İşsizlikten İşlere Vakit Bulamamak

Yaklaşık 3 haftadır işsizim. Çok uzun bir kariyerim yok fakat hayatımda bu denli uzun boşluk sanırım en son üniversite hazırlık sınıfında olmuştu. İş değişikliklerim bile hep “acil ihtiyacımız var” dendiği için cuma bir işi bırakıp pazartesi diğer işe başlamak şeklinde geçti.

Boş olmanın ne demek olduğunu hatırlamak, biraz ara vermek çok iyi geldi. Bu süreçte (sanırım aşırı boş vaktimin olmasından dolayı) daha önce hiç anlam veremediğim veya bana çok mantıksız gelen şeylere farklı gözle bakma şansım oldu. Hiç lafı uzatmadan bunlardan bahsetmek istiyorum. İşte doğru bildiğim yanlışlar:

  • Yeterli vakti bulabilsem uzaya çıkarım da işte vakit yok.

Yoğun tempo içinde çalışırken okunacak makaleler ve kitaplar, izlenecek videolar, takip edilecek konferanslar üst üste yığılırdı. Bu tarz şeylere vakit ayırmak için sürekli koştuğumu ve asla yetişemediğimi hissederdim. Metrobüste giderken, bir arkadaşı beklerken veya uyku vaktinden biraz çalarak bunları halletmeye çalışırdım. Boş vaktim olsa kendimi geliştirecek ne çok fırsatım olur diye düşünür, içten içe ev hanımlarını kıskanırdım. Lakin o işler hiç de öyle değilmiş :)

İşsiz kaldığım ilk hafta bittiğinde galiba planladığım bütün makaleleri okudum ve videoları izledim fakat sonra performansım yavaş yavaş düştü. İkinci haftaya girdiğimde farkettim ki normal çalışıyorken takip edebildiğim, okuyabildiğim kadar şey okuyorum. Aslında çalışıyor olmak bu konuda beni hiç etkilemiyormuş. Yani biraz daha boş zamanım olsa aslında uzaya roket fırlatırım şeklindeki hissiyatım hiç de doğru değilmiş.

  • İnsanlar telefon kullanmayı bilmedikleri için hemen şarjı bitiyor

Çevrem marka ve modelden bağımsız olarak telefonlarının şarjından şikayetçi olan ve evinde, arabasında, çantasında sürekli yedek şarj aleti olan insanlar ile dolu. Hiç anlam veremezdim bu duruma. Hatta içten içe insanlar kullanmayı bilmiyor abi derdim çünkü ben akşam eve geldiğimde şarjım %60 civarında olurdu genelde. Şimdi farkettim ki eğer yeterince boş vaktin varsa telefonun şarjı öğle vakti olmadan bitebiliyormuş. :)

  • Sosyal medyada her şeyini paylaşma hastalığı var.

İtiraf edeyim çok boş zamanın olmasını böyle hayal etmemiştim. Sürekli gezerim gibi düşünüyordum fakat seninle gezecek işsiz arkadaşların yoksa o da iki günden sonra çok sıkıcı oluyor. Bu boşluğu günümüzde en kolayca dolduran şey sosyal medya sanırım. Bende öyle oldu en azından. Hala çok şey paylaşmasam da attığınız her tweeti okuyor her hikayeyi seyrediyorum haberiniz olsun :)

Aslında çok lafı uzatmaya gerek yok, şu flood tam olarak duygularımı yansıtıyor. (Bu arada yazılımcı/tasarımcı arkadaşlardan sevgili Adem İlter takip etmeyen varsa ayıp eder. 😄)

Sonuç

Bu da yine ne yapacağımı bilemediğim boş vaktimden dolayı yazdığım bir yazı en nihayetinde, ne sonucu olsun. Sadece gelecekteki kendime bir not düşmek istiyorum. Eğer bir gün emekli olmaya falan karar verirsen, boş kalınca ne yapacağını güzelce planlamadan bu işe kalkışma. :)

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.