Keçi

Granit Xhaka’nın dün Instagram’dan yaptığı açıklama sonrası gelen tepkileri takip etmeye çalışıyorum. Açıkçası biraz şaşırdığımı söyleyebilirim. Bence hiç de fena olmayan, sağ duyulu reaksiyonlar geldi. Belki bu da benim algıda seçiciliğimden kaynaklanıyordur, ama sıcağı sıcağına verilen reaksiyonların büyük çoğunluğunun, tam da beklediğim gibi, berbat olduğunu düşünmüştüm. O gün Xhaka’yla alay edenlerden biriyseniz veya hâlâ alay ediyorsanız, belki üzerinize alınabilirsiniz. Kullandığımız dil hakkında bu kadar fikirsiz olmanın berbat bir durum olduğunu düşünüyorum.
Arsenal Column’ın maç sonrası -sıcağı sıcağına?- attığı tweet’in altına gelen yorumlara bakalım.
Yazdıklarını cesurca bulmuştum. Hiçbir şekilde “Ama…” ile başlayan bir cümleye başvurmadan, Xhaka’nın bu şekilde davranma hakkına son derece saygı duyduğunu söyledi. “O bizim kaptanımız, onun maaşını ödeyen insanlara böyle davranmaya hakkı yok. Senin kafan mı iyi?” şeklindeki bir yoruma “Evet, var” cevabını verdi. Aynı kişi meseleyi üsteleyip “Şaka mı yapıyorsun, yoksa ciddi misin?? Kaptanımızın birkaç yuhalamadan ve Twitter şakasından daha güçlü olması lazım.” dedi. Buna cevabı da “Haha, demek birkaç yuhalama!!” oldu. Çok hoşuma giden bu diyaloğu sırıtarak okudum ve bir kenara kaydettim.
Raphael Honigstein’ın tweet’i ise Arsenal Column’ın no compromises tavrından biraz daha halkla ilişkilerci bir tutuma sahip gibi gelmişti. Çünkü Xhaka meselesini ele alırken “Ama o da şöyle yapmamalıydı, evet…” diye söze girmenin yanlış bir mesaj ulaştırdığını düşünüyorum. Bunun “O kadın da gece sokmağa çıkmasaydı…” diye başlamaktan bence sahiden bir farkı yok. “Cevabını sahada oynadığı futbol ile” falan da vermesi gerekmiyor Xhaka’nın. Hatta cevabı futboluyla vermemesi de gerekir bana kalırsa. Çünkü bu şekilde yaparak ancak o an kendini kurtarmış oluyor. Ona olan tavır ise toplumda tartışılmamış ve hatta onaylanmış kalacağı için büyüyerek varlığını sürdürecek.
Olayın ayrıntılarına takılmak, bence çok basit bir olguyu karmakarışıkmış gibi gösteriyor. Yine de sizin yerinize ben tamamını söyleyeyim. Evet, Granit Xhaka çok fazla bireysel hata yapıyor. Takımın en kötü oyuncusu olmadığı kesin olduğu gibi, en iyi performans gösterenlerden biri olmadığı da ortada. Evet, belki de onun yerine başkaları daha fazla forma şansı bulmalı. Ve evet, hoşunuza gitmeyen bir duruma elbette tepkinizi gösterebilirsiniz. Eğer tepki göstermezseniz sizin bir şeylerden memnun olmadığınızı nasıl bilecekler? Ama Xhaka’nın mesajında yayınladığı üzere “Bacaklarını kıracağız”, “Umarım kızın kanser olur” gibi şeyler söylenmeye başlıyor ve bu hiç de az sıklıkta yaşanmıyorsa, bir sınır çekmemiz gerekiyor. “Ne boktan pas attın!” demek gibi sıradan bir tepki değil bu. Bence sözlü taciz.
Xhaka’nın o gün tribünlere verdiği reaksiyonun veya tribünlerin ona olan tepkisinin, o günkü maçla ilişkisi yoktu. Zaten mesajında da o anı bir patlama noktası olarak açıklıyor. “Onu ıslıklayanlar tüm Arsenal taraftarını temsil etmiyor” diyerek de bence işin içinden çıkamıyor, birkaç öfkeli adam kartını oynamış oluyoruz. O birkaç öfkeli adamın kullandığı dilin bence normalleşmemesi gerekiyor. İvedilikle üzerinde durmamız gereken bu. Ama bunun yerine “Umarım futbol hayatı biter!” gibi tabirlerin günlük hayatımızda kolayca kullanılabildiğini görüyoruz. Bu dilin ne kadar zarar verici olduğunun sanırım farkında değiliz.
Nitekim her nasıl Xhaka için tüm o yazılanlar sonrası bir de üzerine ıslıklanmak bir patlama anı meydana getiriyorsa, taraftarlar da takıma dair memnuniyetsizliklerini bir günah keçisi üzerinden ortaya koymaya alıştıkça, o oyuncunun yaptığı her hata onlara daha büyük, daha tahammül edilmez hâle geliyor. İrrasyonellik, irrasyonelliği besliyor.
Dolayısıyla bu yazının Xhaka’nın ne kadar iyi bir oyuncu olduğu ile (muhtemelen ortalama biri), kaptanlığının meşruluğu ile (kendi takım arkadaşlarının oylarıyla seçildi) veya bu tip önemsiz detaylarla ilişkisi yok. Ama Xhaka meselesi bu tip ‘önemsiz’ detaylar da ele alınmadan konuşulamaz diyorsanız sanırım size katılmıyorum. Anlaşamayacağımız konusunda anlaşarak ayrılalım derim.
Tüm meseleyi sosyal medyaya yıkarak kendi keçimi yaratmak ve komik duruma düşmek de istemiyorum açıkçası. Yalnızca kullandığımız dile biraz daha dikkat etmemiz gerektiğini düşündüğümü paylaşmak ve eğer bunun farkında değilseniz, bunun üzerine biraz düşündürmek istedim.
