Yıllar önce sabahın erken bir saatinde bir şey aramak için internete girmiştim. O gün bir blogla karşılaştım. Neredeyse bütün yazıları okumuştum. Sonrasında da okumaya devam ettim.

Paylaşımlar muhtemelen her yerde bulabileceğim şeylerdi. Ama ben duygusal bir bağ kurmuştum bir kere. Artık o blog yazıları başka yerlerde yayınlananlara göre daha fazla hayatıma sirayet eder olmuştu, daha önemsiz olsalar bile.

Anladım ki paylaşılan bir şey samimiyse şifa olacak bir sadır buluyor.

Belki de bu yüzden insanlar ansiklopedilerden değil de azar işitmesine rağmen hâlâ öğretmenlerden öğreniyor.

A single golf clap? Or a long standing ovation?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.