Çin’in Wuhan kentinde çıkıp tüm dünyaya inanılmaz hızda yayılan Coronavirüs sürecinde Londra’da eve kapanmış durumdayız. Akıllara durgunluk veren bu dönemde yazılarımı paylaşmaya devam ederken, kendi gözlem ve deneyimlerimi de toparlamak istedim.

Bir süredir eşim ve oğlumla birlikte Londra’da yaşıyoruz ve bu çalkantılı Coronavirüs salgını dönemine de burada yakalandık. Aslında eşim Türkiye’de yakalandı diyebiliriz ama neyse ki son uçuşlar yapılmadan yanımıza gelmeyi başardı.

Coronavirüs’le mücadelede İngiliz Boris Johnson Hükümetinin “Bekle-Gör” politikası çerçevesinde okullar tatil edilmediği için oğlumuz bir süre daha okula gittikten sonra, biz kendi insiyatifimizle okuldan çektik kendisini ve eve kapandık. Çünkü açıkçası benim 1–2 hafta öncesine kadar hiç öngöremediğim şekilde riskin arttığını gözlemledik. Zaten bu kararımızın ardından hükümet de okulları tatil etme kararı aldı. …


A tiny little virus that cannot be seen, cannot be touched, and even unheard of until a couple of months ago has turned our daily life upside down. The Coronavirus (Covid-19), detected in 164,000 people in 146 countries as of Monday, March 16, 2020, led to the loss of more than 6,500 people.

Photo by Fusion Medical Animation on Unsplash

We are talking about an epidemic where tens of thousands of people who have had no contact with each other, thousands of kilometers away, including famous personalities, were infected. The virus was detected in many celebrities, political figures and athletes, i.e. the famous actor Tom Hanks and his wife Rita Wilson. A new name is added every moment. …


1–2 ay öncesine kadar varlığından haberdar olmadığımız, adını duymadığımız, gözle görülemeyen, elle tutulamayan ufacık bir virüs dünyamızı altüst etmiş durumda. 16 Mart 2020 Pazartesi itibariyle 146 ülkede 164.000 kişide tespit edilen corona virüsü (COVID-19), şimdilik 6500’den fazla insanın hayatını kaybetmesine yol açtı.

Photo by Fusion Medical Animation on Unsplash

Öyle bir salgından bahsediyoruz ki, birbirleriyle hiç bir teması olmayan, birbirlerine binlerce kilometre uzaklıkta, aralarında ünlü simaların da olduğu onbinlerce kişi, çok kısa sürede virüse yakalanmış durumda. Başta ünlü oyuncu Tom Hanks ve eşi Rita Wilson olmak üzere, pek çok oyuncuda, siyasi figürde, sporcuda virüs tespit edildi ve her an yeni bir isim daha ekleniyor. …


The alarming stories of the Coronavirus (COVID-19), which seemed just like a movie script until recently, are right next to us and real. Although it does not pose much danger for healthy individuals under a certain age and the mortality rate is very low, panic has increased with the announcement of a global pandemic by the United Nations.

Authorities and senior health officials have already made various explanations about the possible dangers of the virus, how fast it can spread and precautions to be taken. …


When we were a kid, we had often encountered the same question: “What do you want to be when you grow up?” In the 1980’s environment, although I did not have a very clear decision, my answer to the question would often be, “An astronaut”. While careers such as engineering, law, medicine or teaching were being imposed by our parents, a child’s precious fantasy would be becoming an astronaut, hoping to reach the stars.

Photo by Jonas Verstuyft on Unsplash

The information age of today made us realize that becoming an astronaut was not much different from living in a box as the new generation’s dreams were filled by the digital world. …


Çocukluğumuzda sık sık “büyüyünce ne olacaksın?” sorusuyla karşılaşırdık. 1980’ler ortamında, çok net bir kararım olmasa da, bu soruya cevabım genellikle “astronot” olurdu. Zaten ebeveynler tarafından mühendis, avukat, doktor, öğretmen olma dayatmaları dışında, çocukların kurabildikleri ender hayallerden biriydi yıldızlara ulaşabilmek umuduyla bir astronot olma tercihi.

Photo by Jonas Verstuyft on Unsplash

Günümüzün enformasyon çağı, astronot olmanın, bir kutunun içinde yaşamaktan çok da farklı olmadığını fazlasıyla göz önüne koymaya başlamış olmalı ki, yeni nesil çocuklar hayallerini dijital dünya üzerinden kuruyor. Geçtiğimiz yıl LEGO sponsorluğunda The Harris Poll tarafından gerçekleştirilen bir araştırmada çocuklara meslek hayalleri sorulmuştu. Ankete cevap veren Çinli çocukların birinci tercihi hala “astronot” olmak olsa da, Amerikalı ve İngiliz çocukların tercihi bir “Youtuber” olmak. Hatta batı dünyasının çocukları için astronotluk artık neredeyse en az tercih edilen meslek haline gelmiş durumda. …


Önümüzdeki 10 yılın en önemli teknolojilerinden biri kapımızı çalıyor ve yaratacağı dönüşüm bildiğimiz anlamda pek çok teknolojik ürünün sonunu da getirebilir.

“Sanal Gerçeklik” teknolojisinin her geçen gün daha fazla kullanım alanı bulduğu ve daha popüler olmaya başladığı şu günlerde bir adım geriden emin adımlarla gelen benzer bir teknoloji yavaş da olsa etkisini hissettirmeye başlıyor. Mayıs ayında kaleme aldığım bir yazımda da belirttiğim gibi bu, geleceğin en önemli teknolojilerinden biri olacak ve bildiğimiz anlamda pek çok teknolojik ürünün sonunu getirecek.

