Yasaksız bir günümüz geçmeyecek mi arkadaş!

Son zamanlarda Türkiye’de en çok çok konuşulan konuları, medyada yer verilen haberleri, konularına göre tasnif edersek ortaya çıkan tablo nasıl bir ülke olmaya doğru ilerlediğimizi de net şekilde ortaya koyuyor:

Yasaklamalar: Türkiye hergün mutlaka yeni bir yasaklama ile yüzyüze geliyor. Hükümet bir olay olduğunda gazete ve televizyonlara yayın yasağı getirmeyi adet haline getirdiği gibi, akreditasyon adı altında halkın haber alma özgürlüğüne de kısıtlamalar getiriyor. Sosyal Medya sürekli gözetim ve denetim altında ve sosyal medya sitelerine her gün mutlaka yeni yasaklar getiriliyor. Dün de millet olarak yeni sosyal medya yasaklarıyla tanıştık.

Terör: ülkenin en korunaklı olması gereken adalet dağıtan adliye binalarındaki savcıların bile can ve mal güvenliği kalmadı. Spor karşılaşmalarında bile insanlar birbirlerine silah sıkmaya başadı.

Gözaltılar: Türkiye’de halk her sabah uyandığında yeni gözaltı haberleri ile karşılaşıyor. Hergün ama hergün emniyet ve yargı ile ilgili mutlaka ve mutlaka bir ilde yeni bir operasyon, gözaltı ve tutuklamalar oluyor. Polisler, savcılar, hakimler’den sonra şimdi de MİT tırlarına durdurma gerekçesiyle 30’dan fazla asker hakkında gözaltı operasyonu yapılıyor.

Cumhurbaşkanına hakaret davaları: Hergün ama hergün mutlaka yeni bir Cumhurbaşkanı’na hakaretten dolayı yargılanan birilerinin haberlerini görüyoruz. Bazen bir gazeteci, bazen 16 yaşında bir çocuk, bazen de bir köşe yazarı… Hiç kimse “Neden insanların cumhurbaşkanına bu kadar çok hakaret etmeye başladığını” sorgulamıyor ve fakat hergün bir çok insan bu türlü davalarla sanık durumuna düşüyor.

Yalan Haberler: Adına “havuz medyası” denilen hükümetin kontrol ve sahipliğindeki gazeteler ve televizyonlar hergün mutlaka ve mutlaka büyük bir yalan haberi manşetlerine sütunlarına, ekranlarına taşıyorlar. Yalan olduğu çok net olan, bu yalanlara kanıt diye kurgulanan belgelerin bile sanki yalan olduğunun çabukça anlaşılması için berbat bir şekilde üretildiği bir medya süreci yaşıyoruz.

Show your support

Clapping shows how much you appreciated Nuh Gönültaş’s story.