Aslında ben Youtube’dan Kobra Murat videoları izleyecektim

Aslında ben Youtube’dan Kobra Murat videoları izleyecektim. Devlet Youtubeu kapatınca ben de sıkıntıdan bu yazıyı yazdım.

Saçma sapan bir Changeorg kampanyası başlatılmış.
Bağlantıyı paylaşıp daha fazla insanın bu SALAK kampanyayı görmesini istemiyorum o yüzden içimdekileri buraya kusacağım.
TC vatandaşlığına geçen her Suriyeli zaten askere alınıyor. Benim askerlik yaptığım yerde 3 tane vardı. Ama bu kampanyayı oluşturan ve destekleyenler Suriyelilere vatandaşlık verilmesini de istemezler. Başka çözüm bulunsun derler ama o iş öyle olamıyor maalesef. Vatandaşlık vermeden kimseyi savaştıramazsın. Bütün dünya tepene biner. Sonra zaten bu insanlar savaştan kaçmış. İnsan öldürmemek ve kendisi de ölmemek için kaçmış. Eline silah almamak içni kaçmış. Ulan ben 12 ay Ağrı Doğubeyazıt’ta askerlik yaptım. -42 dereceye kadar soğuk gördüm. 6 kilometre yürüyerek devriye attıktan sonra çoraplarımı çıkarabilmek için önce çorapları kırmam gerekiyordu. Buz tutuyordu çünkü çoraplar. Silah eldivenimize yapışıyordu. Bir kere elektrik direkleri yıkıldı ve onarılana kadar ortalama -15 derecede bir hafta boyunca ısıtıcımız olmadan nöbet tuttuk, devriye attık. Nöbet dediğim de öyle 2 saat değil. Akşam 6'dan sabah 6'ya kadar göt kadar mevzide 5–6 asker. Ben bunları yaşadığım halde gelsin Suriyeli askerlik yapsın demiyorum da hatta zorunlu askerliğe karşı olduğumu, imkanı olanın bedelli yapmasını söylüyorum. Peki hayatında askerlik nedir bilmemiş, eli silah tutmamış, o dünyayı yaşamamış tuzu kuru göt laleleri neye dayanarak “Suriyeliler askere alınsın” diyebiliyor. PKK 40 senedir ananı sikerken sen eline silah aldın mı? diye sorarlar adama. IŞİD biz Suriye’ye girmeden önce de vardı. Gidip savaştın mı? diye sorarlar. Hayatın boyunca yakından PKK’lı gördün mü? Ama öyle Bağcılar’da Esenyurt’ta falan değil. Dağ’da elinde silahıyla gezerken gördün mü? Ben gördüm. Peki sen hiç çocuğunun canını kurtarmak için vatanını, evini, eşini, dostunu ardında bırakıp kaçmak zorunda kalan mülteci gördün mü? Ama öyle Taksim’de, Beşiktaş’ta değil. Sınırdaki dikenli tellerde gördün mü? Ben gördüm. Benim gözümün önünde bir bebeğini göğsüne diğer bebeğini sırtına bağlayıp havaya açılan uyarı ateşinden yeni bir vatanda çocukları için yeni bir umut bulma hayalinin peşinde koşan 17 yaşındaki anne mayına bastı sevgili milliyetçi olduğunu zanneden arkadaşım. Benim gözümün önünde savaşmak istemediği için kaçan 23 yaşındaki genç adam mayına bastı. Ve bu insanlar hastaneye götürülürken “Bizi geri yollamayın.” diye yalvardılar. Karnın tok, götün pek evinde oturup kimsenin vatan millet sevgisini sorgulama. Çok meraklıysan siktir git kendin savaş. 
Uzun yazı ve cinsiyetçi küfürler için özür dilerim.