yaptım ve bana kesinlikle fayda kattığını düşünüyorum. O kadar yoğun olmasa bile en azından çalışmanın nasıl bir şey olduğunu görmüş oldum. Fakat dansın benim hayatım da bir ‘iş’ olarak yapılan bir şey olmadığını fark ettim bu nedenle okumuş olduğum bölüme yönelip reklamcı olmaya karar verdim. Ama asla dans etmekten vazgeçmedim kendi içimdeki o dans tutkusunu her zaman yaşatıp dans etmeye devam edeceğim. Siz de hayatınızdaki yollara ışık tutup geleceğinizi görerek yapmak istediğiniz ve istemediğiniz şeylere karar vererek adımlarınızı atın.

Hayatınızda her zaman bir B planınız olsun. Bu kendinizi belki garantiye almak gibi görünebilir ama belki de bu sizin kaçış yolunuz hayattaki şansınız olabilir. Verdiğiniz bütün kararlar size şans getirsin. :)

�-vi�

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.