Sanatın Kim İçin Olduğu Hakkında Düşüncelerim (Sanat sanatçı içindir.)

Genelde edebiyat olmak üzere yıllardır sanat çevrelerinde bahsi geçen, bir türlü uzlaşıya varılamayan ve insanların ikiye bölündüğü bir konu: Sanat, sanat için midir; yoksa toplum için midir? Herkesin kendince haklı nedenleri olmakla birlikte bir fikri vardır bu konu hakkında. Bu iki fikri de ayrı ayrı düşündüğümüz zaman bir çok eksileri veya artıları olabilir fakat bu iki fikri ayrı ayrı düşünmek bence imkansızdır. Çünkü sanat, tarihte yeri geldiğinde sanat için, yeri geldiğinde toplum için olmuştur. Benim bu konuya yaklaşımım ise çok farklı. Bence sanat, toplum için olabilir, biraz şüpheci yaklaşsam bile sanat, sanat için de olabilir fakat; benim için her şeyden önce sanat, sanatçı içindir.

Sanat, sanat içindir düşüncesi doğrultusunda; sadece sanat yapmış olmak için, güzele ulaşmak için sanat icra etmek benim penceremden bakıldığında geçerli bir tutum değil. Benim felsefeme göre tek amaç bu olmamalı. Sanat, toplum içindir düşüncesi doğrultusunda da; bazen sanatçılar, toplumu bilinçlendirmek, bilgilendirmek için sanat icra ederler. Bazı düzensizlikler, bazı toplumsal aksaklıklar sanatçılar tarafından, topluma doğruyu göstermek amacıyla sanat icra edilerek düzeltilme çabasına girilebilir. Bu anlaşılabilir bir şeydir fakat toplum yararı gözetilse bile sanat için ilk amaç bu da olmamalıdır.

Sanatın topluma veya bir zümreye verdiği faydadan değil, sanatın sanatçıyla ilişkisinden bahsetmek istiyorum ben. Sanat icra eden kişi için ilk amaç kendini mutlu etmek olmalı. Sanat yapan insan içindekileri dökmek için, rahatlamak için, varsa sıkıntısını dışa vurmak için sanat icra eder. Kısacası sanat, duyguların dışa vurumudur. Başka çabalar işin içine girdiği zaman o yapılan sanat değildir benim için.

Yazılmış öyle dizeler, bestelenmiş öyle notalar, çizilmiş öyle resimler var ki; en katı ruhlu insanın bile içindeki sanat aşkını ortaya çıkarabilir. Fakat yine de her müzik, her tablo, sanat eseri kimliği taşımaz. Hangi nedenler için bestelendiği ve çizildiği de önemlidir. Ressam, para kazanmak için bir tablo resmedip satarak, bunu meslek haline getirirse sanatçı değil sanatkar veya zanaatkar olur ve bu, gerçekten saygı duyulması gereken bir olay olduğu gibi yine de benim gözümde tam bir sanat yapıldığı düşüncesini oluşturmaz.

Sanat, önce sanatçıyla ilişkilidir ve en genel anlamıyla sanatçının yaratıcılığının ve hayal gücünün ifadesi olarak anlaşılır. Başka unsurlarla ilişkisi aranamaz bile. Son olarak, dediğim gibi benim düşüncelerime göre sanat, sanatçı içindir ve başka şekilde tanımı yapılmamalı, başka bir amaç aranmamalıdır.