Facebook Libra ve Regülasyon İlişkisine İlk Bakış

Osman Gazi Güçlütürk
Libra’nın Logosu. Kaynak: Libra.org

Facebook ve daha bir çok önemli teknoloji şirketi tarafından desteklenen Libra Projesi küresel ödeme sistemleri ve kripto varlıkların yaygın kullanım kazanması açısından çok önemli bir adım ve etkileri açısından önümüzdeki günlerin de en çok konuşulan konularından biri olmaya devam edecek gibi gözüküyor.

1 Genel Bakış

Sosyal medya devi Facebook’un uzun zamandır beklenen kripto varlık projesinin manifestosu geçtiğimiz günlerde projenin internet sitesinde yayınlandı. Bu yazıda duyurulmasından itibaren geçen süre içerisinde Libra’nın regülasyon açısından çektiği tepkileri bazı temel noktalar açısından inceleyeceğim.

Öncelikle Libra ile ilgili bazı temel noktaları açıklığa kavuşturmakta yarar görüyorum. Çıkışı ve arkasındaki temel güç olması sebebiyle Libra temelde Facebook ile ilişkilendiriliyor ancak Libra aslında Facebook’a ait özel bir proje olmanın çok daha ötesinde. Libra projesi içerisinde aralarında PayPal, Visa, Mastercard, Vodafone, Uber, Spotify gibi dünyaca ünlü şirketlerin bulunduğu bir çok ortak var ve bu ortaklar İsviçre merkezli Libra Derneği (Libra Assocation) üzerinden Libra Projesi’nin yönetimine dahil olacaklar.

Facebook’un durumunun yarattığı taraflılık kaygısıyla ilgili olarak manifestoda açıkça sistem hayata geçirildiği zaman Facebook’un diğer üyelerle birlikte yönetime katılacağı ve aynı hak ve yükümlülüklere sahip olacağı belirtilmiş. Ayrıca Libra blokzinciri için deneme ağı açılmış olsa da Libra Coin’i 2020'ye kadar göremeyeceğiz.

2 Libra Neden Bu Kadar Ses Getirdi?

Kripto varlıklar zamanımızın ilgi çeken unsurlarından ve yeni projelerin ses getirmesine alışkınız. Ancak Libra duyrulduğunda işler biraz daha farklı şekilde gelişti ve kapalı bir çevre tarafından ilgiyle takip edilmenin ötesinde bu haber bir anda bütün dünya gündeminde ciddi ses getirdi.

Libra’yı bu kadar önemli yapan Libra’nın ne yaptığı değil ne yapmayı amaçladığı ve neyi temsil ettiği. Sonuçta mevcut sistemin aksaklıklarına tepki olarak çıkan ve ödeme aracı olma amacı güden kripto varlık fikrine biz Bitcoin’den aşinayız. Ancak Bitcoin’in aksine Libra bir siberpunk hareketinin sonucunda değil, uzun süren çalışmalar sonucunda, büyük şirketlerden alınan desteklerle ve önemli sosyal etkiler amaçlayarak yola çıkıyor. Üstelik arkasına da 1.56 milyar günlük aktif kullanıcısı olan Facebook gibi bir sosyal medya devini alarak yapıyor bunu.

Libra’nın manifestosu çok iddialı bir ifadeyle başlıyor:

Libra’nın amacı milyarlarca insana ulaşabilecek basit bir evrensel para birimi ve finansal altyapı oluşturmaktır.

Bu cümleden Libra’nın asıl amacının dünya genelinde finansal sisteme erişimi artırmak olarak anlaşılıyor. Bu noktada Bitcoin’in çıkışını ve manifestosunu hatırlamakta fayda olabilir. Bitcoin dünyayı 2008 krizine sürükleyen ve merkezi aracı kurumlara dayanan finansal sisteme tepki olarak doğmuştu ve nihai amacı aracıları ortadan kaldırarak masrafların düşürüldüğü, doğrudan kullanıcıdan kullanıcıya erişim sağlayabilen elektronik bir ödeme aracı ortaya çıkarabilmekti. Libra da aslında masrafların kısılması ve doğrudan kullanıcıdan kullanıcıya işlemlerin yapılabilmesi açısından finansal sisteme erişimi destekleyen benzer bir noktadan hareket ediyor. İki sistemin de temelinde finansal sistemin aslında daha az parası olan kişiler için çok daha pahalı olması ve bunun bir sorun olarak görülmesi yatıyor. Ancak Bitcoin sistemin güven mekanizmasını tartışmaya açarken Libra, en azından manifestosu üzerinde, bundan tamamen ayrılarak ve başta Facebook olmak üzere projeye dahil olan diğer kuruluşlara duyulan güveni kullanarak sosyal bir amaç hedefliyormuş izlenimi yaratıyor.

