49

sevmekten korkma

Indie game tadında, tamamiyle gönüllü olarak, kar amacı gütmeden geliştirmiş olduğum (hiç bir zaman reklamlı ve ücretli olmayacak) hikayem geçen hafta App Store’a düştü.( AppStore ve Github likleri aşağıda paylaştım. ) Bir iki gün içerisinde geliştirmiş olduğum bir app idi. Aman aman tasarımı yok aslında. Olabildiğince ciddi ve sade yapmak istedim. Hikayemin başlangıcına gelmek istiyorum,

12 Haziran 2016 Cumartesi

Bu tarihde Zorlu Center’da İstanbul’a ilk defa gelen ve benim de gurubun solistinin(Jonsi) sesine hayran kaldığım Sigur Ros İstanbul’a geldi. Ve ben de o gün öğlen arkadaşımla buluştuk, onunla vakit geçirdik filan sonrasında Zorlu Center’a geçtik. Ramazan ayı dolayısıyla ilk iftarı yaptık sonrasında da konsere geçtik. Güzel bir konser oldu, sahne performansı olarak da beni etkilemişti baya. Zaten Jonsi amcanın tiz sesine hayranım. Ertesi sabah internetten haberlere göz atınca Orlando’da gerçekleşen, 49 kişinin hayatnını yitirdiği, 55 kişinin de yaralandığı terör saldırısını görünce ve bunu gerçekleştiren kişinin adının Omar olduğunu öğrenince ayriyeten bir tuhaf hissettmiştim kendimi.

insanlar neyi görmek istiyor ise onu görüyor

Bundan yola çıkarak bir hikaye yazmak istedim. Aynen beyaz bir ortamda beyaz nesneleri görmek ne kadar zor ise siyah bir ortamda da siyah nesneleri görebilmek o kadar zordur. Ama asıl önemli olan şey ortamın ne olduğundan ziyade neyi görmek istediğimizdir, tarafsız olarak, hem beyaz ortamda beyazları hem de siyah ortamdaki siyahları görebilmektedir. Tema olarak Orlando’daki katliam ön planda olsa da aslında bütün terör olaylarını kapsamaktadır benim gözümde. Çünkü oyunun yapısında hiç bir zaman kayıp etmek yok, kaçırdığımız yıldızların olması da yitirdiğimiz kişileri göstermektedir ancak halen hayattayız ve devam ediyoruz. Aynen oyunun devam etmesi gibi ki oyun 49 yıldızı yakalayınca da devam etmektedir.

sevmekten korkma
açılış sayfası

Oyun açılırken insanın neden nefret duygunun olduğunu söylemektedir aslında. Çünkü insan her zaman nefret ettiği şeyi-şeyleri sevmekten korkmuştur. “Bir akademisyenin domates tarlasına pisleyen yabani bir kediden nefret etmesinin temel nedeni domateslerini pisleyen kediyi sevmekten korktuğu içindir aslında. Yoksa kimse domatesini yıkamadan yemez değil mi?” Ya da bizim nefret etmiş olduğumuz insanları gerçekten ele almamız gerekiyor. Neden bu insandan nefret ediyorum, düşmanlık besliyorum diye. Ve inanın bana dönüp dolaşıp aslında o insanı sevmekten korktuğunuz için olduğunu göreceksiniz, tamam sevmeyin ama nötr olarak durun. Nefret etmeyin. Çünkü o nefret kimseyi mükemmel, sütten çıkmış akkaşık, melek yapmaz. Eğer siz içinizdeki nefreti öldürürseniz, karşı taraf da öldürecektir. Kimse içinde düşmanlar yaratmaz, beslemez ise savaş meydanlarında savaşan kişiler düşmanları yaratan kurucular olacaktır. Hiç bir zaman sevmekten korkmayın.

giriş
giriş sayfası

Sade temiz bir sayda ile karşı karşıyayız. Sol alttaki isim Orlando’daki terör saldırısında hayatını kayıp eden insanlardan birinin ismi ve uygulama her açıldığında o isim değişmekte 49. kişiye gelince en başa dönmektedir. Eğer alttaki yazıya basarsanız bilgilendirme sayfasına gitmektedir. Onun dışında bir yere basarsanız da oyunu başlatmış olursunuz.

oyun sahnesi

Sade bir ekran daha sağ alttaki yıldız yakaladığı yıldızları saymaktadır. Ve oyundaki karakterimiz telefonun sağa-sola hareketiyle, hareket sensörüyle çalışmaktadır. Farklı bir deneyim oldu. Oyundaki yıldızların düşme hızı zamanla hızlanmakta, yıldızların sayısı da artmaktadır ve farklı çözünürlüklere göre stabil, aynı frekansta hareket etmektedir, karakterimizin hareketi de aynı hassasiyettedir. Oyundaki yıldızların anlamı ölen insanları göstermektedir. Ancak yakalayamadığımız yıldızlar olabilmekte oyun hiç bir zaman kayıp etme gibi bir durumu yoktur her daim zaman akmaya devam etmektedir. Ve yakalayamadığımız yıldızlar aslında hayatta yitirdiğimiz şeyleri göstermektedir. Ama yaşamaya devam ederiz. Bir şekilde yaşarız.

Yuvarlak kapılar ise bizi farklı bir ortama ışınlar, siyah ortamdaysak beyaz ortama beyaz ortamdaysak siyah ortama ışınlamaktadır. Böylelikle siyah ortamda siyah tondaki yıldızlarımızı, beyaz ortamda da beyaz yıldızlarımızı yakalamaya çalışmaktayız. Ortamın değil nesnelere, amaca odaklanmak için.

49 yıldız yakalandıktan sonra da bilgilendirme sayfasına ve neden geliştirdiğimi göstermek istedim.

Umarım oynarken seversiniz, ben yaparken çok sevdim, çok heyecanlandım bazen duygulandım. Bir insan, dünyalı, müslüman ve Ömer olarak bunu yapmak istedim. İnsanı sevmekten korkmadığım için.


App Store: itunes

GitHub: github