İnsan gerçekten hayret ediyor

Siyaset ve hukuk, namuslu ve ahlak sahibi insanların müessesesi olması gerekirken, bizim ülkemizde genellikle “kaypaklığın” “riyakarlığın” “yalan dolanın” toplandığı alan olarak zikredilir.

Avukat olmak için yalancı, siyaset yapmak için tabiri caizse “geniş bir insan” olacaksın.

Hep böyle duymuşuz, örnekleriyle de tescil etmişizdir.

Biz ne kadar bu bozuk düzene galip gelmek için yola çıksak da sonumuzun, yukarıda tabir edilen sıfatlar gibi olacağı bilinir.

Bunları neden mi söylüyorum?


Bu ülkeden çok siyasetçi geldi geçti ama halk nazarında, ülkeyi ve dünyayı bu denli etkisi altına alan, bu kadar dost ve düşman edinen bir lider daha görmedik. Recep Tayyip Erdoğan, şüphesiz 21. Yüzyıl Türkiye’sine söyledikleri, söyleyecekleri; yaptıkları ve yapacaklarıyla damgasını vuran bir siyasetçi.


Peki Tayyip Erdoğan, yazımın en başında söylediğim siyasetçi kriterlerine uyuyor mu?

Genel olarak konuşan tüm büyüklerimize göre “mantıken” uyması gerekirken, ülkenin %50’sine göre uymuyor. Çünkü seçmenin yarısı onun yalan söyleyebileceğine inanmıyor. Çünkü seçmenin yarısı onun “kaypak bir siyaset” yolu izleyeceğine ihtimal vermiyor.

  • Hırant Dink alçakça bir suikasta kurban gitti.
  • Uludere’de ülkenin savaş uçakları, bu ülkenin “kaçakçı” vatandaşlarını “terörist” diye bombaladı.
  • Muhsin Yazıcıoğlu insafsızca suikasta uğradı.
  • Tahir Elçi göz göre göre öldürüldü.
  • Ülkenin dört bir yanında bombalar patladı, yüzlerce vatandaşımız hayatını kaybetti.

Daha neler neler oldu…

Bunları neden mi yazıyorum? Şöyle bir bakınca aralarında bir ilişki yok.

Yukarıda yazmadıklarım yazdıklarımdan pek çok. Ve bunların hepsi Tayyip Erdoğan döneminde oldu. Ve zamanında Tayyip Erdoğan’ın pek de ses çıkarmadığı şeyler.

Şimdiyse yukaridakilerin çoğu Fetö’ye bağlandı. Fethullah’ın askerleri, polisleri, adamları yaptı.

Ve göreceksiniz ki daha neler neler Fetö’nün üstüne kalacak.

İnsan gerçekten hayret ediyor…

Rus uçağını da Fetö düşürmüş.

Dış ilişkilerin bu denli çökmesinin müsebbibi de onlarmış.

İnsan gerçekten hayret ediyor…

Tayyip Erdoğan, Fethullah Gülen’le beraber yürümüş çünkü ona inanmış, aldanmış. Yoksa onun “başkalarının adamı” olduğunu bilse, böyle alçakça şeyler yapabileceğini aklından geçirse, devleti ele geçireceğini düşünse, ülkede ne faili meçhuller işleyeceğini hayal bile etse, tövbe haşa onu yanında tutar, meydanlardan ona “dön gayrı” çağrısı yapar mıymış?

Cumhurbaşkanına sormak isterim:

  1. Fethullah Gülen neden ısrarla ABD’ye göçmek istedi?
  2. Başvurusunda ona CIA ekibinin referans olduğunu bilmiyor muydu Tayyip Bey?
  3. Polis ve Askeri teşkilat, bu örgütün elemanları tarafından ele geçirilirken, “onlar Allah dostu, hiç değilse Kemalist yapılanmayı bu teşkilatlardan kazırız” mı dedi?

Son bir soru da size:

Tayyip Erdoğan hangi siyasetçi grubuna giriyor?