Bitcoin’in 10 yıllık ömrüne baktığımızda krizlere dayanıklı, yatırım aracı olarak kullanılabilen ve hala değerli şekilde işlem görmekte olan bir kripto varlık olduğu söylenebilir. Ancak ne Bitcoin ne de diğer kripto varlıkların geleneksel anlamda paranın yerine geçebileek kadar stabil, kullanıcıdan kullanıcıya bir ödeme aracı olmayı başardığını söylemek mümkün. Bitcoin’in bir değer depolama aracı olarak kullanılabileceğini kabul etmek kolay olsa da değerinin şu ana kadar hep değişken olması onu ekonomik anlamda para olarak değerlendirilmekten alıkoyuyor. Dahası değişim aracı olarak kullanılma açısından da Bitcoin ve diğer temel kripto varlıklar çok başarılı değiller çünkü bir çok kişi bu kripto varlıkları değişim aracı olarak kullanmak amacıyla değil değerlendiğinde satmak yani yatırım yapmak amacıyla alıyor.

Libra, bu problemleri dikkate alarak yola çıkıyor gibi gözüküyor. Manifestoda değerdeki dalgalanmalar ve ölçek sorununun diğer kripto varlıkların yaygın şekilde kullanılmasını engellediği ifade ediliyor. Bununla birlikte, başka bir ana sorun olan güven sorununu ise Libra her ne kadar açıkça ifade edilmese de arkasındaki kurumlara duyulan güvene dayanarak çözmeyi amaçlıyor. Gerçekten de bir çok kişinin daha önce alakası olmayan bir siteyle finansal ilişki kurmaktansa yıllardır kullanıcısı olduğu ve yakın çevresiyle yüksek oranda etkileşime girdiği Facebook ekosisteminde yeni finansal araçları kullanmaya daha sıcak bakacağı düşünülüyor.

Teknoloji şirketlerinin mevcut altyapılarını ve veri akışlarını kullanarak finans sektörüne giriş yapmaları yeni bir şey değil ve bunun kolaylık sağladığı da genel olarak kabul ediliyor. Bu trend TechFin olarak da adlandırılıyor. Uluslararası Ödemeler Bankası (Bank of International Settlement, BIS) 23 Haziran’da yayınladığı bir raporda teknolji şirketleri tarafından yapılan projelerin finansal sisteme erişimi artırmak gibi faydaları yanında sisteme bilinen ve bilinmeyen bazı riskler getirdiğini, etki alanları itibariyle bu şirketlerin mevcut finansal sistemi ve aracılık mekanizmasını önemli ölçüde değiştirebileceğini belirttikten sonra çözüm olarak ise geleneksel finansal sistem aktörleri olan bankalar ile büyük teknoloji şirketleri arasında uyumu sağlayacak ulusal ve uluslarararası işbirliği yapılması gerektiğini söylüyor.

3 Libra ve Regülasyon İlişkisi

Günün sonunda Libra finansal sistemler içerisinde faaliyet göstermek üzere tasarlanmış bir kripto varlık ve finansal sistemler katı regülasyonların bulunduğu bir alan. Bitcoin’in çıkışından beri kripto varlıkların hukuk ve regülasyon ile olan ilişkisi bir çatışma yolunu izledi aslında. Bitcoin’in çıkışında ve yayılmasına kadar geçen sürede temel kullanıcı kitlesi devletlerin egemenliğine ve hukuk sistemlerine dijital dünyada karşı çıkmayı hedefleyen bir kitle iken geldiğimiz noktadaki kurumsal aktörler regülasyonun kripto varlıklar için her zaman kötü sonuçlar doğurmayacağını ve yayılmada fayda sağlayacağını fark ettikten sonra düzenleyici kuruluşlarla işbirliği içerisinde hareket etmeye başladılar. Bu değişim özellikle regülasyondan kaçmak üzere açıkça sermaye piyasası aracı çıkarmadığını söyleyen ICO manifestolarının yerini sermaye piyasası aracı niteliğinde regülasyon dostu projelere bırakmasında kendini gösterdi.

