Bu ara bıraktım her şeyi. Bırakıp gidesim var, ama arada da kalasım olanlar var. Bir garibim yani. Gidesim var. Adım Özgür tamam da, sırf ondan da değil bu sefer. Hissediyorum. Acı bir şey hissediyorum, bir negatiflik.Ama, kesinlikle, tanımlayamadığım bir şey. Geçmişime bakma isteği galiba bu yaşadığım. Çok güçsüz, yorgun, güvensiz, mutsuz hissediyorum, ondan herhalde. Dönüp bir geçmişime bakıp güçlü olduğumu hatırlamam gerekiyor. Çünkü ben güçlü oldum. Hep böyle değildim bence, ama oldum. Fena da olmadım bence yani de, şu an pek öyle hissetmiyorum işte. Hırslıyım, öfkeliyim ama bu, aman ha!, çaresiz, amaçsız hissediyormuşum gibi düşünülmesin.
Bence (tamamen bence) bir sonraki adımımı planlama aşamasındayım. Adımlarımı hatta. Sanki uçurumun tekini geçmek için koca bir sıçrayış yapmam gerekiyor da, ben onu düşünüyorum. Evet, evet tam da böyle bir durgunluk.
O yüzden bıraktım bisikleti, derneği, arkadaşları, oturduğum koltuğu değiştirmeyi, okumayı, konuşmayı, ağlamayı, gülmeyi, kavga etmeyi… Döndüm ilklerime. Önce kapanan yaralara, görülen izlere. İlk adımımı hatırlamak istiyorum şimdi. Hatırlamak istemek de hafif kalır. Kaldım öyle yolun ortasında. Unuttum sanki bütün adımları atmayı.
Gerçi adım da değildi ya o. Ayağımı kaldırmıştım işte yerden. Düşmem Allah’ ın emri, ama kalkmalı bu ayak yerden diye geçirmiştim içimden. Ki düşmüştüm zaten, o ayrı konu da neydi beni harekete geçiren?
