Paddington tren istasyonu

Tanrı ile diyalog

Geçen gün tanrı ile tanıştım.

Ne düşündüğünüzü biliyorum, tanrı olduğunu nereden biliyordun ?

Hikayede ilerledikçe nereden bildiğimi açıklayacağım, fakat beni ikna etmesini sağlayan şey; sorduğum bütün sorulara, ama gerçekten BÜTÜN sorulara verdiği cevaplar oldu. Ne sorarsam sorayım, akla yatkın ve tatmin edici cevaplar aldım. Sonunda onun tanrı olduğunu kabul etmek benim için çok daha kolaydı.

İşin garibi hala bir ateistim, ve bu konu üzerinde onunla anlaştık.

Herşey 8:20 Paddington’dan kalkan trende başladı. Kendime pencere kenarında, sessiz sakin bir yer buldum. Çevrede tek bir bağıran çocuk, çalan tek bir cep telefonu yoktu. Gazetemi açıp okumaya başladığım sırada içeri girdi.

Peki neye benziyordu ?

Emin olabilirsiniz ki hayal ettiğinizden çok daha farklıydı. 30'lu yaşlarda, kot pantolon giyen ve üzerinde “Gulyabani” yazılı basit bir tişört olan biriydi. Dışardan göründüğü kadarıyla bir sosyal hizmet görevlisi veya kendim gibi bir programcı olabilirdi.

“Burada oturan var mı ?” dedi.

“Buyrun” diye cevap verdim.

Oturdu, rahatladı, ben de gazeteme geri döndüm. Tren kalktı ve birkaç dakika sonra benimle konuşmaya başladı.

“Size bir soru sorabilir miyim ?”

Birkaç soruyu aldırmayacağımı ima eden bir ses tonuyla “Evet” dedim ama gerçekten uzun bir diyaloga girecek modda değildim.

“Neden Tanrıya inanmıyorsunuz ?”

Devamı ->