Neden bahsediyorum? Tabi ki “Artırılmış Gerçeklik”. Kısaca ve yaygın kullanımıyla “AR”, oyunlar, çeşitli uygulamalar, eğitim çözümleri gibi bazı kullanım alanlarıyla günümüzde az da olsa zaten yer alan bir teknoloji. Henüz emekleme aşamasında. Ancak 2017 “Artırılmış Gerçeklik” için heyecan verici bir yıl oldu.

Konuya hakim olmayanlar için belirtmek gerekirse Artırılmış Gerçeklik, “Sanal Gerçeklikten” farklı olarak, sizi olduğunuz mekandan soyutlamadan, bulunduğunuz mekan üzerine dijital, grafik yerleştirmeler yapabilen, hologramlar yaratabilen bir teknoloji. …


Şöyle bir öngörüyle başlayalım. “Bugün yeni doğan çocuklar, 18 yaşına geldiklerinde ehliyet sahibi olmaya ihtiyaç duymayacaklar. Özel zevk için otomobil kullanmak isterlerse, bunu trafiğe kapalı alanlarda spor amaçlı yapacaklar. Bunu tıpkı zamanın ulaşım araçları atların, bugün sadece özel amaçlarla ya da spor olarak kullanılmasına benzetebiliriz.”

Sürücüsüz araçlar hala birçoğumuza bilim kurgu gibi gelse de bugün artık mevcut bir teknoloji. Dünyanın dört bir yanında teknoloji ve otomotiv firmaları bir araya gelmiş, otonom teknolojiler üzerine çalışıyorlar, sürücüsüz araçlarını yollarda hatta günlük trafikte test ediyorlar. Seri üretime başlama kısmı içinse sadece birkaç yıldan bahsedebiliriz.

Dünyanın en büyük otomobil üreticilerinden General Motors dün yaptığı açıklamada 2019 yılı sonunda elektrikli ve otonom araçların seri üretimine başlamış olacaklarını belirtti. Firma bu araçların oluşturacakları yeni araç paylaşım sisteminde kullanılacağını söyledi.

Daha önce Mercedes-Benz de kendi otonom araçlarından oluşan bir otomobil paylaşım sisteminin 3 yıl içinde faaliyete geçeceğini açıklamıştı.

General Motors, bu yeni araçlarla şirketin iş alanının büyüceğini, sadece araç değil, yolculuk da satan bir şirket haline geleceğini belirtiyor. …


Dijital dünyada muazzam gelişmelerin yaşandığı, yüksek teknolojinin pek çok sektörde radikal dönüşümlere sebep olduğu bir dönemdeyiz. Otomotiv endüstrisinden sağlığa, finans sektöründen eğlence dünyasına dijital dönüşümden etkilenmeyen ve bu dönüşümlerin yarattığı yıkıcı etkilere maruz kalmayan sektör yok gibi.

Yıkıcı etki derken, mevcut düzeni yıkarak mecburi dönüşümlere sebep olan, dönüşüm sürecinde sıkıntılar yaratsa da, iş ve günlük yaşamımızla beraber global ekonomiyi de olumlu yönde etkilemesi beklenen teknolojik gelişmeleri kastediyoruz.

Global çapta dijital dönüşüme en az maruz kalan sektörlerden biri “eğitim” sektörü olarak göze çarpıyor. Citigroup’un geçtiğimiz Temmuz ayında yayınladığı “Education: Back to Basics” adlı rapora göre dünyada eğitim sektörünün ekonomik değeri 5 trilyon doları buluyor. Bu rakam yazılım sektörünün 8 katına, medya ve eğlence dünyasının 3 katına denk geliyor. Bununla beraber eğitim sektöründeki dijitalleşme oranı sadece %2.

Yani eğitim sektörü dijitalleşmeye yeni yeni başlıyor ve yapılacak çok iş var. Bu durum pek çok girişimci için fırsatlarla dolu bir alan anlamına gelse de benim vurgulamak istediğim konu bu değil. Ben eğitim sektörünün dijitalleşmesinin daha fazla fırsat eşitliği, daha iyi bir eğitim ve daha demokratik bir gelecek olduğuna inanıyorum. …


Dünya çatışmalarla, kargaşalarla boğuşmaya devam ederken, bazı vizyoner isimler de dünyayı değiştirecek, insanlığı pozitif bir geleceğe taşıyacak projeler üzerine çalışmaya devam ediyorlar. Bunlardan biri de geçtiğimiz hafta Türkiye ziyaretiyle sosyal medyayı sallayan ünlü işadamı Elon Musk.

Elon Musk kurduğu hayaller ve gerçekleştirdiği projelerle enerji, ulaştırma, finans, uzay gibi pek çok endüstride yıkıcı dönüşümlere sebep olan sıra dışı bir işadamı. Konum bugün Musk değil, ama onun vizyonuyla gerçeğe dönüşmeye yakın olan ve ulaştırma, lojistik, turizm gibi pek çok sektörde köklü bir dönüşüme sebep olabilecek bir ulaşım projesi; Hyperloop.

Konuya aşina olmayanlar için Hyperloop; manyetik bir alan ya da sıkıştırılmış hava akımı sayesinde yer üstünde ya da yer altında bir tüpün içinde, saatte 1200 km/s hıza ulaşabilecek (yani ses hızını yakalayabilecek), insan ve/veya kargo taşıyabilecek kapsüller topluluğu diyebiliriz. 2013 yılında kurucusu olduğu SpaceX firmasının yayınladığı Hyperloop Alpha adlı raporla Elon Musk’ın duyurusunu yaptığı bu çılgın ulaşım fikri, bugün gerçeğe dönüşmeye çok yakın. …

Ozan Onat

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store