Referandumu bırakalım da hadi sörvayvır izleyelim biraz. Ya da yok yok böyle bir günde sörvayvır olmaz şimdi ama uzaklaşalım şu evet- hayırdan azıcık. Mesela ben size günümü falan anlatayım. İşte ben engelli falan bir kadınım/ insanım.


A Engelli? Engellenmiş? Kim? Ben mi engelliyorum? Yok, onlar bizim canımız.


Bir dakika. Ne diyorduk? Kim? Ne?


Engelli engelli. Benim o.


Bugün de bir engelli olarak uyandım çok şükür. Kahvaltımı yaptım, dişlerimi fırçaladım, çikolatamı yiyip giyinip çıktım evden oyumu kullanmaya. Gittim işte. Dediler ‘ Sandığınız bir üst katta.’ Bir şey demeden, teşekkür edip tırmandım merdivenleri usul usul. Zaten her seçimde bunu göze alıp gitmiyor muyum sandığa?


Hoş tarafı şu ki; bir engelli olarak, her seçim öncesi, “engelli” diye imleniyorum. Ve hoş tarafı şu ki; yıllar önce, engelli plakalı aracım yok diye güzel bir miktar trafik cezası yedim. Gittim altı tane doktor gezdim, hekim heyetine girdim, bir güzel “TC Özürlü Kimliği” çıkarttırdım.


Neyse işte bugün de merdivenleri tırmanıp oy kullanacağım sınıfa girdim. Masadaki bir teyze ‘Hoş geldin tatlım!’ diye bağırdı. Sonra kimliğimi verdim ki o da ne tanınmadı. Dedim tamam pembe, üzerinde doğum yerim yazanını çıkarayım. Çıkardım, verdim. Neyse kardeşim beni kabine bırakıp dışarı çıktı, oyumu kullandım zarfladım. Çıktım, sıkıca tuttuğum zarfla sandığa yürüdüm kardeşimle. Attım zarfımı çıktım. Tam kapıdan çıkarken sıradaki bir abi ‘Tebrik ederim.’ Dedi. Gülüştük.


Oyumu kullanıp saatime baktım. Dedim ‘Erken daha Decathlon’ a mı gitsek? Bisiklet sevdasına ihtiyacım olan şeyler var onları alayım.’ Sonra bir vazgeçtim. Dedim ‘ Ölürüm kalabalıktan bugün herhalde?’ Ondan sonra da dedim ‘ Boşver. Çık kalabalıksa içeri girmeden eve döneriz.’ Gittik ki idare eder bir kalabalık vardı. Oturdum tekerlekli sandalyeye girdim mağazaya. Aman tanrım. Bisikletle gezenler, patenle dengede durmaya çalışan minikler. Topları birbirine atan yetişkinler. Alacağımızı alıp kasaya sürdük hemen. Tabii sıra vardı. Ve pek tabi bekledim. Beklerken de bir amca yanımda, arkası dönük, poposu yanağımın yanıbaşında, bana eşlik etti.Sonra da çıktım eve geldim ki bir daha dışarı çıkabilmeyi göze alamadım. Oturdum seçim sonuçlarını dinliyorum.


Bir ara akil insanlarımızdan biri dediği; ‘Sonuç n’olursa olsun. Yarın ki psikolojimiz n’olcak, bunu konuşalım.’


Evet, hadi konuşalım. Acaba Yarın bana baktığınızda ne göreceksiniz? Acaba ben n’olcam?