Libra’nın manifestosundan Facebook ve diğer üyelerin blokzincir projeleriyle regülasyon arasındaki çatışmanın farkında olduğu anlaşılıyor. Manifestonun önemli noktalarından bir tanesi daha önceki blokzincir projelerinden bazılarının regülasyonları dolanmak amacıyla getirildiğini hatırlatarak, onların aksine finansal sektör ve düzenleyici kuruluşlarla yenilikçi bir işbirliği çağrısında bulunması. Libra manifestosunun yayınlanmasından kısa bir süre sonra Facebook Blockchain ekibi başındaki David Marcus bir açıklamasında Bitcoin ve diğer kripto varlıkların aksine Libra’nın verilerinin suçun önlenmesi ve düzenlemelere uygunluk amacıyla yetkili otoritelerle paylaşılacağını ifade etti. Bu da aslında blokzincir teknolojisini ilk çıkış amacından önemli ölçüde saptıran ancak aynı zamanda günlük hayatta yaygın kullanımın sağlanması için önem arz eden bir gelişme. Bir yandan Libra blokzincir teknolojisiyle birlikte anılan gizlilik, mahremiyet gibi unsurlardan fedakarlık yaparken bir yandan da her kesimden kullanıcının kullanabileceği, düzenleyici otoritelerle işbirliği içerisinde olan bir yapı yaratmaya çalışıyor. Üstelik Libra Blokzinciri aynı zamanda izne tabi (permissioned) bir blokzincir olduğu için zaten yapı olarak da daha merkezi bir nitelik taşıyor. Nitekim Ethereum’un kurucularından Joe Lubin Libra’yı ‘merkezi olmayan kuzu postunda merkezi bir kurt’ olarak değerlendiriyor. Libra’nın bu melez yapısının ve zaman içerisinde geçireceği değişikliklerin regülasyonle etkileşimini ise özellikle proje hayata geçtikten sonra yoğun şekilde göreceğiz gibi gözüküyor.

3.2 Libra’ya Yönelik İlk Tepkiler

Beklendiği üzere özellikle Facebook’un içinde bulunması ve potansiyel etki alanı sebeplerliyle Libra’nın manifestosunun yayınlanması tüm dünyada düzenleyici otoritelerin ve hatta hükümetlerin dikkatini çekti.

Manifestonun yayınlandığı gün ABD Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesi Başkanı Maxine Waters Libra Projesini Facebook’un kontrolsüz genişleme adımlarından biri olarak nitelendirdi ve Kongre ile ilgili düzenleyici kuruluşlar inceleyene kadar projenin durdurulması talebinde bulundu. Temsilci Patrick McHenry ise Waters’dan Libra Projesi’nin görüşülmesi için bir oturum ayarlanmasını talep etti. McHenry mektubunda şu ifadeleri kullandı:

… Mevcut diğer kripto varlıkların aksine, Facebook’un dünya çapında etkili olabilecek büyük ölçekli bir platformu var ve bu durum küresel ödemeleri ve dijital ödeme sistemlerini etkileyebilir.

Bu yeni teknoloji finansal sisteme erişimi sağlama ve ödemeleri hızlandırma açısından özellikle gelişmekte olan ülkeler açısından gelecek vaat etse de projenin kapsamı ile ölçeği ve mevcut küresel finansal düzenlemelere uygunluğu açısından açık uçlu bir çok sorunun bulunduğunu biliyoruz. Libra Projesi’nin anlaşılması biz politika belirleyicilerin görevidir. Söylentilerin ve spekaülasyonların ötesine geçerek bu projenin ve mevcut finansal sistem üzerindeki daha önce görülmemiş olası etkilerinin incelenmesine imkan veren bir platform yaratmalıyız.

