Windows bilgisayarları duvara vurma isteği uyandıran olaylar.

Windows işletim sisteminden oldum olası nefret etmişimdir. O çirkin arayüzü, stabil olmayışı ve benzeri bir çok sebep beni hep Windows’dan nefret ettirmiştir. Son zamanlarda çıkan Windows ile ilgili reklamlarla da iyice batmaya başladı ben de Windowsla ilgili bir yazı yazmak istedim.

Aynı dertten muzdarip insanların bu duruma önerisi çoğu zaman Ubuntu ve benzeri Linux tabanlı işletim sistemleri kullanmam yönünde olmuştur. Bu önerileri göz önünde bulundurarak kendimi Windowstan kurtarmak için bu çözümleri denedim. Ancak Linux tabanlı işletim sistemleri benim için pek kullanışlı olmadı. Linux sistemlerin temelinde açık kaynak felsefesi olduğu için bu kez çok fazla uygulamanın eksikliğini hissettim. Linux sistemler benim açımdan pek işlevsel olmuyordu. Ek olarak bir de hepsi ne kadar hoş arayüzlere sahip olsa da kullanımda çoğu zaman kodlara başvuruyorsunuz bu da bana çok kullanışlı gelmediği için bu çözüm benim için etkili olmadı.

Konumuza gelicek olursak, bu yazıda öyle bütün sebepleri sıralamayacağım. O şekilde bir yazı yazmaya ne gücüm yeter ne zamanım, çünkü bu [buraya hoş bir kelime gelebilirdi] işletim sistemini kullandığım her beş dakikada bir bu bahsettiğim sebeplerden birini keşfedebiliyorum.

Benim çok severek aldığım harici bir monitör ve klavyeye bağlayarak kullanırken hiç sorun yaşamadığım dizüstü bilgisayarımı duvara vurma isteği oluşturan sebebim çoğu Windows işletim sistemi kullanan insanların dertleri olan hemen virüslenmesi veya format ihtiyacı doğması gibi performans açısından kötü etkileyen sebepler değil. Çok basit bir sebebi var. Ölçeklendirme. Retinalı Macbook’lardaki beni en çok imrendiren şey budur (Tabi MacOS’un muazzam arayüzünden ve stabilitesinden burada bahsetmiyorum. Bu konuyla ilgili ayrı bir yazı bile yazabilirim.) Yıl olmuş 2016 hatta bir kaç aya 2017 ben hala 15.6" ekranda 1920x1080px çözünürlük kullanırken kör oluyorum. Bildiğin kör oluyorum. Çünkü bu şekilde herşey o kadar küçük oluyor ki kullanımı gerçekten inanılmaz şekilde zorlaştırıyor. Windows kendisi varsayılan olarak 120% gibi bir ölçek öneriyor ayarlarda. Ancak bu kez herşey çok gereksiz şekilde büyüyor, görüntülerde, ikonlarda bazı uygulamalarda bulanıklık/bozukluk oluyor hiçbir şey ekrana sığmamaya başlıyor. Çözünürlük dediğimiz şeyin her gün gelişmesinin sebebi daha yüksek çözünürlüğün daha net, okunabilir ve daha kaliteli bir görünüm oluşturması. Herşeyi daha küçük yapmak değil. Çünkü çoğu insan Windows kullandığı için daha yüksek çözünürlüğün ekrandaki objelerin küçülmesi sanıyor çünkü Windows da bu olay bu şekilde oluyor.

MacOS İşletim Sisteminde Ölçeklendirme Ayarları (Kaynak: https://support.apple.com/en-us/HT202471)

Retina Macbook’larda 2560x1600px gibi çözünürlüklere sahip ekranlar olmasına rağmen bugüne kadar hiç bişeyin küçücük kaldığını veya okunamaz halde olduğunu görmedim. Bunun aksine herşeyin saçma bir şekilde büyüdüğünü ve ekrana sığmama gibi durumlarla da karşılaşmadım. Çünkü MacOS gerçek bir ölçek sistemine sahip ve gerçekten başarılı bir şekilde ayarlanmış. Bence Windows daki ölçeklendirme sistemi büyüteç mantığıyla çalışıyor. Mac’lerde çözünürlük arttıkça okunabilirlik ve görüntü kalitesi artarken Windows da kullanılabilirlik azalıyor.


Son zamanlarda beni en çok rahatsız eden olaydan bahsetmek istedim. Yoksa Windows’dan nefret etmek için bu sebep çok küçük daha ne kadar insanı çileden çıkaran şeylerle dolu bu sistem. Aklıma geldikçe bu olayları buraya yazmayı düşünüyorum.