Ocean Protocol’ün Misyonu ve Yaratmak İstediği Değerler
--
Bu makale Ocean Protocol resmi Medium sayfasında yayınlanan “Mission & Values for Ocean Protocol” makalesinin çevirisidir. Orijinal makaleye buradan ulaşabilirsiniz.
Adını Hiç Duymadığınız İnternet Savaşı
90’ların sonunda, internetin(Web 1.0) popülerliği devasa biçimde artmıştı. Network Solutions Inc. (NSI)[1] modern bir Domain Name System (DNS)[2] üzerinde çalışıyordu fakat büyük bir zorlukla mücadele etmek durumundaydılar:
- Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığı 90’ların başında DNS’nin kontrolünü NSI’ye vermişti. Aradan geçen birkaç yıl sonra Savunma Bakanlığı, kontrole sahip olmanın onlar için stratejik olarak son derece yararlı olacağını fark etti ve bu yüzden kontrolü geri almaya karar verdi.
- NSI kontrolü kamuya daha açık bir kuruluşa -ki bu kurum sonunda ICANN[3] oldu- devretmeye çalışıyordu. Beyaz Saray yalnızca alan adıyla IP adresinin eşleşmesini yeterli bulmuyor aynı zamanda alan adı sahibinin kişisel olarak tanımlanabileceği (adres, telefon numarası, e-posta) bilgileri de içeren büyük bir veri tabanı oluşturulmasını istiyordu. Bunun gerçekleşmesi bir mahremiyet kabusu olurdu.
İçinden çıkılması güç bir durum değil mi? İşte bundan sonra olanlar:
- NSI, ICANN’ı oluşturup yetkilerini devredene dek Savunma Bakanlığını uzak tutmayı başardı . Evet ICANN mükemmel bir aday değil ancak o zaman için çok makul bir çözümdü. Hükümet önlemleriyle interneti güçlendirmeye yardımcı olacak bir veri tabanı oluşturmak kolay değil. (“En kötüsü, şimdiye kadarkiler hariç[4]”)
- Mahremiyeti ihmal eden büyük veri tabanına bir alternatif olarak NSI iki katmanlı bir sistem tasarladı: Alan adını basitçe IP adresiyle birleştiren küçük bir veritabanı ve alan adı sahipleri için PII[5]’yı işleyen network ağ sağlayıcıları sistemini oluşturdu. Tüm bunları da başkanlık seçimleri sürerken kabul ettirmeyi başardı.
Kısacası, iyi adamlar (NSI) idealleri, internetin mahremiyeti için savaştı ve kazandı! Başta David Holtzman (NSI CTO’su) ve Jim Rutt (NSI CEO’su) olmak üzere NSI’da bunun gerçekleşmesine katkıda bulunan herkese şapka çıkartıyoruz. Bunu yapmak cesaret ve çelik gibi bir irade gerektiriyordu. Tüm bu çabanın en derinlerde sarsılmaz bir yeri var.
İnternet İçin Yeni Bir Savaş
Web 1.0’ın demokratik idealleri vardı. NSI ve ICANN’ın isimsiz kahramanları bu ideallerin geçerli kalmasına yardımcı oldu.
Web 2.0 sosyallik sözü verdi ancak silolar yarattı. İnsanları birbirlerine bağlarken onlardan faydalandı. Mesela Facebook insanların gerçekten ne verdiklerini anlamadan kişisel verileri elde etme hakkını ellerinden almanın en temel örneklerinden biri.
Artık Web 3.0’ın zirvesindeyiz. Sarkacı geri döndürüp Brewster Kahle’nin bir deyişiyle web’in açıklığını iyilik için kilit altına alabilir miyiz?[6]
Genelleştirilmiş Veri Koruma Yönetmeliğinin (GDPR)[7] kabulü dünya çapındaki vatandaşların veri hakları için önemli bir başarıydı. GDPR’ın getirdiklerinden memnunuz. Yine de GDPR geldiğinde çok az insan Facebook’tan vazgeçti. GDPR yasal açıdan müthiş bir başlangıçtı ancak gerçek kullanıcılar adına fark yaratmak için teknolojinin kendisinin değişmesi gerekiyor. Verileri demokratikleştirirken mahremiyeti korumak verinin korunması ideallerinde bir standart olmalı.