Diğer yandan İngiltere Merkez Bankası Bank of England’ın (‘BoE’) başkanı Mark Carney bankanın geleneksel büyük bankaların yanından FinTech şirketlerine de ödeme sistemlerine ve bilançolara erişim sağlama üzerinde çalıştıklarını ifade etti. Carney bu reformun sebebinin küçük işletmelere geleneksel bankalar tarafından finansman sağlanmadığını gösteren bir araştırma raporu olduğunu belirtti ve şu vurguyu yaptı:

… mevcut finansal sistem zamanın gerisine kalmış olup startupların ve küçük şirketlerin büyümesi için gereken fonları bu işletmelere sağlamamaktadır.

Carney’nin bu açıklaması ve BoE’nin reformist hamlesi aslında Libra’nın manifestosunda da ana amaç olarak gösterilen finansal sisteme erişimi artırma amacıyla örtüşüyor. Daha özelde ise Libra Projesi için Carney projeye açık fikirlilikle yaklaştıklarını ancak kapıları sonuna kadar açmadıklarını ifade etti. Carney, Libra Projesi üzerinde büyük banka ve finansal kurumların doğrudan düzenleyici gözetleme yetkisine sahip olmaları gerektiğini ve böyle büyük boyutlu bir projenin bir grup teknoloji şirketinin kontrolünde bırakılamayacağını söyledi.

Carney’nin gözetleme yetkisine dair açıklamarıyla paralel olarak Fransız Ekonomi Bakanı para çıkarmanın devletlerin egemenlik yetkisine ilişkin olduğu ve özel şirketlere bırakılamayacağı yönünde açıklamalarda bulundu. Bakan, ayrıca Libra Projesi’nin terörizmin finansmanı veya diğer yasadışı faaliyetlerde kullanılamayacağı ve tüketicilerin bu platform üzerinden yapacakları işlemlerde korunacakları yönünde garantiler talep edeceklerini bildirdi.

Fransa ayrıca dönem başkanlığını elinde bulundurduğu G7 bünyesinde de kripto varlıkların regülasyonları üzerine bir çalışma grubu oluşturacağını duyurdu. Fransa Merkez Bankası Başkanı François Villeroy de Galhau söz konusu birimin Libra gibi kripto varlık projelerinin kara paranın aklanması ve tüketicinin korunması gibi kurallar kapsamında düzenlenebilmesi için merkez bankalarının yapabilecekleri üzerine çalışacak.

Libra’ya uygulanacak düzenlemelere ilişkin durum diğer ülkelerde de çok net değil. Avustralyalı bir yatırım firması sadece Avustralya’da faaliyete geçebilmek için Libra’nın en az beş düzenleyici otorite iznine ihtiyaç duyacağını açıklamıştı. Daha sonra ise Avustralya Merkez Bankası Başkanı Philip Lowe Libra’ya temkinli yaklaşılması gerektiği ve önemli regülasyon sorunları olduğu ve bunların konuşulması gerektiği yönünde açıklamalarda bulundu. Lowe ayrıca ülkede sadece telefon numarası bilmek suretiyle kişiler arasında beş saniye içerisinde para transferine imkan veren etkili bir elektronik sisteme sahip oldukları için projenin Avustralya’da yaygınlık kazanamayacağını düşündüğünü belirtti.

Rusya’da ise Rusya Federal Meclisi’nin bir alt parçası olan Devlet Duması’nın Başkanı Libra’nın Rusya’da yasal olmadığını, ülkenin finansal sistemine bir tehdit oluşturduğunu ifade etti. Ayrıca Libra’nın ABD tarafından ekonomik yaptırımlara tabi tutulan ülkelerde ve kripto varlıklar ile kripto varlık borsalarını yasaklayan ülkelerde faaliyete geçmemesi bekleniyor. Bu da aslında Çin ve Hindistan gibi önemli ülkelerde Libra’nın aktif olamayacağını gösteriyor. Çin’de Facebook’un etkinliği zaten yok ancak Hindistan Facebook’un üye sayısı açısından en büyük pazarlarından bir tanesi.

Uzun lafın kısası, Libra’nın önünde ulusal düzenlemeler, düzenleyici kuruluşlar ve uluslararası organizasyonlar açısından kat etmesi gereken uzun bir yol var gibi gözüküyor.

4 Libra Coin, LIT ve Hukuki Nitelik

Kripto varlıkların hukuki statüsü hala süregelen önemli bir tartışma konusu. Libra’nın manifestosunda Libra “milyarlarca insana ulaşabilecek basit bir evrensel para birimi ve finansal altyapı” olarak tanımlanıyor. Ancak Libra’nın ekonomik ve hukuki anlamda bir para birimi olup olmayacağı, mevcut ödeme sistemlerinin yerine geçip geçemeyeceği projenin uygulanması sürecinde zamanla göreceğimiz bir şey.

