Kızın vergici oldu anne.

Senelerdir sivil toplumun içinde bulunan biri olarak, vergi konusu ilgimi çekmesine rağmen daha önce bu konuda hiçbir çalışma yapma fikri aklımda yoktu. Özgürlük Araştırmaları Derneği’nde İletişim ve Kaynak Geliştirme sorumlusu olarak başladığım profesyonel çalışma hayatımda, aniden katılmaya karar verdiğim bir eğitimle hayatım değişti..

2015 yılının Haziran ayında ‘Litvanya’da bir eğitim var, katılmak ister misin?’ sorusuna hayır deseydim bugün bu yazıyı yazıyor olmazdım. Evet cevabından sonra ise hikaye çok sürükleyici bir hal almaya başladı. Gittiğim eğitim, Think-Tank Startup Training adını taşısa da daha çok iletişim ve kaynak geliştirme yöntemlerini kapsayan bir eğitimdi. Bu eğitimi düzenleyen kuruluş olan ‘Lithuanian Free Market Institute’ Litvanya’da serbest pazar alanında çalışmalar düzenleyen saygın bir kuruluştu. Kuruluş, eğitimin sonunda hepimize kendi ‘Vergi Hesaplayıcısı’ projelerinin tanıtım metinlerini dağıtmıştı. Projelerini belli bir ücret karşılığında diğer ülkelere de uygulamak istediklerini belirttikleri bu tanıtım metni hala odamda asılı. Bu metni incelerken, kafamda çok fazla soru işareti oluştu. Neden bunu ülkemde uygulamak için onlara para vermeliydim ki? Zaten vergi sistemlerimiz de çok farklıydı ve bu fazla iş yükünü omuzlamak yerine fikri alıp burada gerçekleştirmeye karar verdim.

European Think Tank Startup Training- Vilnius, Lithuania 2015

Türkiye’de insanların bireysel olarak ortalama yıllık vergilerini hesaplayabildikleri bir platform… Evet fikir çok güzeldi fakat uygulama kısmına nasıl geçecektim? Öncelikle kendi kurumuma yani ÖAD’ye bu fikri sundum. Onlar da beğendiler fakat bu iş bizim öncelikli alanımız değildi. Uygulama için bana insiyatif verildi ve tüzel kişilik olarak projeyi ÖAD’nin çatısı altında yapmaya karar verdik. Sivil Düşün AB programına başvuru yaptık ve başvurumuz kabul edildi. Şimdi sıra ekip kurmaktaydı ve sanırım en zorlu kısmı bu oldu. Ben o zamanlar vergi konusunda çok yüzeysel bilgilere sahiptim ve bu işi bilen insanları bulmak zorundaydım. Danışman hocalar bulma umuduyla yola çıktığımda, Ozan Bingöl, Nurettin Bilici, Süreyya Sakınç gibi hayatlarını vergi konusuna adamış insanlarla çalışma onuruna eriştim. Gönüllü ekibimiz o zaman 6–7 kişiden oluşuyordu ve öncelikli olarak hesaplayıcının çekirdek kısmını oluşturmakla başladık. Düşmeli kalkmalı bu zorlu süreçler 1 yıl kadar sürdü ve 2017’nin Şubat ayında ‘Verdiğine İyi Bak’ vergi hesaplayıcısını hayata geçirdik.

Verdiğine İyi Bak Tanıtım Toplantısı, 2017

Verdiğine İyi Bak projesini hayata geçirdiğimiz süreçte, vergi konusunun ciddiyetini ve önemini de kavramaya başladığımız sürece tekabül ediyor. Vergi sisteminin sorunları sadece bireysel vergi hesaplayıcısıyla çözebileceğimizi zaten hiç düşünmemiştik ama olayın bu kadar genel bir çalışma ihtiyacı duyduğunu da öngörememiştik. Bu öngörülerimiz oluştuğu sırada, dernekleşme ihtiyacı ve yeni projeleri hayata geçirme fikirlerini hayata geçirmek istediğimize karar verdik. Özgürlük Araştırmaları Derneği ile kurumsal bağımızı ayırarak yolumuza ‘Vergi Araştırmaları Topluluğu’ olarak devam etme kararı aldık.

Vergi Araştırmaları Topluluğu’nu kurmak istediğimiz dönemde ekibimiz artık 25 kişiye ulaşmış ve birçok sivil toplum kuruluşu ile bağlarımız güçlenmişti. Vergi101 Eğitimleri adı altında bir çalışma başlattık ve Denge ve Denetleme Ağı ile beraber bu eğitimlere başlamaya karar verdik. Aynı dönemde, ekibimize katılan arkadaşlarımızın da isteği ile Bütçene İyi Bak adlı mali bilinci yükseltmek istediğimiz projemizin ilk adımlarını attık. Danışma kurulumuzu ve mentor ekibimize yeni isimler kattık. 2018 yılının Aralık ayında derneğimiz resmi olarak kurulmuş oldu.

Logomuz :)

Çok mükemmel işler yaptık, süperiz müthişiz mesajlı bir yazı yazmak istemedim. Çok fazla sorunla uğraştık, bazen motivasyonumuzu kaybettik, bazen çok fazla gaza geldik ama biz 2 senede hep beraber çok şey öğrendik. Birimiz motivasyonunu kaybettiğinde, birimiz kesinlikle bunu toparlamaya çalıştık. En önemlisi ekip olmayı, beraber üretmeyi öğrendik. Vergi konusunda hala okumalar yapıyoruz, her gün yeni bir şeyler öğreniyoruz ve bunu yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Bu sorunu Türkiye’de ele alan ilk gençlik örgütüyüz. Bununla ekibim adına da gurur duyuyorum.

Ankara & İzmir Ekipleri (Bir Kısım)

Sivil toplumun dinazorlaştığı bir dönemde, bu kadar ciddi bir konuyu eğlenceli, yaratıcı ve herkesin anlayabileceği içeriklerle, kampanyalarla ele alıyor olmak beni çok heyecanlandırıyor. Yapacağımız çok şey var, gördüğüm o gökyüzünü herkese anlatmak istiyorum. Ekibe katılacak üretken, genç, vizyonlu yeni insanları dört gözle bekliyorum. 25 yaşımda, bu hayalimi gerçekleştirmeme yardımcı olan herkese teşekkür ediyorum. Daha havalı bir yazıyı belki ileride yazarım ‘Bakın dedim dedim inanmadınız ne oldu?’ şeklinde :)

Hep beraber özgür ve refah içinde yaşayabildiğimiz umutlu günlere…

PS: Fotoğrafları koydum, bi baktım, böyle bi ekrana sarılasım geldi. Ekibine İyi Bak.. :)