Asgari ücretler artarsa ne olacak?

Asgari ücret ile ilgili senaryolar ana akım iktisadın ihtiyaç kuramları altında uzun zamandır tartıştığı bir konu. Fayda analizi yapamayan “garibanlar” da ne kadar çay ne kadar simit hesabı ile optimum ücret düzeyini tartışıyor bayadır. Ne olduysa oldu bu tartışmalar bürokrat katına çıktı, güçlü bir rüzgar esti, vaatler verildi. Şimdi asgari ücret 1300 lira olursa neler olur neler olmaz onları tartışıyoruz. Biz de bu tartışmayı makro iktisat modelleri çerçevesinde sürdürmeyi deneyelim.( Süreçle ilgilenmeyenler için yazının sonunda büyükçe yazılmış özet ve özet şedülü var.)

Çıkış noktası için iki ayrı senaryoya ihtiyacımız var. Birincisi, asgari ücretteki artışı işverenin ödeyeceği. İkincisi de asgari ücretteki artışın devlet tarafından ödeneceği.

Birinci senaryo ile yola çıkıyorum. Başlangıç için işsizlik ile asgari ücret arasındaki korelasyonun ne olduğunu anlamaya ihtiyacım var. 15 yıllık verileri taradığımda iki değişken arasında zayıf da olsa pozitif yönlü bir ilişki olduğunu görüyorum. Bu bilgiyi cebime koyup emek piyasasının yolunu tutuyorum:

Grafik-1: Emek Piyasası

Grafik-1'de emek arzı(Ls-turuncu) ile emek talebinin(Ld-mavi) başlangıçta E1 noktasında dengede olduğunu görüyoruz. Emek piyasası dengede olduğunda tam istihdam yani sıfır işsizlik var. Ama Türkiye’de sıfır işsizlik yok neden? Çünkü Türkiye’de denge nominal ücreti W1 düzeyinde değil. Eğer asgari ücret sınırı olmasaydı W1(diyelim ki 600 lira) üzerinden herkes istihdam edilebilecekti. İşsiz olanlar iradi işsiz sayılacaktı. Ama devlet ne yaptı? Denge ücretinin üstünde bir asgari ücret belirledi. Mor çizgi 2015 Kasımının 1.000 liralık asgari ücretini temsil ediyor. Bu durumda piyasanın dengesi bozuk:Emek talebi E2 noktasında, emek arzı E3 noktasında. Yani |E2E3| kadar işsizlik var. Hükümet asgari ücreti 1.300 lira yaptığında(kırmızı çizgi) emek talebi E5 noktasında emek arzı E4 noktasında. İşsizlik |E5E4| kadar. |E2E3|<|E5E4| olduğuna göre işsizliğin arttığını, istihdamın da L4 noktasına düştüğünü söyleyebiliriz.

Bu durum kısa vadede üretimin azalmasına neden olacak. Üretim azalırken işçilerin tüketiminin artması talep enflasyonuna neden olacak.

Şedül-1 : Y < AE

Şedül-1' de de görüleceği üzere elimizde daha çok tüketim daha az mal ve hizmet var. Bu kayıtsız şartsız talep enflasyonu manasına geliyor. Özellikle asgari ücretlilerin marjinal tüketim eğilimleri yüksek kişiler olduğunu hesaba kattığımızda tüketimdeki artışın keskin olacağını öngörebiliriz. Kısa vadede elimizde azalan üretim, artan talep ve artan fiyatlar var.

Uzun vadede olacakları öngörmek için önce para piyasasına gidelim:

Grafik-2: Para piyasası

Grafik-2'de para talebi ile para arzının bir araya geldiği para piyasasını görüyoruz. M/P Merkez Bankasının para arzını gösteren doğru. Dikey eksene paralel olmasının sebebi Merkez Bankasının faiz oranından bağımsız kendi iradesiyle para arzını belirlemesi. Ama fiyatlar genel düzeyi arttığında piyasadaki toplam paranın değeri azaldığı için sağa-sola kayması her zaman Merkez Bankası etkisiyle olmuyor. Grafikte de bunu görüyoruz. Para arzı sola kayıyor yani azalıyor. Çünkü fiyatlar genel düzeyi artmıştı. Yani piyasadaki toplam para değer kaybetti. Para talebi de azalıyor çünkü üretim azalmıştı. İnsanlar bir şeyler satın almak için daha az paraya ihtiyaç duydular. Ellerindeki paraları tahvil gibi şeylere harcadılar. Tahvil vb. kağıtlara talep arttı. Fiyatları yükseldi ve faiz düştü. Tahvil fiyatları ile faiz arasında ters yönlü bir ilişki var çünkü. Fiyat artışı uzun vadede güzel şeyler getirmiş oldu:

Para arzının düşüşü fiyatlarla, para talebinin düşüşü üretimle, faiz oranındaki düşüş hem para talebindeki hem de para arzındaki düşüş ile ilgili

Artan fiyatlar ve düşen faiz üretici için olumlu etmenler. Üretici Şedül-1'de gösterilen toplam talep artışını karşılamak için üretimini arttırmaya başlayacak. Faiz oranlarındaki düşüş de buna olumlu katkıda bulunacak. Karşımıza şöyle bir özet ve sonuç çıkacak:

Asgari ücretin artışı kısa vadede üretimi düşürdü. Tüketim yoluyla toplam talebi arttırdı. Bu durum fiyatların artmasına sebep oldu. Uzun vadede fiyat artışı para arzının daralmasına, üretim azalışı da para talebinin kısılmasına neden oldu. Para arzı ve para talebindeki daralmalar faiz oranını aşağı doğru sürükledi. Sonuçta hem faiz oranları düşmüş, hem fiyatlar artmış oldu. Üretici faiz oranlarındaki düşüşten ve fiyatlardaki artıştan faydalanarak üretimlerini arttırdılar.
Ben asgari ücretlerdeki artışın kısa vadede üretimi düşürdüğü, uzun vadede mevcut üretim seyrinden daha fazla üretim artışına sebep olduğu sonucuna vardım. Son bir şedül ile hepsini bir araya getirebiliriz:
üretim düşüşü emek talebindeki azalmadan, toplam talepteki artış asgari ücretteki artıştan, fiyatlardaki yükseliş üretimin azalırken toplam talebin artmasından, para arzındaki azalış fiyatlardaki artışlardan, para talebindeki azalış üretimdeki azalıştan, faiz oranındaki azalış para talebi ve para arzındaki azalıştan, son kertede üretimdeki artış faiz oranlarındaki düşüşten ve fiyatlardaki yükselişten meydana geldi. Asgari ücretin üretimdeki genişletici etkisi, üretimdeki daraltıcı etkisinden büyük oldu.
One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.