Öncelikle Libra’nın yapısı hakkında biraz bilgi verelim. Libra Ağı yeni oluşturulacak ‘Libra Blokzinciri’ üzerinde işleyecek. Bu blokzincir ‘Move’ programlama dilini kullanıyor ve akıllı sözleşmeleri de destekliyor. Bu ağın içerisinde kullanıcıların yanında onaylayıcı rolünü üsteyen aktörler -ki bunlar aynı zamanda Libra Derneği’nin üyeleri- de bulunuyor. Libra Blokzinciri ilk aşamada izne tabi (permissioned) bir blokzincir ancak manifestoda bu tercihin sebebi olarak henüz büyük boyutlu bir ödeme sistemi projesini güvenli ve büyük ölçeklerde işlem yapacak şekilde sürdürülebilir kılan bir altyapının bulunamamış olması gösteriliyor ve zaman içerisinde izinsiz, açık (permissionless) bir blokzincire geçileceği belirtiliyor.

Libra sisteminde aslında iki adet kripto varlık var. Bunlar Libra Coin ve Libra Investment Token (LIT). Sistemdeki varlıklar Calibra adı verilen bir cüzdanda tutuluyor. Calibra, ayrı bir uygulama yanında WhatsApp ve Facebook Messenger üzerinden de erişilebiliyor olacak.

Libra Coin, işlevsel açıdan aslında bir ödeme amaçlı kripto varlık (payment token). Ancak benzerlerinin aksine fiyat dalgalanmalarını önlemek ve kullanıcılara Libra Coin’in her zaman yakın değerlerde olacağına dair güven verebilmek amacıyla Libra Coin düşük fiyat dalgalanmaları yaşayan bir grup varlık sepetine dayalı şekilde çıkarılacak. Bu sepet banka mevduatları ve prestijli merkez bankalarının para birimleriyle çıkarılan devlet tahvillerinden oluşacak. 2020'deki faaliyet başlangıcınde Libra dört ana para birimine dayalı varlıklar tarafından desteklenecek: Amerikan Doları (USD), Euro (EUR), İngiliz Sterlini (GBP) ve Japon Yeni (JPY). Bu sayede, Libra’nın spekülatif değil gerçek bir değerinin olması amaçlanıyor.

Bir varlık sepetine dayanması açısından Libra Coin ‘stablecoin’ olarak adlandırılan stabil kripto varlıklara benziyor. Ancak yerleşik kullanımda anladığımız şekliyle stablecoin’ler tek bir para birimine değeri endekslendiğinden aslında stabil değerli kripto varlıklar arasında da Libra Coin farklı bir yerde bulunuyor. Nitekim manifestosunda da Libra Coin’in değerinde dalgalanmaların olacağı kabul ediliyor ancak amaç bu dalgalanmaları en aza indirgeyerek görece stabil, güven veren, öngörülebilir bir değerde Libra Coin’i tutabilmek. Manifestoda Libra Coin’in dayandığı varlık sepetinin düşük enflasyondan etkilenme özelliğinin Libra Coin’e de sirayet edeceği ifade edilmiş. Aslında Libra Coin’in bu alt yapısı şu anki sistemimizden çok altına dayalı para sistemine benziyor.

Dolaşımdaki Libra Coin miktarı Libra Derneği tarafından kontrol edilecek. Ancak bu kapsamda Dernek’in de yetkileri son derece kısıtlı. Dernek sadece yetkili satıcılardan gelen taleplere cevap vermek adına Libra Coin’leri yakabilecek veya yenilerini çıkarabilecek. Bu sayede tüm Libra Coin’ler her zaman değeri görece stabil bir varlık rezervince desteklenmiş olacak. Yetkili satıcılardan gelen taleplere ve ödemelere göre bu rezerv de artıp azalacak.

