2030'A KADAR KENDİ İŞİMİZİN PATRONU OLABİLECEK MİYİZ?

Fotoğraf: www.pbs.org

Yaptığımız işlerin patronu olacağımız günler gelecek midir dersiniz? UpWork CEO’su, Eğitim-Cinsiyet ve Çalışma alanında Küresel Gelecek Konseyi eşbaşkanı Stepahne Kasriel ile bu konuyu ele almaya çalışacağız. Kendisi girişimcilik ve serbest çalışmanın, geleceğin işyerlerinin niteliğini belirleyeceğini; geleneksel ofis işlerinin ve yapısının gittikçe değişeceğini söylüyor. Bu söyleşide bizlere bu duruma nasıl hazırlanmamız gerektiği, şirketlerin buna nasıl reaksiyon göstermesi gerektiği ve neden halen geçilmesi gereken saydam bir engelin olduğundan söz edecek:

Başında bulunduğunuz Küresel Gelecek Konseyi’nin çok geniş bir kapsama alanı var. Eğitim, Cinsiyet ve Çalışma konusundaki zıtlıklar hakkında neler söylemek istersiniz?

Bu üç konu üzerinde yoğunlaşmamızın nedeni, tüm bu başlıkların birbirleriyle yakından ilgisi olduğu içindir. Bu konuları tek tek ele alan çalışmalardan daha çok bu konular arasındaki bağlantıyı ortaya koyan değerler söz konusu.

Bazı ülkeler bu konulara bütüncül bir bakışla bakmayı becerirken, çoğu bu konuyu halen ayrı ayrı konular olarak görüyor. Bizim amacımız, paydaşlarımızın geleneksel yaklaşımdan daha çok, insan merkezli yaklaşımı, yani bütüncül yaklaşımı edinmelerini sağlamak.

Konseyiniz bu iletişimi sağlamak için nasıl katkıda bulunacak?

Halihazırda zaten bazı iletişim köprülerini kurmuş bulunuyoruz. Aynı zamanda devam etmekte olan diyaloglara odaklanarak onların şekillenmesine yardım etmek istiyoruz. Bu yaptıklarımız, araştırmalar üzerinde etki kuracak, hükümetlerin, özel sektörün ve diğer paydaşların bu konudaki gündemlerine destek olacaktır.

Mesela şu anda Dördüncü Sanayi Devrimi için eğitim başlığıyla ilgili bir çalışma taslağı üzerinde çalışıyoruz. Öte taraftan, cinsiyet eşitsizliği başlığı üzerinde de bir taslak hazırlıyoruz. Yine bir diğer çalışmamız istihdamın geleceği ile ilgili ve onun da üzerinde çalışmaktayız. İstihdamın geleneksel yapıdan geleceğin esnek yapısına geçişini kolaylaştırmak için neler yapılabileceği ile ilgili kafa yoruyoruz.

Bugün için bu alanda gördüğünüz trendler nedir acaba?

Hiçbiri aynı istikamette hareket etmiyor.

Eğitim alanında, hayat boyu öğrenme hiç olmadığı kadar önemli. Gençliğinizde eğitim aldığınız alana dayalı, tüm hayatınızı bir firmada yönlendireceğiniz kariyer dönemi yok artık. İhtiyaç duyulan yetenekler gün geçtikçe değişiyor. Yeniden yetenekler kazanmak sabit ihtiyaç. Bugün piyasadaki işlere baktığınızda kendinizi en az 5 yılda bir yenilemeniz gerekiyor; belki de daha az.

Çalışma alanlarında bireylerin aynı zamanda birden fazla firmayla çalıştığı daha esnek düzenlemelere doğru bir istikamet görünüyor. Her an her yerde yerine getirilebilecek bilgiye dayalı işlerde bu daha önemli. Dolayısıyla geleneksel istihdam modelinden daha farklı değerler ortaya çıkıyor.

Cinsiyet meselesine gelince, eşitsizliğin çok fazla olduğu ülkeler var. Hükümetler ve işyerleri daha çok kadın istihdam etmek için gerekli cesareti göstermeye devam etmeliler. Hatta bazı ülkeler bunu daha çok yapmalılar. Ne yazık ki bunun bir fırsat olduğu konusunda insanları ikna etmek için hayli fazla yer mevcut bulunuyor.

2030'a kadar sizce nerede olacağız? Buna nasıl hazırlanmalıyız?

Şimdiye kadar saydığımız başlıklar kendi eksenlerinde gelişmeler gösterecek ki aynı zamanda birbirlerine de etki ederek olacak bunlar.

İstihdamın geleceğinde tam zamanlı iş anlayışı olmayacaktır. Milenyumda dünyaya gelenler 2030'larda kıdemli pozisyonlara gelecekler. Tabi böyle olunca bu nesilden 9–5 ve belli bir ofis alanında çalışma, mental olarak beklenemez. Bugünkü çalışma şekilllerinden ayrılmış çok farklı yollar göreceğiz.

İnsanlar özgürlük ve esneklik istiyor. Herkes kendi kaderini kendisi çizmek istiyor. Yöneticiler buna hazırlıklı olmalı. Başında bir yöneticinin olduğu grubun gün içerisinde ofise gelip gününü orada geçirmesi eski moda oluyor. Zaman geçtikçe daha çok insanın uzak mesafelerden esnek çalışma saatleriyle iş göreceğine hep birlikte şahit olacağız.

Mezun olanlar veya olmaya yakın kişiler kariyerlerini tüm bunları göz önüne alarak değerlendirmeliler şimdiden. Kendilerinden,teknik olarak donanımlı olmaları,kendilerini ifade edebilmeleri, müşterilerin beklentilerini yönetebilmeleri ve koşulları müzakere edebilmeleri beklenecek. Gelecekte kendileri için çalışacağınız insanlar patronlar ya da yöneticiler değil müşterileriniz olacak. Eğitim sistemi mezun edeceği kişileri daha girişimci özellikler kazandırarak mezun etmeli.

Şirketler de bu duruma kendilerini hazırlamalı.Yöneticiler milenyum çağındakileri yönetmekte güçlük çekeceklerdir, çünkü bir yeri daha çabuk terk etme eğilimine sahipler. Öyleyse şirketler bakışlarını değiştirmeli; yoksa milenyum doğumluların bu özelliği değişmeyecektir. Yeni kuşak zaman geçtikçe daha bağımsız oluyor. Yeni dünya düzeni kendi kendine yetebilen ve esnek düzende olacaktır.

Eğitim alanında,çalışanların kendilerini düzenli aralıklarla geliştirebilmelerini sağlamak için birtakım araçlar ve teşvikler sunmaya ihtiyacımız var. Şimdilik, kendinizi ne kadar geliştirdiğiniz geçerli akçe sayılmasa da,gelecekte şirketler tüm ihtiyaç duyduklarına bir arada sahip olamayacaktır. Her şey baş döndürücü derecede değişiyor. Serbest çalışanlar(freelancers) bu boşluğu doldurmaya her gün devam edecekler.

İyi tarafından bakarsak, 2030'a kadar ihtiyaç duyulan işgücü hakkında daha efektif geribildirim örgüsü göreceğiz. Sadece ölçülebilen yetenekler için değil, ölçülmesi zor yetenekler için de gelecek nesilleri daha iyi hazırlamalıyız.

Nihayetinde, yetkili pozisyonlarda çok az kadının olmasının nedeni şirketlerin,görünmez engellerin kalkması için yapması gereken çok şeylerinin olması. Gerçekçi ve nihayete eren projelere ihtiyacımız var bu konuda. Şirketler bu amaçlar için kendilerini hesap verebilir hale getirmeliler.

2030 için en iyimser senaryonuz ne olurdu?

En iyimser senaryom, çok katmalı bir dünyada olacağımızı düşünürsek: Kadının veya erkeğin ırkından, dininden, ülkesinden veya şehrinden sorumlu tutulmadan potansiyelini ortaya koyabildiği, ücretlerin adil ve hepimizin güvende olacağı bir senaryo olacaktır.

Tüm bunların gerçekleşmesi zor olacaktır, çünkü bunun sürdürülebilirliğine karşı engeller doğuyor: Yapay zeka ve robotiğin hızla gelişmesi, ücret eşitsizliğinin artması, son dönemde popülizmin rahatsız edici yükselişi, yabancı düşmanlığı, cinsiyet ayrımcılığı vs. Eğer tüm paydaşlar işbirliği sağlarsa bunların üstesinden gelmek de o derece kolay olacaktır.

İngilizce okumak isteyenler tıklayınız

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.