merak uyandıran başlık

“servis bekletilmez, beklenir.”

-mustafa kemal atatürk

adam 1: “sanırım bu konuda da bir şeyler söylemek isteseydi. böyle bir şey söylemesi muhtemeldi.“

adam 2: “ancak konumuz bu değil. bugün burada sizlerle servisçilerin sorunları dışında başka konular konuşmak için topladım. ülkenin tek sorunu servisçiler değil. bugün buraya sizleri yaklaşan büyük bir tehlikeden haberdar etmek için topladım.”

(bir süre kimse gelmedi.)

söylemem gereken şeyi, söylemeden ölmem gerektiği için cümlelerimi olabildiğince uzun tutmaya çalışıyorum. sahne arkasından gelmesi gereken katil henüz gelmedi. pek geleceği yok gibi.

hazır sizi bulmuşken, eh biraz da vaktimiz varken, size bir kaç önemli bir şey anlatabilirim. her zaman kalabalık seyirciler ve güzel sahnelerde oynama fırsatı bulamıyoruz. biletleri bazen ücretsiz dağıtmamıza rağmen seyirci gelmiyor. (ülkede sanata ilgi yok.)

(bu bölüm kapalı gişe oynanmaya başlandığı zaman eklenecek.)

adam 3: “bakmayın bizim oyunun kapalı gişe oynandığına. steve jobs pazarlama taktiği kullandık. ön görülenin yarısı kadar ürün üretip, insanları ürün deli gibi satıyor, bak şıp diye tükendi algısı aşıladık. üstelik bunu nolan tekniği kullanmadan yaptık. yani steve jobs bunu yaptı. adam tam bir pazarlama dahisiydi. kefenin cebi yok görüyorsunuz. milyarlarca doları arkasında bıraktı. adamı kendi işinden kovdular. ceo olarak geri döndü.”

(siyah takım elbiseli adam sahneye girer. sahnedeki diğer adamlar önce donar sonra yavaşça kaybolur. adam konuşmaya başladığı sırada arkasından yavaşça pamuk prenses’in o meşhur öpücük sahnesi belirmeye başlar.)

adam 4: dedi. sahnede. bir an duraksaydı. bir süre önce öptüğü prenses henüz uyanmadığı için aradaki sürede seyirciyi oyalamaya çalışıyordu. henüz yeni tiyatrocu olmuştu ve ilk defa bu kadar az insan karşısında oynuyordu. daha önce en azından salonda 4 kişi olduğu zamanlar olmuştu. o 4 kişi de salonda birbirlerinden en uzak noktada oturuluyorlardı. sanki tiyatro salonu değil de, bir pisivuar başıydı.

okuyucuya not

bu yazdıklarımı buraya kadar okuyan varsa, bir delinin hatıra defterinde olduklarını belirtmek isterim. aslında bunu başta belirtip, burada hatırlatmak daha mantıklı olabilirdi. bunu da başka bir zaman yaparız artık. her şeyi şu anda yapmamız mümkün değil. mümkün olsa çok kötü olurdu. ya da her şeyi yapma zorunluluğun olsa.

full hd ekran: ölemeden önce zorunlu olarak yapılması gerekenler listendi 101.

büyük birader şiddetle yapmanızı tavsiye ediyor.

  1. küçük şişko bir kızı bir sahneye çıkartıp, bir şeyler yaptırıp. kalabalık bir gurupla birlikte alkışlayın.
  2. hayatınız boyunca en az bir insan gülümseyin.
  3. eğer mümkünse düşüne bir tekme de siz atın.
  4. bir fakir giydirin. ancak asla bir fakir olmayın.
  5. bir fakir evlat edinin. ona zengiliğin iyiliği ve güzelliğini hatırlatın.
  6. maddenin kusursuzluğunu etrafınızdaki en az 3 kişiye anlatın.
  7. bir kıymetli edinin.
  8. yabancı bir filmin adını çok kötü çevirin.
  9. tutmayan bir süper kahraman filmi yapın.
  10. adsız alkolikler derneğine katılın.
  11. bir kadınla, ya da tercihe göre bazı durumlarda bir erkekle cinsel ilişkiye girin.
  12. bir günün tamamını kitap okuyarak harcayın. bir daha hayatınız boyunca kitap okumayın.
  13. eski ve yeni tanrılara ibadet edin ama inanmayın.

ilk 13'ü yaptıktan sonra, bir üst seviyeye geçmek için veterineriniz ve psikoloğunuz ile iletişime geçin.

zorlu şartlar altında lütfen şarkı söyleyiniz.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.