Libra Ağı’ndaki ikinci kripto varlık, LIT, ise aslında Libra Coin’in dayandığı rezerve yönelik haklar veren tipik bir yatırım amaçlı kripto varlık (asset token/investment token). Libra Coin’in değerini desteklemek için oluşturulan rezerv düşük riskli yatırımlarda değerlendirilecek ve buradan gelecek miktar öncelikle işletme masraflarına, Libra ekosisteminin geliştirilmesine, büyümekte olan yatırımların ve kar amacı gütmeyen çok uluslu organizasyonların desteklenmesine harcanacak. Libra Coin sahipleri rezervin yönetilmesinden gelen bu gelirden pay alamayacakken bu harcamalar yapıldıktan sonra kalan miktar LIT sahiplerine kar payı olarak dağıtılacak. Bu açıdan LIT’in bir çok hukuk sisteminde sermaye piyasası aracı niteliğinde bir kripto varlık (security token) olarak değerlendirilmesi ve sermaye piyasası düzenlemelerine tabi olması olasılık dahilinde.

5 Değerlendirmeler

Libra ilk bakışta hızlı şekilde yayılmaya devam eden kripto varlık furyasının başka bir ayağı olarak gözükse ve fikri temelleri çok yeni olmasa da projenin ortaya çıkarılış amacı ve Facebook gibi dünya çapında önemli etkisi olan bir sosyal medya devi tarafından desteklenmesi sebebiyle aslında bu alana yeni soluk getiren bir proje ve sadece yeni bir kripto varlıktan daha fazlası olmaya aday.

Regülasyon açısından ise tartışmaların daha yeni başladığını ve henüz çok kesin bir şey söyleyemeyeceğimizi kabyl etmek gerekiyor. Libra’nın manifestosunun yayınlanmasının üzerinden neredeyse sadece bir hafta geçti ama dünyanın farklı bölgelerinden hükümetlerden ve ilgili düzenleyici otoritelerden önemli tepkiler ortaya çıktı.

Dillendirilen kaygılar aslında teknik hukuk anlamında benzer esaslara dayanıyor. Bunlar kara para aklamanın önlenmesi, yasadışı faaliyetlerde kullanılma riski, tüketicilerin korunması, mevcut finansal regülasyonlarla ilişki vs. Ancak Facebook’un dahil olmasıyla gelen platform avantajı yüzünden bu kaygıların boyutu da artmış durumda. Libra’nın daha başlangıç aşamasında hatta daha öncesinde dünya çapında merkez bankalarıyla ve düzenleyici kuruluşlarla görüşmelerde bulunması ve işbirliğine açık olduğunu duyurması regülasyon açısından sorunlar üzerine anlaşmaları kolaylaştırabilir. Ancak dünya çapından farklı hukuk sistemlerinin dahil olacağı düşünüldüğünde ortaya çıkacak sorunların da daha karmaşık olabileceği ve nihai bir noktada uzlaşmanın hem Libra ile devletler arasında hem de uluslararası düzlemde devletler arasında çok kolay olmayacağını söylemek mümkün.

Bu alandaki en tipik tartışmalardan olan kripto varlıkların hukuki niteliği kısmında ilk söylenebilecek şey Libra Coin’in bir ödeme amaçlı kripto varlık olduğu ve bu sebeple şu aşamada bazı ülkelerde izin gerektirmekle birlikte genel anlamda kara paranın aklanmasına ilişkin düzenlemeler haricinde spesifik bir kurallar bütününe tabi olmayacağını söyleyebiliriz. LIT ise yukarıda bahsedildiği üzere bir sermaye piyasası aracı olarak değerlendirilmesine sebep olacak unsurlar taşıyor. Burada yine projenin büyüklüğü ve gelen tepkiler düşünüldüğünde Libra Projesi’nin kripto varlıkların düzenlenmesi açısından bu alandaki uluslararası işbirliğini hızlandırıcı etki yapması mümkün olabilir. Nitekim yukarıda açıklandığı üzere daha ilk günlerinde bir çok devletten olumlu-olumsuz tepkiler alıp bir de G7 gündemine girmeyi başardı.

Bunların ötesini ise zamanla göreceğiz. Libra Projesi, daha uzun bir süre kripto varlık dünyasında gündemi meşgul edecek gibi gözüküyor.

Osman Gazi Güçlütürk

Written by

Lawyer | IP&IT&Blockchain Law| PhD Candidate in Law & Computer Science| Self-taught Coder | LL.B. (Galatasaray) - LL.M. (LSE) - M.A. (Ankara) - MJur (Oxon)

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade