Akıllı Robotlar ve Felsefe

Akıllı Robotlar, insan gibi düşünebilen ve davranışlar sergileyebilen robotların yapılabilmesi için zihin ve zekanın nasıl çalışıldığının anlaşılması gerekmektedir. Bu alanda Cognitive Science (Bilişsel Bilim) ortaya çıktı.

Vikipedia’dan alıntı

“Bilişsel bilim, zihin ve zekânın işleyişini ele alan, zeki sistemlerin dinamiklerini ve yapılarını araştıran disiplinler arası bir yaklaşımdır. Çok geniş bir alanı kapsamasından ötürü bilişsel bilim alanında çalışan araştırmacıların bilişsel psikoloji, dilbilim, sinirbilim (neuroscience), yapay zekâ, dilbilim, antropoloji ve felsefe gibi alanlarda temel bilgilere sahip olması beklenir”.

Görüldüğü gibi yukarıdaki Felsefe’de bu alanlardan birisi. Yakın zamanda aldığım bir kitap içerisinde yer alan felsefi düşünceler geçmişte soyut bir noktada olsada bugün için Robotlar ve Yapay Zeka’da kullanılabilecek somut kavramlara dönüşme noktasında..

14ncü bölümde yer alan Prens ve Ayakkı Tamircisi bölümünde İngiliz Filozofu John Locke(1632 -1704) yılları arasında şu soruyu sormuş ?

“Zaman içinde birini aynı kişi kılan şeyin ne olduğunu ?”

Locke’a göre aynı “insan” olabilirim, ancak asla eskiden olduğum kişi olamam. Bu nasıl olabilirdi ? Locke zaman içinde bizi aynı kişi yapan şeyin bilincimiz, kendi benliğinin farkında olma olduğunu söylüyordu”

Gelecekte robatlara sizin bilinciniz yüklenirse, robotlar dünyaya sizin bilincinizle doğarsa nasıl bir şey olur acaba ? Aşağıdaki Unity videosunda bundan esintiler var aslında

35 nci bölümde Sorular Sormayan Adam kısmında Hannah Arendt Nazi Adolf Eichman incelemiş 1942'de Soykırım zamanında Auschwitz dahil Polonyada’ki toplama kamplarına nakledilmesinden sorumlu bu kişinin Kant Felsefesine göre yaşadığını. Devletin kendisine üstün ahlak olarak gösterdiği görevini hakkıyla yaptığını bu açıdan Ahlaki açıdan doğru yaptına inanan bir insandır.

Sadece kendisine atanan kurallara ve ahlak değerlerine göre işletilen bir Robot yeterlimidir. Bu soruları aslında Isaac Asimov Üç Robot yasası kitabında sorgulamaktadır.

Faydacılık ve hazdan bahseden bir felsefi düşüncede derki insanlar hep en fazla faydacılığa ve haz’a yönelecektir. Felsefe’nin Kısa Tarihini yazan kitap yazarı’da diyorki ozaman insanlar kendilerini mutlu hissedecekleri Virtual Reality cihazlarına kendilerini bağlarlardı .İnsanlar kendilerini sürekli mutlu etmek isterler çünkü ama gerçek dünyada böyle olmuyor diyordu. Belki’de yanılıyordur. Aşağıdaki resimden gelecekte insanların ne kadar kendilerini gerçek dünyadan soyutlayacaklarının bir göstergesi :)

Show your support

Clapping shows how much you appreciated Onur Dayıbaşı’s story.