Peki bunu nasıl başaracağız? Yeni başlayanlar için; yakından bakacak olursanız, yapay zekaları beslemek için silolar oluşturuluyor ve bu da sırayla daha fazla reklam satmak ve daha fazla para kazanmak için kullanılıyor. Biz tüm bu döngünün verilerle alakalı olduğunu fark ettik ve Ocean Protocol’ü kurarken şunu sorduk:
Toplum veriler üzerinde çalışır ancak verilerin çoğu ülkelerden daha fazla güce, kaynağa ve erişime sahip bir avuç şirket tarafından kontrol ediliyor. Verilere erişim ve dolayısıyla en gelişmiş modern yapay zeka ve veri işleme fırsatlarına erişimi nasıl eşitleyebiliriz?
Ocean projesinin ilk günlerinden itibaren neyi başarmak istediğimiz konusunda uzun ve tutkulu bir tartışmalar yaptık. İdeallerimiz veri ve veri üzerine bir yapı inşasına vurgu yapmakla birlikte erken dönem web ve blokzincir topluluğununkilerle benzerlik taşıyordu. Bu idealleri misyon ve yaratılacak değerler başlığı altında netleştirdik:
Misyon
Ocean hem teknoloji hem de yönetişimin üzerine düşünülmüş bir birlikteliğinin uygulanmasıyla daha adil sonuçlar yaratmak adına verilerin kilidini açıyor.
Yaratılacak Değerler
Verilerin Kilidini Açmak — Verileri daha geniş bir insan ve kuruluş yelpazesi için her zamankinden daha erişilebilir hale getirmek. Verilerin gizli potansiyelini açığa çıkarmak için daha fazla fırsat yaratmak.
Kişisel Verilerin Gizliliği ve Paylaşımına Dair Onay Hakkı — Veriyi demokratikleştirirken gizlilik en önemli nokta olmalıdır. Veri sağlayıcıları, doğrulanabilir denetimle birlikte verilerin kullanımı üzerinde hem hakka hem de kontrole sahip olmalıdır.
Gücün Dağıtımı — Açık bir yönetim. Yeni bir plütokrasiye karşı demokratik idealler. Oyunun kurallarını da göz önünde bulundurarak sermaye ve yönetimi birbirinden ayırabiliriz.
Faydanın Dağıtımı — Oluşturulan yeni oligarşiye karşı sermaye yaratımını topluluk içinde yaymak. Sistem ödülleri istikrarlı eylemlerin yarattığı değer göz önüne alınarak verilir. Spekülasyonları unutun, sistem yapısını ve topluluğu destekleyin.
Kanunla Birlikte Çalışmak — Suç işledikten sonra af dilemek yerine daha proaktif olmak. Kişisel veri gizliliği ve sağlayıcı rızasını önemseyen veri uyumluluğu düzenlemelerine uyum sağlamak.
Ağ Tasarımının Gereksinimleri
Yukarıda belirtilen değerler göz önüne alındığında ağın aşağıdaki özelliklere sahip olması gereklidir. Bu özellikleri ağın tasarımındaki tasarım kısıtlamaları olarak görüyoruz:
Sansüre Dayanıklı — Kullanıcılar güvenlikleri ile ilgili herhangi bir şüphe duymadan ağa katılabilmelidir. Tüm işlemler değişmez olmalı ve sıfır bilgi anonimliğini[8] hedeflemelidir.
Güvene Dayanmayan — Ağın tasarımı herhangi bir kişi veya grubun güvenine olan ihtiyacı en aza indirir.
Toplumsal Kullanım — Ağ izinsiz, kira ücreti olmadan dünya için gerçek bir fayda yaratmalıdır. Bir kişinin ağı kullanıp kullanmayacağını veya işlemin doğrulayıcısı olup olmayacağını kontrol eden küçük bir bekçi grubu ağ üzerinde bulunmamalıdır. Protokole yapılan güncellemeler adil, şeffaf ve kapsayıcı bir yönetişim sürecini takip etmelidir.
Anti Kırılgan — Ağ yaratıcıların müdahalesi olmadan normal bir şekilde çalışabilmeli yani kendi kendini idame ettirebilmelidir. Ayrıca saldırılara karşı güçlü olmalıdır. Sonuç olarak uzun vadeli bir ölçeğe sahip olmalıdır.
Müşterek Veri Alanları ile Veri Pazarlarının Dengeli Olması — Müşterek veri alanlarında verilerin kullanımı ücretsizdir; insanlar müşterek olana yaptıkları katkılar için ödüllendirilirler. Veri pazaryerlerinde ise ücretli veriler vardır. Ücretsiz ve ücretli çalışma iç içe geçerek birbirini daha güçlü kılar.
Topluluk, İşbirliği ve Gelecek
Ocean Protocol’ün misyon ve yaratmayı amaçladığı değerler diğer birçok Web 1.0, Web 3.0 ve blokzincir öncüsü kişi ve projeyle benzerlik içermektedir. Yıllar boyunca bilginin paylaşımı için yollar arayan, birlikte gelişip büyüyen bir topluluk ve geniş bir ekosistem oluşturmak için çok çalıştık. Bunların arasında blokzincir IP standardı için COALA IP’nin oluşturulması, veri yönergeleri üzerinde veri düzenleyicileriyle birlikte çalışma, token tasarımı için en iyi uygulamaları geliştirme, MOBI gibi kuruluşlarla birlikte çalışarak otomobil endüstrisinin otonom sürüş için kazan-kazan senaryoları oluşturmasına yardımcı olma ve tüm bu sayılanların dışında sayısız toplantı ve görüşme yer alıyor. Yanlış ayarlanmış teşvikleri düzeltmek ve yaratmak amacında olduğumuz değerlerle uyumlu bir gelecek için çalışan vizyoner girişimleri, hükümetleri, STK’ları ve işletmeleri destekliyoruz.
Ancak DNS ve Web 1.0’ın vizyoner kahramanlarının da tecrübe ettiği üzere bazı tarafların Ocean Protocol’den memnun olmayacağını biliyoruz. Devasa veri siloları ve bütünleyici yapay zeka ekspertizleriyle Facebook ve Google gibi yerleşik şirketler büyük ihtimalle varlığımızdan memnun olmayacaklar. Bazen zor seçimler yapmak zorunda kalacağımızın farkındayız. Fakat DNS kahramanları gibi biz de değerlerimiz için ayağa kalkacağız, kendimizi bunun için hazırlıyoruz.
Ve sonunda insanlık için verileri demokratikleştirmeyi umuyoruz: mahremiyeti korurken toplumun geneline kontrol ve faydanın dağıtımını sağlamak istiyoruz. Belki başaramayacağız. Ama denemek zorundayız.
Daima ileri!
[1] Domain kavramını ortaya çıkartan Amerikan şirketi
[2] Alan Adı Sistemi, internet uzayını bölümlemeye, bölümleri adlandırmaya ve bölümler arası iletişimi organize ermeye yarayan bir adlandırma sistemi.
[3] Internet Corporation of Assigned Names and Number (İnternet Tahsisli Sayılar ve İsimler Kurumu). Kar amacı gütmeyen Amerika merkezli özel bir kuruluş.
[4] Burada Winston Churcill’in ünlü “Demokrasi en kötü yönetim formudur, şimdiye kadar denenenler hariç.” Sözüne bir atıf var.
[5] Personal Identifiable Information: Kişi tanımlayabilir bilgiler
[6] Brewster Kahle’nin “lock it open” deyişine bir atıf.
[7] General Data Protection Regulation, Türk Hukuku’na Kişisel Verilerin Korunması Kanunu olarak uyarlanmıştır.
[8] Bu yöntemle bir taraf, yani ispatlayıcı herhangi bir ek bilgiye gerek duymadan belirli bir ifadenin başka bir taraf için doğru olduğunu kanıtlayabilir.










