Yazıyorum çünkü bu , yarın bir gün mümkün olmayabilir . “Yarın birgün”ün de pek mümkün olmadığını da hesaba katarak söylüyorum . Zaman öyle istediğimiz güzergahta gitmiyor . Biyolojik bir süreçten de değil tamamen toplumsal şartlardan bahsediyorum . Dramatik yersizlikler sıkıştırmamak lazım hayatın öyle sağına soluna .
Savaş çıkma ihtimalininden , birini vurmak zorunda kalabilmekten ya da beceriksizliğim sırf beceriksizliğim yüzünden birinin vuruvermesinden beni . Düşününce ilk ihtimal olursa sonrasında çıkıpta çiçekten böcekten bahsetmek yakışık almayacaktır. Değil katilliği de değil ama umursamazlığı kendime yakıştıramıyorum. İkinci ihtimal hakkında henüz kesinleşmiş bir fikrim olmamakla beraber yine de mümkün olabileceğini pek sanmıyorum .
Ben başka şeylerden bahsediyorum . çoğalan azalan çoğalmayan ve azalmayan bi kaç şeyden bahsediyorum. Nerden çıktı bilmiyorum diyemeyeceğim bu savaş fikri . Çünkü bende aynı coğrafyadan çıktım ordan biliyorum . Herşey savaşın bir türü bu memlekette . Ama yersiz olduğunu kabul ediyorum . Şimdi madem mümküm çiçekten böcekten bahsedeyim diyorum yarın kaldığım yerden savaşırım . Ne acelesi var. Savaş kaçmıyor ya .
Fikriminin değişmesinden bahsediyorum . Pek olan bişey değildir gerçi . Ama seziyorum bunu . Çiçeğe böceğe karşı hislerimden değil bizzat çiçeğin böceğin değişmesinden çekiniyorum. Beni mi bekliyor doğa herşeyin bir sırası var . Önce ben davranırsam belki bi öznelik yapmış olurum .
Çiçek böcek dediğime bakmayın basitleştirmek işe yarar gibi gelmişti. Gördünüz . Denedim baktım bir işe yaradığı yok . Kim demişse yalan söylemiş . Yanılmak değil bilerek isteyerek yemiş bu haltı.
Ve de kendime söyleyemediğim şeyleri başkalarına söylemek sonrasında üzüyor beni . O yüzden yazıyorum çünkü bu , yarın birgün mümkün olmayabilir .
Söylemek istemem belki
Belki söyleyemem
Gerek kalmaz belki
