Adam’ın kime seslendiği değil, o hitaptan (veya retorikten) benim nasıl etkilendiğim belirleyici. Bu kadar mesaiye gerek var çünkü Kemalizm savunuculuğu karşıtını (an itibarı ile AKP iktidarı) besleyen bir siyasal döngüsellik arz ediyor. O ‘tarihsel bağlam beni ilgilendirmiyor, atam ne derse güzel der, ne eylerse güzel eyler, eylemiş olmalı, buna inanmak istiyorum ve tarih/ilke ve diğer ölçütlerle kurtaramadığımı soyutlamadan kurtarmaya çalışıyorum’ ruhuna karşı eleştiri üretmek, mesaisini sağlamak da o ruh ve kuyrukçuluğundan zarar gören benim ve bizlerin sorumluluğunda oluyor.

Bu tür siyasal söylemin iktidarı olmadığı gün kafaya takmama gerek kalmayacak.