‘Nick the Chopper’lara…

Barış Manço’nun 1975 yılında çıkardığı ‘Barish Mancho’ isimli albümdeki şarkısını hatırlatıyor, Yırca’da, Artvin’de, Gezi’de, İstanbul’da, Adalar’da, Bergama’da yaşadıklarımız. Doğa, yaşattıklarıyla kendini savunuyor, ama ellerinde baltaları vahşice saldıranlara karşı alacağı intikamı ise sonralara bırakıyor…

Nick the Chopper, böyle bir vahşetin müsebbibi olan, yaşlı, hiç okula gitmemiş ve kirli bir adam olarak çıkıyor karşımıza. Ayrıca bu adam, yeşili, ağaçları ve doğayı da hiç mi hiç sevmiyor. Tek işi, elindeki baltasıyla ormana girmek ve ağaçları kesmek… O ağaçları yok etmeye çalıştıkça, ağaçlardan itirazlar yükseliyor ve onu dallarıyla sararak boğmaya kalkıyorlar. Bu yolla da ders veriyorlar, malum ‘Nick the Chopper’a.

Türkiye’de yeşilin, ağaçların ve ormanların çektiklerini görünce bu şarkı geldi aklıma… Bir yanda siyasi iktidarın tutumu, bir yanda da halkın doğayı, tıpkı şarkıdaki ağaçların yaptığı, gibi savunması… Öte yanda ise, kirli, yaşlı, huysuz ve ‘hayatında hiç eğitim almamış’ insanların ‘Nick the Chopper’lığı…

Yazıyı okumak için tıklayınız.

Şarkıyı dinlemek için tıklayınız.

Şarkı sözleri için tıklayınız.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.