Tiran ve Sanafir adaları

Tiran, Sanafir ve Mısır…

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülazizin geçen haftaki beş günlük Mısır ziyaretinde, Mısır ve Suudi Arabistan arasında 16 Milyar Dolar tutarında 19 yeni anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı. Mısır ve Suudi Arabistan arasındaki imzalanan anlaşmalar arasında en çok ilgi çeken ve bir o kadar da tartışma konusu olanı ise Kızıldeniz’deki Tiran ve Sanafir adalarının Mısır’dan Suudi Arabistan’a geçişini sağlayan anlaşma oldu. Bu anlaşma ile başlayan tartışmalar Kral Selman’ın Mısır ziyaretinin, Mısır ve Suudi Arabistan arasına yapılacak köprünün ve Sina’da Kral Selman adına kurulacak üniversite haberlerinin önüne geçti.

Adalar kime ait?

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi Tiran ve Sanafir adalarından Suudi Arabistan lehine feragat ettikleri anlaşmadan sonra eleştirilere cevap verdiği açıklamada, Mısır halkının haklarından vazgeçmediklerini, belgelere göre Kızıldeniz’deki Tiran ve Sanafir adalarının Suudi Arabistan’a ait olduğunu açıkladı. 1950 yılında Kral Abdülaziz el Suud Tiran ve Sanafir adalarını güvenliğini sağlaması gerekçesi ile Mısır’ın himayesine bıraktı. Kral Abdülaziz’in bu adaları güvenlik gerekçesi ile Mısır’a bırakma kararının arka planında, Suudi Arabistan’ı Filistin sorununda sorumluluktan uzak tutmak ve İsrail ile doğrudan bir çatışmadan kaçınma amacını da görmezden gelmemek gerekir. Kral Abdülaziz bu adaları Mısır’a bırakırken İsrail’in adaları işgal edeceğini ve bu gelişmenin Suudi Arabistan’ı İsrail ile bir savaşın içine çekeceğini düşünmüş olabilir. Bu durumu engellemenin en kolay yolu olarak ise adaları Mısır’a bıraktı.

Tiran ve Sanafir adaları Kral Abdülaziz’in öngörüsünü doğrular şekilde Arap-İsrail savaşlarının ve anlaşmazlıklarının önemli meselelerinden biri oldu. Süveyş Krizi, Altı Gün, 73 Arap-İsrail Savaşları’nda Tiran ve Sanafir adaları Mısır ve İsrail arasında el değiştirip durdu. En son Altı Gün Savaşı sırasında İsrail kontrolüne geçen iki ada, Mısır ve İsrail arasında ABD’nin ara bulucuğu ile yapılan Camp David Anlaşması ile tekrar Mısır’ın kontrolüne bırakıldı. Bu arada ABD’nin 1968 yılındaki İsrail’den adaları Mısır’a bırakmasını içeren başarısız barış anlaşması girişimi, Camp David Anlaşması’na rağmen İsrail’in 1982 yılına kadar Tiran ve Sanafir’den ayrılmaması ve adaların Çok Uluslu Güç ve Gözlemci’ler (MFO) tarafında denetlendiğini hatırlatmakta fayda var.

Tiran ve Sanafir neden önemli?

Sina Yarımadası’nın 6 kilometre doğusunda yer alan Tiran adası 80 kilometrekare, Sanafir adası ise 30 kilometrekare ile Kızıldenizi Akabe Körfezi’nden ayıran Tiran Boğazı’nın girişinde yer alıyor. Mısır ve Suudi Arabistan’ı kara yoluyla bağlayacak olan Kral Selman’ın ismini taşıyacak olan köprü projesinin bu iki ada üzerinden geçeceği ön görülüyor. Hicaz yarımadası böylece Mısır, Libya, Cezayir, fas, Tunus gibi Kuzey Afrika’nın diğer Arap devletleri ile kara yoluyla bağlanmış olacak. Suudi Arabistan bu köprü projesi ile yeni bir ticaret kanalı açacağı gibi Mekke’de devam eden genişleme projesinin bitmesiyle bu yolla Afrika ülkelerinden daha çok hacı adayını kara yoluyla Hicaz’a gelmelerini mümkün kılacak. Ayrıca, Mısır ile Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz üzerinde yapmayı planladığı Kral Selman Köprüsü’nün İsrail devletinin kurulmasının ardından kesilen Sina üzerinden Şarm eş-Şeyh-Mekke ekseni üzerinden eski hac yolunu yeniden canlandırması bekleniyor.

Kızıldeniz ve Akabe Körfezi bölge ülkeleri için önemli bir enerji koridoru aynı zamanda petrol taşımacılığı bakımından önemli bir geçit. Bu durum Tiran ve Sanafir adalarının önemini arttırıyor.