Neden bir şeyler üretmelisin?

Alper Öz
Alper Öz
Nov 2 · 3 min read

Konuya giriş yapmadan önce, ön bilgi mahiyetinde; dopamin ve beynin ödül merkezi hakkında biraz bilgi vereceğim.

Ön Bilgi:


“…Mutluluk hissinin yanında kas sistemini de yönlendirebilen bir hormon olan Dopamin, insanlarda ve hayvanlarda birçok farklı işlevde etkindir. Hareket, Hafıza, Haz Veren Ödül, Davranış, Kavrama (İdrak), Dikkat, Prolaktin Üretimini Engelleme, Uyku, Duygu Durumu (Ruh Hâli), Öğrenme gibi işlevlerde dopamin etkilidir.

Dopamin fazla olursa da sorun alkol bağımlılığı, sigara tiryakisi ve ilerisinde uyuşturucu kullanımını tetikleyebilir..” kaynak: gelgez.net


Buradan anlayacağımız şey aslında, dopaminin fazlasının bağımlılıkları artırdığı, azının ise depresyon gibi şeylere yol açtığıdır. Manik-depresif insanların aşırılıklarının olmasının nedeni budur. Ödül mekanizması fazla salgılandığı için, o anki duygu durumu onu daha fazla o eylemi yapmaya iter, ön bilgideki gibi alkol, müzik, esrar, sex, sigara, oyun, konuşmak, aşırı gerginlik, aşırı mutluluk gibi örnekler olabilir.

Kısa süreli dopamin bombardımanı olarak ise örnek verebileceğimiz eylemlerden bazıları ise

sosyal medyanın kullanımı, akış içerisinde aniden haber değiştirmek, pornografi, hikayeler arası gezinti yapmak. Tüm bunlar beyinde kalıcı tahribat bırakır ve aynı zamanda odak noktamızı, karar verme mekanizmamızı derinden etkiler. İnsanlar bu kanallarla kısa yoldan dopamin kaynağına ulaşır ve mutlu olur.

Kötü olan, bunların kısa süreli mutluluk sağladığı için, belli bir süre bağımlılığa dönüşüyor olmasıdır. Aslında alkol bağımlılığıyla, sosyal medya bağımlılığı -kimyasal durumları ve sarhoşluk durumlarını kenara bırakırsak- mantıksal açıdan aynıdır. İnsanların mutsuz olmasının sebebi dış sorunları aşamaması, kendi mutluluğunu yakalayamamasıdır. Kendi mutluluğunu bu yollarla elde etmeye çalışan bireyler, kısa süre için mutlu olsa da uzun süre dopamin bombardımanına maruz kaldığı için, tembelleşecektir, tembel bir mutluluğun içine düşecektir.

Beyin her seferinde aynı ödül mekanizmasını yani dolayısıyla dopamini isteyecektir. İşte bu aldanmadır. Aynı dopamin aynı şeyi tüketerek salgılanmaz.

Demek istediğimi tekrar yazıya dökmek istiyorum, bu bağımlılıkların mantıksal olarak hiçbir farkı yoktur. Hep bir sahte-arayış içinde mutluluğu bulduğumuzu zannederiz.

Buradan çıkış yok mu?

Kafesin bir çıkışı olmalı değil mi?

Bu anahtar, yetenektir. Sahte mutluluğun verdiği, çalışmadan mutlu olabilirsin öğretisi, tamamen illüzyondur.

Bir uğraş edinip, bir şeyler yapmaya çalışıp, yeteneğinizi keşfetmeye çalışabilirsiniz. Buradan elde edeceğiniz herhangi bir başarı, aynı şekilde ödül merkezinizi uyaracak ve dopamin salınımını aktif hale getirebileceksiniz.

Peki bu bağımlılık yapmaz mı?

Tabii. Başarı bağımlılık yapar, işte tam da bu yüzden. Daha kalıcı bir uğraş, daha zahmetli, daha çok emek isteyen ama bir o kadar da daha huzur vericidir. Bir şeylerin peşinde gitmek, kendinizi bulmayı sağlayacaktır. İnsan kendini bulduğu o kavramı sever.

Lütfen sahte mutlulukları içeren, “oyalanma” evresinden çıkın. Dünyayı keşfedip, ne hoşunuza gidiyorsa onu yapın.

Kendinizden kaçmayı değil. O ‘bir şeyler’ sahte mutluluklar içermesin lütfen…


Burada bahsedilen herhangi bir bağımlılık bilinçli olarak tüketimde tahribata yol açmayabilir. Söylemim, aşırıya kaçan her durumun birbirine benzer olduğu ve zararlı olduğudur.

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade