DİJİTAL ÇAĞDA EKONOMİK REFAH
(Çevirmeye çalıştığımız bu yazı Cisco Yönetim Kurulu Başkanı John Chambers’a ait olup 16 Ocak’ta Project Syndicate’te yayınlanmıştır. Yazı genel olarak ABD’ye seslendiği halde bunu çevirmemizin nedeni hesabımıza bazı dersler çıkarmamız gerektiğini düşündüğümüzdendir. İyi Okumalar.)
Tüm dünyada insanlar değişim talep ediyor. Son seçimler (özellikle İngiltere’deki Brexit oylaması, ABD başkanlık seçimleri) ekonomik belirsizliğin artmasına neden oldu. Tüm bunların ışığında bakarsak, liderlerin kapsayıcı ekonomik büyümeyi sadece vergi muafiyeti ve ticaret politikasını hesaba katarak değil ayrıca dijitalleşmeyi de hesaba katarak harekete geçmesi gerekiyor.
Önümüzdeki 10 yılda 19 trilyon dolarlık ekonomik potansiyel barındıran dijitalleşme GSYH artışı, iş imkanı ve inovasyon yaratacak gücü barındırıyor. Şu anda bile ülkelerin ekonomik stratejilerinin çekirdeğini oluşturan dijitalleşmenin büyük etkileri olduğunu görebiliyoruz.
Mesela Hindistan’da, Başbakan Narendra Modi ülkesinin teknoljik güç merkezi olmasını ve dijital geleceğe hazır konuma gelmesini sağlayacak bir strateji uyguluyor. Fransa hükümeti kapsayıcı bir ulusal dijital plan uyguluyor.Bu planın önümüzdeki 3–5 yıl içinde 1.1 milyon kişiye iş imkanı yaratması beklenirken ülke ekonomisine de önümüzdeki 10 yılda 101 milyar dolarlık katkı sunacağı düşünülüyor.
Diğer ülkeler buna benzer kapsayıcı planlar yaparken ABD bunların gerisine düşüyor. İnternetin 90'larda gelişmesiyle öne çıkan ABD, şimdi büyük bir plana sahip olmayan tek büyük ve gelişmiş ülke durumunda. Bazı işaretler şimdiden görünmeye başladı bile; Bloombeg 2016 İnovasyon Endeksine göre ABD dünyanın sekizinci en inovatif ülkesi ve 2015'e göre iki sıra birden düşmüş.
Mesaj çok net: İş dijitalleşmeye gelince kimse ses çıkarmıyor ve hem de kaybedecek hiç vaktimiz yok. Silikon vadisi de dahil olmak üzere bu yarışta olmak için kendimizi acilen toparlamalıyız.Ülke olarak da aynı şeyi yapmalıyız, yoksa inovatif tarafımızı kaybetme riskimiz var. Sadece net ve etkin bir dijitalleşme planı ABD’nin lider olarak devam etmesini sağlayacak.

Bağlanabilirlik (connectivity) meselesinin ekonomileri dönüştürebilecek ve yeni fırsatlar yaratacak güce sahip olduğunu düşünüyorum. İşte tam bu nedenle dünyanın en zengin ülkesi olmasına rağmen nüfusunun üçte biri halen genişbant bağlantısna sahip olmayan ABD’nin dijital ajandasını gözden geçirmesi gerekiyor.
Akıllı şehir sistemlerinin varlığı Chicago ve Washington’da bağlanabilirliği arttırırken ülke genelinde bunu sağlayacak daha kapsayıcı altyapı yatırımları ve ulusal bir plan gerekiyor. Teknolojiye ulaşım daha geniş olursa teknolojinin sahip olduğu potansiyeli arttırarak ekonomik eşitleyici olmasını sağlamış oluruz.
Efektif olması gereken ABD dijitalleşme planı yolun başındaki kişi ve şirketlere destek olmalı. Genç firmalar geleceğin istihdam sağlayıcıları olacak ki şu anda bile yeni iş imkanı sağlayan birinci kaynak durumundalar. Şu durumda ABD’deki bu girişimler azalış halindeler. Brookings Enstitüsünün araştırmasına göre bu şirketlerin sayısı 1978'e göre neredeyse yarı yarıya azalmış.
İnovasyon ve iş imkanlarını arttırmak için bu trendi değiştirmeliyiz ve ABD’nin bu yeni şirketler yapısının deposuna daha fazla yakıt koyması gerekiyor. Girişimcilerin hayallerini hayata geçirebilmeleri için hükümetin ve özel sektörün işbirliği sağlaması lazım. Vergi avantajları, sermaye yatırımları sağlayacak yasalar bütünü ekosistemin devamı için muhakkak gerekiyor.
ABD liderleri bu tip girişim ve yatırımları cesaretlendirecek bir çevrenin oluşması için destek olmalılar. Trump’ın ABD vergi sisteminde değişiklik yapacağını bildirmesi bir fırsat yaratabilir. Yeni vergi sisteminin, şirketlerin dışarıda tuttukları paralarını geri getirmelerine ve yurtiçinde yatırımlara destek olacağına dair iyimser bir bakışım var. OECD ülkeleri içerisinde şirket vergileri en yüksek ülkelerden biriyiz.Bu girişim ABD ekonomisine 1 trilyon dolar girişini sağlayarak ekonomik fırsatlar yaratılmasını sağlayabilir.
Efektif dijitalleşme planının bir diğer kritik parçası eğitim ve uygulama. Firmalar dijital çağa ayak uydurmakta zorluk çekmesi beklenen varolan işgücüne destek olup yatırım yapmalılar. Aynı zamanda eğitim sistemimizi muhakkak dönüştürmeliyiz. Bu sayede genç nesiller gelecekteki yüksek ücretli dijital iş fırsatlarını elde edebilecek yeteneklerle donatılmış olurlar. Bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik gibi alanların önemi çok fazla. Teknoloji ve dijitalleşmeyi birçok alana yaymak için bu alanların öneminin farkında olmalıyız.
Dijitalleşme 2025'e kadar ABD ekonomisi için 5.1 trilyon dolarlık ekonomik değer yaratırken işsizliği de azaltabilir. Eğer liderler parti çıkarlarının ötesine geçemezse ve endüstriyel alanlar dijitalleşmeye doğru yol almazsa, ABD fırsatı kaçıracaktır.
Teknoloji her şeyi değiştiriyor, hem de baş döndürücü bir hızla: İş yapma biçimleri, kapitalizmin kuralları ve bütün ekonomik ekosistem. ABD bu değişime ayak uydurmalı, inovatif tarafını ıslah etmesi için ne gerekiyorsa yapmalı ve Dijital Çağ’da yerini almalı.
